4. Hukuk Dairesi 2022/8549 E. , 2024/1895 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/304 E., 2020/199 K. DAVACILAR : 1. ... 2. ... 3. ... 4. ... 5. ... 6. ... vekilleri Avukat ... DAVALILAR : 1. ... vekili Avukat ... 2. ... BİRLEŞEN DAVA MAHKEMESİ : Iğdır 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2013/596 E., 2013/767 K. DAVACILAR : 1. ... 2. ... vekilleri Avukat ... vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 15.03.2013 (asıl dava), 01.10.2013 (birleşen dava) HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul…
**4. Hukuk Dairesi 2022/8549 E. , 2024/1895 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/304 E., 2020/199 K. DAVACILAR : 1. ... 2. ... 3. ... 4. ... 5. ... 6. ... vekilleri Avukat ... DAVALILAR : 1. ... vekili Avukat ... 2. ... BİRLEŞEN DAVA MAHKEMESİ : Iğdır 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2013/596 E., 2013/767 K. DAVACILAR : 1. ... 2. ... vekilleri Avukat ... vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 15.03.2013 (asıl dava), 01.10.2013 (birleşen dava) HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasında görülen trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 05.12.2012 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalıların sürücüsü ve maliki olduğu aracın yaya murise çarpması sonucu murisin vefat ettiğini, müvekkillerinin murisin anne, baba ve kardeşleri olduğunu beyanla, 6100 sayılı yasanın 107 nci maddesi uyarınca destekten yoksun kalma tazminat tutarlarının belirlenerek sorumluluğun derecesine ve maddi zararın kapsamına göre yargılamanın son aşamasında miktarı bildirilecek manevi tazminatın olay tarihinden işletilecek faizi ile davalılardan ortaklaşa ve zincirleme tahsilini talep etmiş; bedel artırım dilekçesi ile maddi tazminat taleplerini davacı baba...çin 10.285,74 TL, anne... için 10.285,74 TL’ye yükseltmiş, davacı baba...çin 14.000,00 TL manevi, anne... için 14.000,00 TL manevi, davacı kardeşler Onur, Leyla, Berfin ve Zozan için ayrı ayrı 8.000,00’er TL manevi tazminat talep etmiştir. Davacılar vekili birleşen davada; 05.12.2012 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalının zorunlu trafik sigortacısı olduğu aracın yaya murise çarpması neticesi murisin vefat ettiğini, müvekkillerinin murisin anne ve baba olduğunu beyanla, 6100 sayılı yasanın 107 nci maddesi uyarınca 2.000,00’er TL maddi tazminatın olay tarihinden sigortacı yönünden temerrüt tarihinden işletilecek faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı kardeşlerin destekten yoksun kalma tazminatı talep etme hakları olmadığını, kazaya karışan aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısının sorumlu olması gerektiğini, desteğin meydana gelen kazada asli kusurlu olduğunu, manevi zarardan sorumlu olmadığını, davacılara manevi zararlarına karşılık olarak 20.000,00 TL ödeme yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı Ergo Sigorta A.Ş. ile davalı ... davaya cevap vermemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 10.02.2016 tarihli ve 2013/166 Esas, 2016/47 Karar sayılı kararıyla; meydana gelen kaza nedeni ile çocuklarını kaybeden anne... ve baba Ahmet'in çocuklarının desteğinden yoksun kaldığı, diğer davacıların ise kardeşlerinin ölümü nedeni ile manevi zarara uğradığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile...çin 10.285,74 TL,... için 10.285,74 TL maddi tazminatın davalı ... yönünden 23.02.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz, diğer davalılar için 05.12.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline,...ve... için ayrı ayrı 8.000,00 TL, Onur, Leyla, Zozan ve Berfin için ayrı ayrı 4.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ..., ...'den olay tarihi olan 05.12.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 20.02.2019 tarihli ve 2016/15927 Esas, 2019/1791 Karar sayılı ilamıyla; davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, " Somut olayda, destekten yoksun kaldığını iddia eden davacılar, müteveffanın annesi ve babası olup mahkemece hükme esas alınan 15.4.2015 tarihli bilirkişi raporunda müteveffanın sağlığında sağlamış olduğu yardımın miktarı 18 yaşından evlenene kadar %25’er, evlendikten sonra %15’er, çocuk olunca %10’ar oranında desteklik payı olarak davacılara ayrılmıştır. Oysa, destek 10 yaşında vefat etmiş olup, hayatın olağan akışına göre ileride evleneceği ve en az iki çocuk sahibi olacağı kabul edilerek, desteğin evleninceye kadar gelirinin yarısını kendi ihtiyaçları, yarısını da anne ve babası için ayıracağı varsayılarak bu dönemde desteğe iki anne ve babaya birer pay vermek suretiyle desteğin tüm gelirine oranlandığında evlenmeden önceki dönem içinde anne ve babaya %25'er pay verilmesi gerektiği