Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2023/19383 E. , 2024/5973 K. T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/19383 Karar No : 2024/5973 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ... İstemin Özeti : 689 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine…
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2023/19383 E. , 2024/5973 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/19383 Karar No : 2024/5973 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ... İstemin Özeti : 689 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kalınan özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hiçbir soruşturma açılmadan ve savunma hakkı tanınmadan kamu görevinden çıkarıldığı, ne ile suçlandığının kendisine bildirilmediği, ByLock kullanıcısı olduğuna yönelik iddianın gerçeği yansıtmadığı, 09/12/2016 tarihinden önce yapılan tespitlerin herhangi bir mahkeme veya hâkim kararına dayanmadığı ve hukuka aykırı delil niteliğinde olduğu, sonradan alınan hâkim kararının önceki hukuksuzluğu ortadan kaldırmayacağı, ByLock kullandığı bilgisinin hangi yöntemlerle elde edildiğinin açıklanmadığı, Birleşmiş Milletler Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu’nun "Mestan Yayman" kararı ışığında ByLock kullanımının düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, hakkındaki ceza yargılamasının kesinleşmediği, 7080 ve 7075 sayılı Kanunların ilgili maddelerinin Anayasaya aykırı olduğuna yönelik iddiada bulunduğu ancak Mahkemece değerlendirmeye alınmadığı, Anayasaya aykırılık iddiasının reddedilmesinin hukuki temelinin bulunmadığı, Anayasa'nın 15. ve 121. maddeleri uyarınca OHAL KHK’ları ile sadece durumun gerektirdiği ölçüde OHAL’in neden olduğu konularla ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirler alınabileceği, sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğine yönelik hiçbir somut delilin bulunmadığı, savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemeyeceği, irtibat ve iltisak kavramlarıyla belirlilik ve ölçülülük ilkelerinin ihlal edildiği, Mahkemece irtibat ve iltisak kavramlarının soyut ve muğlak olduğu sorgulanmaksızın kabul edildiği, özel hayatına dair bilgileri fişlenmek suretiyle işlem tesis edildiği, OHAL döneminde alınan kararların geçici nitelikte olması gerektiği ve kalıcı nitelikte karar alınamayacağı, AİHM kararlarının genel bağlayıcılığının dikkate alınması gerektiği, OHAL KHK’sının amaç, konu ve süre bakımından hukuka aykırı olduğu, bir kamu görevlisinin uzunca bir süre bazı meslekleri icra etmekten men edilmesinin ceza hukuku anlamında bir yaptırım niteliğinde olduğu, hiçbir organın kaynağını Anayasadan almadığı bir devlet yetkisini kullanamayacağı, Milli Güvenlik Kurulunun veya Bakanlar Kurulunun kişileri suçlu ilan edip cezalandırma yetkisinin bulunmadığı, Kanun Hükmünde Kararnamenin 30 gün içerisinde TBMM Genel Kurulunda görüşülmediği, kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulguların delil olarak kabul edilemeyeceği, OHAL Komisyonunca insan hakları ihlallerinin giderilmediği, bakılan davanın seri dava niteliğinde olduğu ve bu nedenle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 22. maddesine göre vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği, dava konusu işlem ile adil yargılanma hakkı, masumiyet karinesi, özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı, ölçülülük ilkesi, hukuk devleti ilkesi, suç ve cezaların geçmişe yürümezliği ile şahsiliği ilkeleri, kamu hizmetine girme hakkı, yaşam hakkı, savunma hakkı, hukukun üstünlüğü ilkesi, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesi, ayrımcılık yasağı, mülkiyet hakkı, eğitim hakkı gibi temel hak ve özgürlüklerinin ihlal edildiği iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek ve davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi bulunmayarak gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 30/04/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.