Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2019/4196 E. , 2024/3235 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2019/4196 Karar No : 2024/3235 TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVACILAR) 1- ... 2- ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Manisa ili, Turgutlu ilçesi, 4. Mıntık
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2019/4196 E. , 2024/3235 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2019/4196 Karar No : 2024/3235 TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVACILAR) 1- ... 2- ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Manisa ili, Turgutlu ilçesi, 4. Mıntıka, ... ada, ... parselde tapuya kayıtlı ... Mahallesi, ... Sokak No: ... adresinde bulunan 2 katlı evin maliki olan davacılar tarafından; binanın bulunduğu sokakta, davalı idarenin bakım ve sorumluluğu altında bulunan temiz su borusundan sızan kaçak su sebebiyle binanın temelinin zarar gördüğü, binanın oturulamaz hale gelmesinde idarenin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle, söz konusu kusur nedeniyle oluştuğu ileri sürülen 120.000,00-TL maddi zararın (... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... D.İş sayılı dosyasıyla zararın tespiti üzerine davalı kurumun ilgili Mahkemeye itiraz ederek talebi reddetmiş olduğu tarihten itibaren) işleyecek yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Mahkemesince iki inşaat mühendisi ve bir gayrımenkul değerleme uzmanı aracılığıyla yerinde yaptırılan keşif sonrası hazırlanan bilirkişi raporunda özetle; taşınmazın ... ada ... parsel tapu kaydında 120 m2 olduğu; parsel üzerinde kat irtifakı tesis edilmiş iki katlı yığma bina bulunduğu; zemin kat 1 nolu bağımsız bölüm ... arsa paylı mesken olup ... adına; 1. kat 2 nolu bölüm ... arsa paylı mesken olup 1/2 ..., 1/2 ... adına kayıtlı olduğu; ... Ada ... Parsel üzerindeki yapının yıkılma tehlikesi altında olduğu; taşınmazda meydana gelen oturmaların; su gelişi dolayısıyla zemin özelliklerinin değişmesinden kaynaklandığı, zemin özelliklerinin değişmesinin taşıma gücü kayıplarına neden olduğu, bu durumun zeminde sıkışmalara da neden olduğu, su seviyesindeki normal dışı değişimin ana sebebinin MASKİ’ye ait temiz su borusundaki ani kaçak olduğunun belirtildiği; gayrimenkul değerleme yönünden yapılan tespitlerde ise;1/1000 ölçekli uygulama imar planında bitişik nizam 4 katlı yapılaşma şartlarında konut lejantına sahip olduğu; taşınmazın alan olarak onaylı mimari projesine uygun olduğu; yapı inşaat izin belgesi ve yapı kullanma izin belgesinin bulunduğu; 120 m² alanlı arsa üzerine bitişik nizamda tuğla yığma yapı türünde tek blok yapı olarak, zemin kat + 1.normal kat + çatı (teras) kattan oluşan tuğla yığma yapı tarzında inşaa edilmiş müstakil bina olduğu ;binanın zemin katında bina girişi (1. kattaki meskene giriş), zemin kat mesken girişi ve 1 adet 3 + 1 brüt 97 m2 (90m2 kullanım alanlı mesken + 7 m2 bina holü) alanlı mesken; 1.normal katta ise 3 +1 brüt 125 m2 brüt alanlı (118m2 kullanım alanlı mesken+ 7 m2 bina holü) mesken bulunduğu; işçilik ve malzeme kalitesinin orta düzeyde olduğunun gözlemlendiği; zemin katta keşif tarihi itibariyle fiziksel yıpranma daha fazla olduğundan amortisman oranının %60 olarak, 1.normal kat fiziksel olarak daha iyi durumda olduğundan, bu kat için amortisman oranının %50 olarak