8. Hukuk Dairesi 2023/1343 E. , 2024/6991 K. MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1273 E., 2022/1368 K. DAVA TARİHİ : 19.02.2020 KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine/kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ : Bafra 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/37 E., 2022/214 K. Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi karar…
**8. Hukuk Dairesi 2023/1343 E. , 2024/6991 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1273 E., 2022/1368 K. DAVA TARİHİ : 19.02.2020 KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine/kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ : Bafra 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/37 E., 2022/214 K. Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının davacı vekili ile davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R ... ili 19 Mayıs ilçesi ... Mahallesinde 1982 yılında yapılan ilk tesis kadastrosu çalışmalarında, davaya konu edilen taşınmazın bulunduğu alan "fundalık" olarak tapulama dışı bırakılmıştır. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 2014 yılında 6831 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılarak kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B uygulamasında, dava konusu yer orman sınırları dışında bırakılmıştır. Davacı vekili dava dilekçesinde; tapuda müvekkili adına kayıtlı 435 nolu parsel ile bir bütün halinde kullanılıp dava dilekçesinde sınırları bildirilen taşınmazın, uzun yıllardır malik sıfatıyla, nizasız ve fasılasız olarak davacının zilyetliğinde bulunduğunu, üzerinde davacıya ait ev ve eklentilerinin yer aldığını ileri sürerek tapulama dışı bırakılan taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmesini istemişlerdir. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde, imar ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle kazanma koşullarının davacı lehine oluşmadığını, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu belirterek davanın reddini savunmuş, diğer davalılar ... ile 19 Mayıs Belediye Başkanlığı vekili cevap dilekçelerinde, husumet itirazında bulunarak, haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddini savunmuşlardır. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "alınan teknik bilirkişi raporlarına göre, dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığı, zilyetlik ile kazanılabilecek yerlerden olduğu, ne var ki, dinlenen tanık ve mahalli bilirkişi anlatımları ve bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; davacının taşınmaz üzerinde tarımsal bir faaliyette bulunmadığı, imar ve ihyaya yönelik zilyetliğinin bulunmadığı ve 20 yıllık zilyet süresini tamamlamadığı gözönüne alındığında 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 713 ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14 ve 17 nci maddelerindeki şartların gerçekleşmediği" gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ile davalılardan Hazine vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince, "teknik bilirkişi raporuna göre dava konusu taşınmazın kayalık alanlardan olduğunun tespit edildiği, kayalık alanların kazanılabilmesi için imar ve ihyaya muhtaç olduğundan ev yapmanın imar ve ihyadan sayılmayacağı, mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında davacının taşınmazda herhangi tarımsal faaliyet ve imar ve ihya faaliyeti ispatlanamadığından davacı açısından edinme koşullarının oluşmamasına göre açılan davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ne var ki, harcı tamamlanan dava değeri üzerinden mecburi dava arkadaşı durumunda olan davalılar lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının usul ve kanuna aykırı olduğu" gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun ise kabulüne karar verilmiş, bu kez davacı vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 247,70 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.