8. Ceza Dairesi 2007/13098 E. , 2010/1299 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : 6136 sayılı Yasaya aykırılık, korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda silahla ateş etme, hürriyeti tahdit ve Kara ulaşım aracının alıkonulması HÜKÜM : Hükümlülük Gereği görüşülüp düşünüldü: 1- Sanık hakkında kara ulaşım aracını engelleme ve korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda silahla ateş etme suçlarından kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Bozmaya uyularak; …
**8. Ceza Dairesi 2007/13098 E. , 2010/1299 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : 6136 sayılı Yasaya aykırılık, korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda silahla ateş etme, hürriyeti tahdit ve Kara ulaşım aracının alıkonulması HÜKÜM : Hükümlülük Gereği görüşülüp düşünüldü: 1- Sanık hakkında kara ulaşım aracını engelleme ve korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda silahla ateş etme suçlarından kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Bozmaya uyularak; yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen kanıtlara, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak: Suç tarihinde yürürlükte olmayan ve sanık aleyhine sonuç doğuran 5237 sayılı Yasanın 58. maddesine göre cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi, Bozmayı gerektirdiğinden hükmün CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), ancak bu aykırılığın CMUK.nun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümden "sanık hakkında 5237 sayılı Yasanın 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına" ilişkin uygulamanın çıkartılması suretiyle bu suçlardan kurulan hükümlerin oybirliğiyle (DÜZELTİLEREK ONANMASINA), 2-A) Hürriyeti tahdit suçlarından kurulan hükme yönelik temyize gelince; Bozmaya uyularak; yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen kanıtlara, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak: 1- Sanığın ............. seyahat firmasına ait ........, plakalı otobüsün muavini, müşteki İmdat'ın da bu aracın şoförü olduğu, aracın Samsun ilinden İstanbul iline sefere çıktığı, yolda müşteki İmdat'ın kendisine ait ruhsatlı tabancanın malzeme selesine konulduğunu görmesi üzerine, araç muavini sanıkla tartıştığı, tartışmanın zaman zaman sertleşerek devam ettiği, Bolu ili ............. ilçesi sınırları içinde seyir halinde bulunan otobüs sürücüsünün yanına gelip kendisiyle tartışmaya devam ettiği, otobüsün diğer şoförü ...ile hostes ...in sanığa müdahalede bulunarak onu teskin edip iknaya çalıştıkları ve otobüsün arka kısmına götürdükleri Çaydurt gişelerine gelindiğinde müşteki İmdat'ın gişeye para vermek bahanesiyle otobüsten inip otoyolda bulunan polis karakoluna sığındığı, sanığın bu durumu görmesi üzerine yolculara hitaben "isteyen otobüsten insin, otobüsü İstanbul'a ben götüreceğim" dediği, uyumakta olan müşteki ... ve ... kardeşler ile bir yaşlı kadının otobüste kaldıkları, gürültü üzerine uyandıklarında sanığın aracın kapılarını kapatarak inmelerine izin vermediği, müşteki İmdat'ın otobüse getirilmesini isteyip bu amaçla otobüsün içinden dışarıya doğru elinde bulunan tabanca ile bir el ateş ettiği, ilerleyen zaman içinde yaşlı kadının inmesine de müsaade ettiği, diğer iki müştekiyi otobüste tutarak, İmdat'ın kendisine verilmesini tekrarladığı ve saat 09.55 sularında müşteki ...'ı da bıraktığı, saat 13.00 sıralarında olay mahallinde bulunan Jandarma Komutanı ............'ın otobüsün sahibi ...'a bagajları açtırdığı, bagajların açılmasını gören sanığın yakalanacağı korkusu ile silahla aşağı indiği, bu arada Jandarma Komutanının yolcuların malzemeleri alacaklarını söylediği, sanığında alsınlar ama ben kontrol edeceğim dediği, dalgınlığından faydalanan Jandarma Komutanının sanığın üzerine atlayarak onu etkisiz hale getirdiği bu şekilde gelişip sonuçlanan olayda; sanığın eyleminin suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nun 179/2-son maddesinde öngörülen kişiyi silahla tehdit edip hürriyetinden mahrum bırakma suçunu oluşturduğu ve sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun 109/2-3-a maddesine göre de "silahla cebir ve tehditle kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma" suçunu oluşturacağı, bozmadan önce kurulan hükümde ceza tayin edilirken teşdit nedeni görülmeyerek alt sınırdan ceza belirlendiği, bu hususun sanık için kazanılmış hak oluşturacağı dikkate alınıp, sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun 109/2-3-a maddesinde yer alan kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçundan ceza alt sınırdan tayin edildiğinde hapis yanında adli para cezası bulunmaması, hak yoksunIuğu bakımından 765 sayılı TCK'nun 31. maddesine nazaran, 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin sanık lehine olduğu, keza iddianameye konu edilmeyen 5237 sayılı TCK.nun 109/5. maddesinin karşılaştırmada nazara alınmayacağı ve 5237 sayılı TCK.nun 7/3. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin sanık aleyhine olması itibariyle uygulanamaz oluşu dikkate alınıp lehe yasa uygulanırken somut uygulama yapılıp denetime imkan verecek şekilde bir karşılaştırma yapılarak ve mağdurlar ... ve ...'ın bulundukları otobüsün kapılarını kapatarak tek bir fiille birden çok kişiye karşı hürriyetinden yoksun bırakma suçunu işlediği gözetilip, eyleminin 765 sayılı TCK.nun 80. ve 5237 sayılı TCK.nun 43/2. maddesi kapsamında bulunduğu da tartışılmadan, uygulanması gerekiyorsa 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi uyarınca lehe yasa belirlenmesine dahil edilerek bir karar verilmesi yerine, iki ayrı hürriye- ti kısıtlama suçu işlediğinden bahisle yazılı şekilde hüküm kurulması, 2- 5252 sayılı Yasanın 5/1. madde ve fıkrası uyarınca hükmolunan ağır para cezasının adli para cezasına dönüştürülmesi ve 6/1. madde ve fıkrası uyarınca hükmolunan ağır hapis cezasının hapis cezasına dönüştürülmesi ile 27.4.2005 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak 1.5.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5335 sayılı Yasanın 22. maddesi ile 5083 sayılı Yasanın 2. maddesine eklenen fıkra hükmü karşısında, sanığa para cezası tayin edilirken her aşamada "bir" Türk Lirası küsurunun atılması gerekliliği, 3- Suç tarihinde yürürlükte olmayan ve sanık aleyhine sonuç doğuran 5237 sayılı Yasanın 58. maddesine göre cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi, B) Sanık hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince; Bozmaya uyularak; yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen kanıtlara, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre suçundan yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak: 1- 5237 sayılı TCK.nun 7. maddesinde suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanun hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanunlar uygulanır ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesinde de "lehe olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir" hükmü karşısında; 5237 sayılı TCK'nda tekerrürden dolayı cezada artırım öngörülmediği gözönüne alınıp 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesine uygun olarak karşılaştırma ve belirleme yapıldıktan sonra karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı biçimde hüküm kurulması, 2- 5237 sayılı TCK.nun 53. maddenin uygulanması sırasında 1. fıkrasının c bendinde belirtilen kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerini koşullu salıverilmeye kadar kullanamayacağının hükümde belirtilmemesi, Bozmayı gerektirmiş sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi (BOZULMASINA), 4.2.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.