baz alındığı; dava açılış tarihi itibari ile ... parselin toplam değerinin; 111.668,67 (arsa değeri) + 23.137,31 (zemin kat) + 37.270,15 (1. kat) = 172.076,13 TL tahmin ve takdir edildiği" tespitlerine yer veriliği, rapora yapılan itirazlar üzerine alınan ek bilirkişi raporunda; "yapının yıkım ve harfiyat masrafının 5.500,00 TL olduğu; zemin kat 95m2+1. Kat 126m2 olmak üzere binaların toplam 221m2 yapı alanı bulunduğu ve 2017 yılı bina birim maliyetlerine göre yapı değerinin (arsa hariç); 221 x 694TL (3A yapı sınıfı)=153.374,00 TL olarak hesaplandığı, Mahkemenin davacının zararının belirlenmesi bakımından aldığı ek rapora karşın davacının maddi zararının belirlenmesi bakımından bilirkişi raporunu yetersiz bulduğu, ikinci kez yerinde yaptırılan keşif sonrası bir değerleme uzmanınca hazırlanan bilirkişi raporunda özetle; "keşif tarihi itibariyle taşınmazın yapı değerinin 222m2 x 694 TL (3A yapı sınıfı) x (0,50 ( amortisman))= 77.034,00 TL olarak tespit edildiği ve arsa değeri ile birlikte ... parselin toplam değerinin, 129.960,00 (arsa değeri) + 77,034,00 =206.994,00 TL olarak tahmin ve takdir edildiği; 2015 yılı Yİ-ÜFE Haziran endeksi 248,78; 2018 yılı Mayıs endeksinin 333,21 olarak belirlenmesiyle, katsayı= 333,21/248,78=1,3393 alınarak dava açılış tarihi itibariyle toplam değerin (arsa bedeli dahil) 206.994,00/1,3393=154.553,87 TL olarak tahmin ve takdir edildiği; yine dava açılış tarihi itibariyle (2015 yılı) kira bedelinin de 828,79 TL olduğu " tespitine yer verildiği, ancak mahkemenin bu raporu da yetersiz bularak davacının delil tespiti istemiyle adli yargı yerinde yaptırdığı keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda hazırlanan bilirkişi raporunu esas alarak davacının gerçek zararını takdir ettiği, anılan raporda; "söz konusu parsel üzerindeki iki katlı yığma binanın zemin katının 95m2 olduğu ve 1985 yılında; birinci katının ise 126m2 olup 1998 yılında yapıldığı; binanın yıkılması, hafriyatların araçlara yüklenmesi, nakliyesi için; 5.000,00 TL; parsel üzerinde yapılacak binanın projesinin hazırlanması, yapı denetimi, belediye harçları v.b masraflar için 17.500,00 TL; parsel üzerindeki binalar 221m2 olup, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı metrekare maliyet hesabına göre 3A sınıfına girmekte olduğu, metrekare maliyetinin 590 TL den; zemin kat 95m2x 590 TL =56.050,00 TL olup %32 aşınma payı düşülürse 38.114,00 TL olduğu; birinci kat 126m2 x 590 TL =74.340,00 TL olup %25 aşınma payı düşülürse 55.755,00 TL olduğu; toplamda 5.000,00 +17.500,00 + 38.114,00 + 55.755,00 = 116.369,00 TL olduğu " tespitinin yapıldığı, Mahkemece davacıya ait Manisa ili, Turgutlu ilçesi, 4. Mıntıka ... ada ... parseldeki iki katlı yığma binadaki çatlak ve çökmenin davalı idare sorumluluğundaki içme suyu şebekesinden sızan kaçak sudan meydana geldiği; hizmet kusuru sonucu oluşan zarar sebebiyle taşınmazın Turgutlu Belediyesince riskli bina kabul edilerek tahliyesinin istendiği; fazla sudan oluşan çatlak ve çökmeler sebebiyle iskana namüsait hale gelen binanın Ocak 2015 tarihinde boşaltıldığı göz önüne alındığında; hasarlı binanın yıkılması, hafriyatların araçlara yüklenmesi, nakliyesi için, 5.000,00 TL yıkım ve hafriyat bedeli; parsel üzerinde yapılacak binanın projesinin hazırlanması, yapı denetimi, belediye harçları v.b masraflar için, 17.500,00 TL; yıkılan