10. Hukuk Dairesi 2023/5747 E. , 2023/8094 K. MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2021/192 E., 2023/44 K. DAVA TARİHİ : 30.06.2015 KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tespit davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma sonrası yapılan inceleme sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bo…
**10. Hukuk Dairesi 2023/5747 E. , 2023/8094 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2021/192 E., 2023/44 K. DAVA TARİHİ : 30.06.2015 KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tespit davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma sonrası yapılan inceleme sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma sonrası verilen karar davacı ve davalı SGK vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 14.08.2014 günlü olayın iş kazası olduğunun tespitini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı işveren cevap dilekçesinde özetle; davacının ... 1. İş Mahkemesinde açtığı 2014/617 E.sayılı dosyaya celp edilen 16.12.2014 tarihli SGK denetmen raporunda, mahkemeden alınacak bir ilam ile iş kazası vakıası ile birlikte hizmet akdinin varlığının tespiti gerektiğinden bu davanın açıldığını, aynı denetmen raporunda zaten iş kazası olayının vuku bulduğu belirtilmekle, asıl önem arz eden hususun davacının kimin işçisi olduğunun tespit edilememesi olduğunun ifade edildiğini, davacı işvereni olarak ...' ı göstermek yerine, haksız ve kötü niyetli bir şekilde haksız menfaat elde etme gayreti ile yerleşik bir kurum olan aynı zamanda ekonomik olarak güçlü olan müvekkil şirketi işveren olarak göstermek konusunda ısrar ettiğini, davacının davalı işveren aleyhine açtığı bu davada, meydana gelen kazanın iş kazası olduğunun tespitinden öte, husumeti müvekkili şirkete yönelterek müvekkil şirket olduğunun tespitini istediğini, davacının müvekkil şirket çalışanı olmadığını, müvekkil şirketle arasında bir hizmet ilişkisi olmadığını, iş bu davanın tarafının müvekkil şirket olmadığını, husumetin ...' a yönetilmesi gerektiğini, müvekkil şirkete ait işletme binalarının iç ve dış boya badanasının, çatı kenarındaki su oluklarının ziftlenmesi işlerinin belirli bir bedel karşılığı yapılması için dava dışı ... isimli şahıs ile müvekkil şirket arasında anlaşma yapıldığını, boya, badana, su oluklarının ziftlenmesi işinin dava dışı ...' ın çalışanı davacı ve başkaca işçiler tarafından yerine getirildiğini, işçilik bedellerinin ve malzeme bedellerinin müvekkil şirket tarafından dava dışı ...'a ödendiğini, dava dışı ... ile müvekkil şirket arasındaki anlaşmanın 6098 sayılı TBK'nun m. 470 vd uyarınca bir eser sözleşmesi olduğunu, iş bu sözleşme uyarınca dava dışı ...'ın eser sözleşmesi gereği "yüklenicisi" müvekkil şirket ise "iş sahibi" olduğunu, dava dışı ...'ın müvekkili şirket çalışanı olmadığını, müvekkil şirket alt işvereni de olmadığını, bağımsız olarak çalışan bir kişi olduğunu, davacının işvereninin ... olduğunu, davacı ile müvekkili şirketin herhangi bir hizmet ilişkisi olmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. 2.Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yasal dayanağının 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesi olduğunu, çalışma olgusunun yazılı belge ile ispatı gerektiğini, gerek işe giriş bildirgeleri gerekse bordrolar, davacının çalışmalarının, işyerinde kesintili geçtiğinin karinesi olduğunu, karinenin aksinin ise, eşdeğerdeki belgelerle ispatı gerektiğini, böyle durumlarda tanık sözlerine itibar edilemeyeceğini, dava konusu kazayla ilgili olarak Kurum denetmenlerinden Ali Sağır tarafından 16.12.2014 tarih 2014/AS/225 sayılı rapor düzenlendiğini, raporda olayın yeterince açık olmadığını, mahkeme kararının beklenilmesi gerektiğine karar verilmiş ise de bir takım ifadeler ve inceleme çalışmalarının mevcut olduğunu, bu nedenle davacının talebi ile ilgili kurumca bir işlem yapılmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 28.01.2016 tarihli ve 2015/209 Esas, 2016/21 Karar sayılı kararıyla; "1-Davanın kabulü ile, 2-Davacı ...'in yaralanmasıyla sonuçlanan davalı şirkete ait işyerinde meydana gelen yüksekten düşme olayının iş kazası olduğunun tespitine ," karar verilmiştir. IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK Başkanlığı ve daval... Tarım Ürünleri ve Gıda San. A.Ş. vekilleri tarafından temyiz Kanun yoluna başvurulmuştur. 2. Dairenin 04.06.2018 tarihli 2016/4838 Esas 2018/5431 Karar sayılı ilamı ile; "İnceleme konusu davada, mahkemece; dosyada yer alan bilgi ve belgeler kapsamında, dava dışı ... 