4. Hukuk Dairesi 2021/16749 E. , 2024/1191 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1597 E., 2021/325 K. DAVALILAR : 1.... İnş. Turz. Gıda Ayak. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili Avukat ... 2. Start Enerj Gaz Pet İnş Tur. Loj. San. ve Tic. A.Ş. DAVA TARİHİ : 04.05.2016 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü / İstinaf İsteminin Reddi Tic. Ltd. Şti. vekili İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/276 E., 2019/5 K. Taraflar
**4. Hukuk Dairesi 2021/16749 E. , 2024/1191 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1597 E., 2021/325 K. DAVALILAR : 1.... İnş. Turz. Gıda Ayak. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili Avukat ... 2. Start Enerj Gaz Pet İnş Tur. Loj. San. ve Tic. A.Ş. DAVA TARİHİ : 04.05.2016 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü / İstinaf İsteminin Reddi Tic. Ltd. Şti. vekili İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/276 E., 2019/5 K. Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı... İnş. Turz. Gıda Ayak. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı... İnş. Turz. Gıda Ayak. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; borçlu Start Enerj Gaz Pet İnş Tur. Loj. San ve Tic. A.Ş hakkında yapılan takibin sonuçsuz kaldığını, dava konusu taşınmazını 08.02.2016 tarihinde mal kaçırma amacı ile diğer davalı şirkete belirterek, borçlu ile üçüncü kişi arasındaki tasarrufların iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı davalı... İnş. Turz. Gıda Ayak. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde, davalı şirket yetkilileri olan ... ile... ...'in 2014 yılında tanıştıklarını ve aralarında ortaklık kurma düşünceleri nedeniyle muhtelif tarihlerde borçlu şirkete 600.000 USD verildiğini, borcun 100.000,00 TL nakit para ve demir verilerek ödenmesine ilişkin davalılar arasında 24.02.2015 tarihinde mukavele imzalandığını, borçlunun davalı müvekkiline 7 adet 100.000,00 TL'lik çek ve 10 adet senet verdiğini, sadece 100.000,00 TL bedelli çekin ödendiğini, 2016 yılı başında borçlu şirket yetkilisi... ...'in borcu nakit olarak ödeyemeyeceğini bildirerek borç karşılığı 3 adet dükkan satışını teklif ettiğini, davalının alacağının bir kısmını tahsil edebilmek için teklifi kabul ettiğini, halen borçludan 1.300.000,00 TL civarında alacağı bulunduğunu, borçlu şirket yetkilisi tarafından davalı aleyhinde Cumhuriyet Başsavcılığına dolandırıcılık suçundan 2016/20189 sayılı soruşturma dosyası ile suç duyurusunda bulunulduğunu, soruşturma dosyasına göre taraflar arasındaki satışın sabit olduğunu, alacağın gerçek olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı borçlu şirket, cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, borcun doğum tarihinin tasarruf tarihinden önce olduğu, 27.04.2016 tarihli fiili haciz sırasında haczi kabil mal bulunamadığına dair tutulan haciz tutanağının aciz vesikası niteliğinde olduğu, davalı... Ltd. Şti'nin ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan incelemeye göre davalılar arasında ticari ya da hukuki ilişki bulunmadığı, satış işlemlerine ilişkin bakiye bedeli ödenmediğinden Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan suç duyurusunun, satışın gerçek olduğunu tescillendirmeye ilişkin olduğu, davalıların birlikte hareket ettikleri, taşınmazın... Ldt. Şti. tarafından ikibuçuk ay içinde üçüncü kişiye satıldığı, her iki şirket temsilcisinin 2014 yılında tanıştıkları bildirimlere rağmen, basiretli tacir olarak işletmenin ticari ve ekonomik durumu, ödemeden acz içinde olup olmadığının araştırılmadığı, aralarında ticari kayıtlara yansıyan alış veriş, ticari ilişki olmadığı halde yazılı belge alınmadan muhtelif tarihlerde 600.000 USD verildiği savunmalarının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davalı borçlu şirketin davanın tarafları dışında da borçları olduğunun icra dosyaları ile anlaşıldığı, davalılar arasındaki 600.000 USD alacağın sadece 110.000,00 TL'sinin ödenmesine rağmen, taşınmazların kısa süre içerisinde yine 1.050.000,00 TL ipotek konulmak suretiyle dava dışı Metin Giyim Ltd. Şti'ne satılmasının muvazaalı satışı gösterdiği, dava dışı Metin Giyim Ltd. Şti. ile taraflar arasında herhangi ticari ve hukuki ilişki bulunmadığı, son satışın muvazaalı olduğu yönünde emareye rastlanmadığı, bu yönde iddiada bulunulmadığı, davacı vekilinin son oturumda taşınmazın dava dışı 4. kişiye satılması nedeniyle davayı tazminat davasına dönüştürmesine göre mahkemece tazminata dönüştürülen dava nedeniyle eksik harç ikmal edildiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı... İnş. Turz. Gıda Ayak. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı... İnş. Turz. Gıda Ayak. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde, aşınmazların bedelleri ödenerek satın alındığını, borçlu şirket ile satış işlemi ve ticari ilişkiden dolayı husumet bulunduğunu, savcılık soruşturma dosyasından husumetin anlaşıldığını, davalı şirket yetkilisinin ticari itibarını zedeleyecek şekilde borçlu şirket ile muvazaalı işlem yapması veya dolandırıcılık gibi yüz kızartıcı suçtan dolayı bilerek kendisini şikayet ettirmesinin söz konusu olmadığını, savcılık tarafından araştırma yapılmasının sonucu önceden bilinemeyecek durum olduğunu, davalı şirket tarafından borçlu şirkete yapılan 07.03.2016 tarihli, 110.000,00 TL bedelli çek ödemesinin, taşınmazların satın alındığı 09.03.2016 tarihinden iki gün öncesine denk geldiğini, ödeme dekontları ve araç devrine ilişkin belgelerin ticari ilişkiyi gösterdiğini, borçlu şirket yetkilisi...'e araç devri için vekalet verildiğini ve taşınmazların satış bedelinin bir kısmının ödendiğini, taşınmazlar için tapudaki rayiç değerinin üzerinde bedel ödendiğini, davacı tarafın alacağının gerçek olup olmadığının ispatlanması gerektiğini, taşınmazlar hakkında Hatay İcra Müdürlüğü'nün 2018/14478 sayılı dosyası ile ipotek takibinden kaynaklı satış işlemlerine başlandığını, taşınmazların cebri icra ile satışına neden olacak başka işlem yapılmasının muvazaalı satış olmadığını gösterdiğini beyan ederek İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ,borcun doğum tarihinin tasarruf tarihinden önce olduğu, 27.04.2016 tarihli fiili haciz sırasında haczi kabil mal bulunamadığına dair tutulan haciz tutanağının geçici aciz vesikası niteliğinde olduğu, davalı... Ltd. Şti.'nin ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan incelemeye göre, borçlu şirketin davalı şirkete 07.03.2016 tarihinde 110.000,00 TL çek ödemesi yaptığı, karşılığında herhangi alım satımı olmadığı, davalılar arasında herhangi ticari ya da hukuki ilişki bulunmadığı, taşınmazların satış bedellerinin rayiç bedellerinin çok üzerinde gösterildiği, satış işlemlerine ilişkin bakiye bedelin ödenmediği iddiası ile Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan suç duyurusunun, satışın gerçek satış olduğunu gösterme çabasına ilişkin olduğu, davalıların birlikte hareket ettiklerinin anlaşıldığı, taşınmazların davalı... Ldt. Şti. tarafından iki buçuk ay gibi kısa süre içinde üçüncü kişiye satıldığı, aralarında ticari kayıtlara yansıyan alış veriş, ticari ilişki olmadığı halde, soyut iddialarına göre ortaklık kurma düşüncesi ile herhangi yazılı belge alınmadan muhtelif tarihlerde 600.000 USD verildiği savunmalarının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, dava dışı alacaklılara ait icra dosyalarına göre, davalı borçlu şirketin davanın tarafları dışında da borçları olduğu ve ödemeden aciz içinde olduğunun anlaşıldığı, davalı... Ldt. Şti. tarafından fahiş miktarlarda borç verildiğine dair yazılı belge alınmadığı, davalılar arasında 600.000 USD alacak olduğu ve 110.000,00 TL'sinin ödendiği bildirimine rağmen 1.050.000,00 TL ipotek konulmak suretiyle dava dışı Metin Giyim Ltd. Şti'ne satılmasının muvazaalı satışı gösterdiği, ancak dava dışı Metin Giyim Ltd. Şti. ile taraflar arasında herhangi ticari ve hukuki ilişki bulunmadığı, son satışın muvazaalı olduğu yönünde emareye rastlanmadığı, bu yönde iddiada da bulunulmadığı, davacı vekilinin taşınmazın dava dışı 4. kişiye satılması nedeniyle davayı tazminat davasına dönüştürdüğü, takip konusu 225.000,00 TL alacağın satış bedellerinden düşük olmasına göre, bu bedel üzerinden harç ikmal ettirilmek suretiyle mahkemece tazminat davasının kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile davalı ... İnş. Turz. Gıda Ayak. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 nci maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı... İnş. Turz. Gıda Ayak. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri ... İnş. Turz. Gıda Ayak. