6. Hukuk Dairesi 2014/4576 E. , 2014/14278 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul 12. Sulh Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 20/02/2014 NUMARASI : 2013/183-2014/122 Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kira parasının tahsiline yönelik başlatılan icra takibine yapılan vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mah
**6. Hukuk Dairesi 2014/4576 E. , 2014/14278 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul 12. Sulh Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 20/02/2014 NUMARASI : 2013/183-2014/122 Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kira parasının tahsiline yönelik başlatılan icra takibine yapılan vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 28.800 TL kira parası için davalı kiracının itirazının iptaline karar verilmesi üzerine, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının davaya konu kiralananı 18.09.2012 tarihinde satın aldığını, kira paralarının tarafına ödenmesini davalı kiracıya 26.09.2012 ve 11.10.2012 tarihli ihtarnamelerle bildirdiğini ancak davalının kira paralarını ödemediğini yine davalı kiracının 24.10.2012 tarihli anahtar teslim tutanağı ile kiralananı tahliye ettiğini, taşınmazı yeniden 01.02.2013 tarihinde kiraya verebildiğini belirtmiş ve eski malikle davalı kiracı arasında düzenlenmiş 01.09.2011 tarihli, 5 yıl müddetli, aylık kira parasının 6.000 TL + KDV, artış şartının sözleşmenin beşinci maddesine göre tefe-tüfe ortalaması + 10 puan olarak belirlenen kira sözleşmesine dayanarak 04.02.2013 tarihinde başlattığı icra takibi ile 17.09.2012 tarihi ile 01.02.2013 tarihleri arası aylık 6.550 TL den toplam 29.015 TL kira parasının tahsili isteminde bulunmuş, davalı vekili takibe süresinde yaptığı itirazında davalının borcu bulunmadığını belirtmiş ve yargılama sırasındaki savunmasında davalı kiracının 23.09.2012 tarihinde taşınmazı tahliye ettiğini ve davalıyla eski malik arasında 01.10.2011 tarihli yeni bir sözleşme imzalandığını belirterek davanın davanın reddini savunmuştur. Mahkemece anahtar teslim tutanağında kiralananın 01.09.2011 tarihli sözleşmeye atıf yapılarak tahliye edildiği yine makul süre kirası konusunda keşif kararı verildiği ancak taraf vekillerinin keşfe gerek yoktur beyanları üzerine keşif ara kararından dönülmüş, davacı istemi kabul edilerek 18.09.2012 tarihi ile 01.02.2013 tarihleri arası kira parasının davalıdan tahsiline hükmedilmiştir. Bu durumda davalı kiracı anahtar teslim tarihi olan 24.10.2012 tarihine kadar olan kira parasından sorumludur. Bundan ayrı sözleşmede makul süre kirası düzenlenmemiştir. Davalı kiracı, kira süresi sona ermeden, kira sözleşmesini tek taraflı olarak feshederek, kiralananı tahliye ettiğinde, kural olarak kira süresinin sonuna kadar olan kira parasından sorumludur. Buna karşın davacı kiraya verenin de, kendi üzerine düşen görevi yapması, kiralananın yeniden kiraya verilebilmesi için gayret göstermesi, böylece zararın artmasını önlemesi, TBK’nun 114. maddesinin yollaması ile aynı kanunun 52. maddesi hükmü gereğidir. Bu durumda davacının zararı, tahliye tarihinden itibaren kiralananın aynı koşullarla yeniden kiraya verilebileceği tarihe kadar boş kaldığı süreye ilişkin kira parasından ibarettir. Mahkemece, mahallinde keşif yapılıp, uzman bilirkişi aracılığıyla, kiralananın cinsi, özellikleri, konumu, bu nitelikte bir taşınmaza o bölgede duyulan ihtiyacın derecesi ve somut olaya özgü başka diğer özellikler çerçevesinde, kiralayanın gereken çabayı göstermesi halinde kiralananı aynı koşullarla yeniden hangi süre içerisinde kiraya verebileceği, eş söyleyişle, aynı koşullarla yeniden kiralama için gereken makul sürenin ne olduğu, Yargıtay’ın denetimine elverişli bir raporla saptanmalıdır. Mahkemece yukarıda belirtilen esaslar çerçevesinde inceleme yapılarak bilirkişi tarafından bulunan makul sürenin anahtar teslim tarihine eklenmesiyle ulaşılacak tarihe kadar kiracının makul süre kira parasından sorumlu tutulması gerektiği kabul edilerek, bu çerçevede davalı kiracının sorumluluğunun belirlenmesi gerekirken taraf vekillerinin bizce keşfe gerek yoktur beyanına değer verilerek davacı isteminin tümden kabulü ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 22.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.