8. Hukuk Dairesi 2018/10948 E. , 2018/13400 K. MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Vesayet Hasımsız görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı ..., kısıtlı adayı annesi ...'un yaşlılığa bağlı olarak unutkanlık, bunama, akıl zayıflığına maruz kaldığını, kendi başına işlerini göremez hale gel…
**8. Hukuk Dairesi 2018/10948 E. , 2018/13400 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Vesayet Hasımsız görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı ..., kısıtlı adayı annesi ...'un yaşlılığa bağlı olarak unutkanlık, bunama, akıl zayıflığına maruz kaldığını, kendi başına işlerini göremez hale geldiğini ileri sürerek vesayet altına alınarak kendisinin vasi olarak atanmasına karar verilmesini istemiş; mahkemece, kısa kararda; ''Davanın kabulüne, sair hususların gerekçeli kararda değerlendirilmesine", hüküm fıkrasında ise "1- Davanın kabulüne, 2- Kısıtlı adayı ...'un fiili ehliyetinin TMK'nun 429. maddesi uyarınca kısmen sınırlanmasına, 3- Kendisine TMK'nun 429. maddesinde belirtilen işleri görebilmesi için, ... İli, ... İlçesi, Koçak Mah. Cilt no: 56, Hane no: 17 de nüfusa kayıtlı Mehmet ve Hatice'den olma 06.08.1937 doğ. ...'un yasal danışman olarak atanmasına," şeklinde verilen karar, süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Görüldüğü üzere; kısa kararla gerekçeli karar arasında aykırılık oluşturulmuştur. 6100 sayılı HMK'nun 298/2. maddesine göre, gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. Kısa kararla gerekçeli karar arasındaki uyumsuzluk mahkemelere olan güveni sarsar. Hükümlerin kurulmasında esas olan kısa karardır. Gerekçeli karar ile kısa kararın uyumlu olması gerekir. Bu konuya ilişkin 10.04.1992 gün ve 1991/7 Esas, 1992/4 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında; “1-Kısa kararla gerekçeli kararın aykırı olması bozma nedenidir. 2-Yerel mahkeme bozmadan sonra önceki kısa karara bağlı olmaksızın çelişkiyi kaldırmak kaydıyla hakimin vicdani kanaatine göre karar verebilir.” denilmiştir. Hüküm, bu nedenle HMK'nın 298/2. maddesine, tarih ve numarası anılan Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına aykırı olarak tesis edilmiştir. Mahkemece yapılacak iş, HMK 294, 297 ve 298. maddelerine uygun şekilde, yukarıda açıklanan uyumsuzluk ve çelişkiyi giderecek şekilde, davanın esası hakkında yeniden bir karar vermekten ibarettir. Hükmün açıklanan bu sebeple bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarda gösterilen sebeplerle 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nın 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, HUMK'nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna 30.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.