ancak desteğin ileride evlenmesi ile birlikte desteğe iki, eşe iki, anne ve babaya birer pay vererek yine desteğin tüm gelirinin oranlanarak anne ve babaya %16’şar pay ayrılması, desteğin bir çocuğunun olması durumunda iki pay desteğe, iki pay eşe, bir pay çocuğa ve birer pay anne ve babaya ayrılmak suretiyle desteğin tüm gelirine oranlandığında anne ve baba için %14’er pay verilmesi, daha sonra ikinci çocuğun doğacağı varsayılarak bu kez desteğe iki, eşe iki, çocukların her birine birer ve anne ve babaya birer pay verilerek desteğin tüm gelirine oranlanarak anne ve babaya 12,5’er pay verilmesi, daha sonra anne ve babadan yaşam tablosuna göre hangisi destekten çıkacaksa kalan kişiye diğerinin payının ilave edilerek destek tazminatlarının varsayımsal hesabının yapılması gerekirken, bu hususları gözetmeden hesaplama yapan bilirkişi raporunun hükme esas alınması doğru görülmemiştir... Somut olayda, anne ve baba lehine hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatından anne ve babadan ayrı ayrı %10'ar oranında yetiştirme gideri düşülmüştür. Daire uygulamasına göre esasen bu indirimin yapılabilmesi için desteğin yetiştirme giderlerini kısmen de olsa üstlenmiş olan kişilerden olması gerekmektedir. Dosya kapsamında davacı annenin çalıştığına dair delil bulunmamaktadır. Bu durumda davacı annenin çalışmayıp davacı ... bakımından hesaplanan tazminattan yetiştirme giderinin indirilmemesi, davacı baba yönünden de Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre %5 oranında yetiştirme gideri yapılması gerektiğinin gözetilmemesi doğru değildir... Tazminatın saptanması için öncelikle zararın belirlenmesi gerekir. Bu nedenle ilk olarak zararla ilgili indirim sebepleri uygulanarak gerçek zarar belirlenecek, sonra da tazminattan indirim nedenleri uygulanacaktır. Hükme esas alınan 15.4.2015 tarihli hesap bilirkişi raporunda davacı baba için oğlunun vefatı nedeniyle destek tazminatı hesaplanmış, hesaplanan tazminattan önce kusur tenzil edildikten sonra, kalan kısımdan da yetiştirme gideri düşülerek bakiye tazminata hükmedilmiştir. Oysa ki baba için hesaplanan tazminattan öncelikle %5 oranında yetiştirme giderinin düşülmesi, daha sonra kusur oranının indirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi doğru görülmemiştir. Her ne kadar bedel artırım dilekçesi ile manevi tazminat talep edilmesi mümkün değil ve mahkemece manevi tazminata hükmedilmiş ise de, temyiz edenin sıfatına göre bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Destek müteveffa ...’ın adının gerekçeli karar başlığında davacı olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hata olarak değerlendirilmiştir." gerekçeleri ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; meydana gelen kaza nedeni ile ...ve...'in çocuklarını diğer davacıların kardeşlerini kaybettiğini, davalıların destekten yoksun kalma tazminatından yoksun kaldığını, davacılar vekilinin bozma öncesinde davayı ıslah ettikleri ikinci kez ıslah hakları olmadığı için ilk ıslah talebi doğrultusunda karar verildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile maddi tazminat isteminin kabulü ile davacı ... için 10.285,74 TL,... için 10.285,74 TL'nin davalı ... yönünden 23.02.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz, diğer davalılar için 05.12.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılar...ve...'e ödenmesine, davacıların manevi tazminat talebi yönünden, mahkemenin 2013/166 Esas, 2016/47 Karar sayılı ve 10.02.2016 tarihli kararının hüküm kısmının 3 nolu bendinde verilen karar temyiz edilmediğinden karar kesinleşmiş olup tekrar karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; aracın işleteni olmadığını, aracın kaza tarihinden önce haricen diğer davalı ...'a satıldığını, bu hususun Burhan'ın da kabulünde olduğunu, kısmen kabul ve kısmen red kararı verilmiş olmasına rağmen reddedilen kısım yönünden lehlerine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu savunarak mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ...'e ait, diğer davalı ...'ın sevk ve idaresindeki birleşen davada davalı ... nezdinde trafik sigortalı aracın karıştığı 05.12.2012 tarihli trafik kazası sonucu hayatını kaybeden davacıların desteğinin destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 ve 56 ncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Destek müteveffa ...’ın adının gerekçeli karar başlığında davacı olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hata olarak değerlendirilmiştir. 2. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ...'in yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ...'e yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 21.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.