yapının yeniden yapım maliyeti olarak; zemin kat için belirlenen 56.050,00 TL 'den %32 aşınma payı düşülerek 38.114,00 TL zemin kat bina bedeli; birinci kat için belirlenen 74.340,00 TL'den %25 aşınma payı düşülerek 55.755,00 TL 1. Kat bina bedeli ve davacının taşınmazını tahliye ettiği Ocak 2015 tarihinden dava tarihi olan 10.06.2015 tarihine kadar geçen süre için 5 aylık ( aylık 400,00 TL den) 2.000, 00 TL kira bedeli olmak üzere toplam 118.369,00 TL bedelin davalı idare tarafından davacıya ödenmesi, faizin ise ilk kez merciine tevdi kararı verilen dava dilekçesinin verildiği 10.06.2016 tarihinden itibaren hesaplanması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 118.369,00.-TL'nin 10/06/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı tarafından davacıya ödenmesine, maddi tazminat isteminin 1.631,00.-TL'lik kısmı yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacıların İddiaları: İdare Mahkemesince, delil tespiti istemiyle adli yargı yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda hazırlanan bilirkişi raporu hükme esas alınarak hesaplama yapılmış ise de davacıların mağduriyetinin giderilmediği, davacıların aynı mahiyette bir ev sahibi olma olanaklarının kalmadığı, öte yandan mahkemece davacılar için sadece 5 aylık kira bedeli hesaplanmasının kabul edilemeyeceği, taşınmazın 09.01.2015 tarihinde tahliye edildiği, davacının taşınmazını yıkması için davanın neticelenmesini beklediği, kiracılık sıfatının da bu sebeple devam ettiği belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür. Davalı İdarenin İddiaları: Olayda, su borusunun patlamasından dolayı evin oturulamaz hale geldiği iddia edilmekte ise de dosyada alınan her iki bilirkişi raporunda da evin yığma bina olduğu, zemin malzemeleri içinde boşluklar bulunduğu ve doğal sürecin dışında dolduğu zaman zeminde oturmalar oluşacağının tespit edilmesine karşın bina sahibinden kaynaklanan hataların olup olmadığının değerlendirmesinin yapılmadığı, evin fiziki durumu, zemine uygun bir proje ve temel tipinin seçilip seçilmediği, taşınmazın projesine uygun yapılıp yapılmadığı gibi hususlar değerlendirilmeksizin binada meydana gelen hasarların sadece İdareye atfedilerek karar verilmesinin yerinde olmadığı, ayrıca idare bünyesindeki teknik elemanlarca taşınmaz üzerinde yapılan inceleme sonucunda hazırlanan teknik rapora göre, hasar gören binanın yığma yapı olduğu, bu yapılarda hasarların çoğunlukla sömellerin altındaki killi zeminlerin taşıma gücünün su kaçakları sonucu zayıflamasından kaynaklanacağı, yığma yapılarda meydana gelen oturmaların, zemin su seviyesinin yükselmesinden kaynaklandığı ve yıl içindeki yağış miktarının mevsim normallerinin üzerinde olduğu, sokak yolunun parke taşı olması nedeniyle yağan yağmurların parke taşlarının arasından sızarak zemin su seviyesini yükseltmiş olabileceği de değerlendirilerek bir sonuca varılması gerekirken oluşan hasarın tek sebebinin içme suyu borusu patlağından meydana geldiğine yönelik kabulün hukuken yerinde olmadığı, diğer taraftan 2560 sayılı Kanunun 21. maddesi gereği idarelerinin harçtan muaf olduğu halde mahkeme kararında idare aleyhine nispi karar harcına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Taraflarca savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 28/05/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.