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesindeki itirazlarını yenilemiştir C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İİK'nın 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277, 278, 279, 280, 281, 282, 283 ve 284 üncü maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Tasarrufun iptali davaları hukuki niteliği itibariyle, dava konusu malın aynına ilişkin olmayıp, şahsi bir davadır. Bunun doğal sonucu olarak da dava ve tasarrufa konu mal devir alanın mal varlığından çıkartılarak borçlunun mal varlığına iade edilmez. Sadece alacaklıya malın bedelinden alacağını alma imkanı sağlar. İptal davasının amacı, İİK'nın 277 nci ve devamı maddelerinde öngörüldüğü gibi borçlunun mevcudunu azaltmaya yönelik tasarruflarını iptal ettirmektir. İİK'nın 283 üncü maddesi hükmüne göre iptal davasının konusu taşınmaz mal olduğu takdirde, davalı 3. şahıs üzerindeki kaydın düzeltilmesine gerek olmadan bu taşınmazın haciz ve satışı istenebilir. Diğer söyleyişle bu dava alacaklıya borçlunun mal kaçırma amacıyla yaptığı tasarrufla ilgili mal üzerinde alacağın tahsilini sağlama yetkisini verir. Bu yetki de alacak miktarı ile sınırlıdır. 2. Bu özelliklerin doğal sonucu olarak davanın görülebilirlik şartlarından birisi alacağın varlığı diğer söyleyişle tasarrufta bulunan kişinin borçlu olması, bir diğeri de alacağın aciz vesikasına bağlanmış olmasıdır. Bu özelliği nedeniyle aciz nedenine dayalı tasarrufun iptali davasında davalı 3.kişi aciz belgesine dayanan alacağın gerçekte olmadığını iddia ve ispat edebilir. Çünkü dava şartlarından birisi de tasarrufta bulunan kişinin borçlu olması gereğidir. Eğer tasarrufta bulunanın alacaklıya gerçek bir borcu olmadığı iddia ediliyorsa bu durumda tasarruf sahibinin öncelikle borçlu sıfatı çözümlenmelidir. Eğer gerçek bir borç yoksa alacak da söz konusu olamayacağından iptal davasının dinlenmesi mümkün olmaz. Diğer bir yönüyle de konu ele alındığında, İİK'nun 277 nci vd maddelerine göre açılan iptal davalarında takip borçlusundan hak iktisap eden 3. kişilerin davacının takip borçlusundan alacaklı olmadığına ilişkin savunmasının araştırılmasında zorunluluk vardır. Aksi takdirde takip alacaklısıyla anlaşarak veya nasıl olsa kendisinin borca batık olması nedeniyle gerekli çabayı göstermeyerek icra takibine itiraz etmeyen, itiraz üzerine durması söz konusu olmayan kambiyo senetlerine dayalı takibe karşı menfi tespit davası açmayan takip borçlusunun bu davranışı karşısında borçludan mal edinen üçüncü kişilerin yargı eliyle zarara uğratılması söz konusu olur ki bunun kabulüne olanak yoktur. Hatta tasarrufta bulunurken borçlu olmayan kötü niyetli kişilerin malvarlığındaki bir unsuru iyi niyetli üçüncü kişilere devrettikten sonra hileli işbirliği halinde olduğu kimselere eski tarihli borç senedi vererek elinden çıkardığı malları iptal davası yoluyla dolaylı olarak geri alması dahi imkan dahiline sokulabilir. Elbette ki bunlar yasaca amaçlanan durumlar değildir. Tasarrufun iptali davalarında alacaklıya alacağını tahsil olanağı sağlanırken bu alacaklının alacağının şeklen varlığının değil, gerçekliğinin amaçlandığını göz ardı etmemek gerekir. Alacağın gerçek olduğunu ispat yükümlülüğü davacıya aittir. Alacaklı ve borçlu arasındaki ilişkiden, bilgi ve belgeden bu ilişkinin dışında olan üçüncü kişinin haberdar olması veya belgelerin elinde olması beklenemez. Somut olayda, dava konusu taşınmazların devri 08.02.2016 tarihinde gerçekleşmiştir. Dava dayanağı takip 12.04.2016 tarihinde 06.11.2015 tanzim 06.05.2016 vadeli malen verilmiş bono 225.000,00 TL alacağının tahsili için başlatılmıştır. 7ay vade için bir faiz talebinde bulunulmamıştır. Davalı üçüncü kişi vekili, davacı alacaklı ile borçlu davalı arasında gerçek bir alacak borç ilişkisinin bulunmadığını, dava konusu taşınmazların borçlu tarafından satışından sonra tekrar geri almak amacı ile gerçekte olmayan bir alacak için senet düzenlendiğini savunmuştur. Davalı borçlu şirket yetkilisi 15.03.2016 satıştan sonra takipten kısa süre önce, satışın bedel karşılığı yapılmadığı, üçüncü kişi şirket yetkilisinin kendisini dolandırdığı iddiası ile Bursa Cumhuriyet Başsavcılığına şikayet dilekçesi vermiş, yapılan soruşturma sonucunda iddianın hukuki ihtilaf olarak çözümlenmesi gerektiğinden bahisle 02.06.2016 tarihinde takipsizlik kararı verilmiştir. Davacı alacaklı alacağın kaynağı ile ilgili bir açıklama yapmamıştır. Alacağın gerçekliğini ispat yükü davacıdadır. Bu halde mahkemece, davacının alacağının dayanağının ne olduğu hususu açıklattırılarak, gerektiğinde borçlu şirketin ticari defterlerinde araştırma yapmak sureti ile tesbit yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. IV.KARAR Açıklanan sebeplerle, 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının, BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalı... İnş. Turz. Gıda Ayak. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.