'ın davacının asıl işvereni, davalı şirketin ise üst işvereni olduğu belirtilerek, anılan davadan her ne kadar ... da etkilenecek ise de, dava dışı ... ile davalı şirket arasında zorunlu dava arkadaşlığı olmadığından bahisle, husumetin sadece davalı şirkete yöneltilebileceği belirtilerek, meydana gelen kazanın iş kazası olduğunun tespitine karar verildiği anlaşılmaktadır. Dava dışı ... yönündende taraf teşkilinin usulünce sağlanması, kaza tarihinde, davalı şirket ile dava dışı ... arasındaki hukuki ilişkinin, yine davacı ile dava dışı ... arasındaki hukuki ilişkinin irdelenerek açıklığa kavuşması suretiyle varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve Kanun'a aykırı olup, bozma nedenidir. Yukarıda yapılan açıklamalar kapsamında; dava dışı ...'a, 6100 sayılı HMK'nın 124 üncü maddesi'nin 3 üncü fıkrası ''maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi karşı tarafın rızası aranmaksızın kabul edilir.'' uyarınca, yöntemince husumet yöneltilerek taraf teşkili sağlanmalı, daval... Tarım Ürünleri ve Gıda San. A.Ş. ile dava dışı gercek kişi ... arasındaki hukuki ilişki irdelenmeli, asıl işveren ve taşeronluk ilişkisinin olup olmadığı belirtilmeli, bu yapılırken varsayımdan uzak hukuki gerekçelere dayanılmalı, yine davacı sigortalı ile dava dışı ... arasındaki hukuki ilişki irdelenmeli, çalışma olgusu ve işverenlik sıfatı tereddüte mahal bırakmayacak şekilde araştırılmak suretiyle sonucuna göre karar verilmelidir." hususlarına işaret edilmiştir. B. İkinci Bozma Kararı 1.Bozmaya uyan Mahkemece verilen 11.02.2021 tarihli ve 2018/207 E. 2021/21 K. sayılı kararıyla; "1-Davanın her iki davalı yönünden kabulü ile, davacı ...'in yaralanması ile sonuçlanan 14.08.2014 tarihli kazanın iş kazası olduğunun tespitine" karar verilmiş, karara karşı davalı SGK Başkanlığı ve daval... Tarım Ürünleri ve Gıda A.Ş. vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. 2.Dairemizin 13.09.2021 tarihli, 2021/5403 E. 2021/10147 K. sayılı ilamında; "Dosyadaki kayıt ve belgelerin incelenmesinde, daval... Tarım Ürünleri ve Gıda A.Ş.'nin faaliyet alanının "sebze-meyve işlenmesi" olup, anılan şirkete ait işletme tesisi binalarının iç ve dış boya ile bana yağmur oluklarının ziftlenmesi ve onarılması işinin 30.07.2014 tarihli sözleşme ile, davalı ...'a verildiği, davacı ...'in, davalı ... tarafından, bu işlerde çalıştırılırken çatıdan düşmek suretiyle yaralandığı anlaşılmakla, konuya ilişkin Ceza ve Tazminat dosyaları da celp edilerek, davalı ... ile daval... Tarım Ürünleri ve Gıda A.Ş. arasındaki hukuki ilişkinin, anılan şirketin faaliyet alanı ve kazaya konu işin niteliği dikkate alınarak, istisna akdi mi yoksa asıl-alt işverenlik ilişkisi mi olduğu hususu, irdelenip belirlenmeli, yine bu çercevede davacı sigortalının işvereninin, daval... Tarım Ürünleri ve Gıda A.Ş. mi yoksa davalı ... mı olduğu, açıklığa kavuşturulmalı, toplanan kayıt ve belgeler nazarında, yapılacak inceleme neticesinde, varılacak sonuca göre karar verilmelidir." hususlarına değinilmiştir. C. Mahkemece Uyulan Bozma Kararı Sonrası Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "1-davanın, davalı ... ve davalı ... yönünden kabulüne, davacının 14.08.2014 tarihinde maruz kaldığı olayın, bu davalılar yönünden iş kazası olduğunun tespitine, 2-Davanın daval... Tarım Ürünleri ve Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi yönünden reddine," karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı SGK Başkanlığı vekilleri tarafından temyiz Kanun yoluna başvurulmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı ... ile diğer davalı şirketin aynı şekilde birlikte sorumlu olduklarını, davalı şirketin, ... ile yaptığı sahte bir sözleşme ile sorumluluktan kurtulmayı amaçladığını, işveren sorumluluğunun Mahkemece tartışılmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; iş kazası tespit davasının hukuki yarar yokluğundan usulden reddi gerektiğini, iş kazası davasının Kuruma yönelik açılmasında herhangi bir kusurlarının bulunmadığını, aleyhe yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının 14.08.2014 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 ncü maddesinin 2 nci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 nci maddesi, 438 inci maddesinin 7, 8, 9 uncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin 2 nci fıkrası ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13 üncü maddesi hükümleridir. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan nedenlerle, Davacı ve davalı SGK vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve Kanun'a uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 13.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.