Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasındaki ticari ilişki içerisinde davacı yan tarafından davalı yana mal temin edilip, bu hizmet karşılığında fatura düzenlendiğini, davacı yanın takip tarihi (25.04.2019) itibariyle 32.991,00 TL olan cari hesap alacağının davalı yan tarafından ödenmediğini, 29.08.2015 tarihli faturadan görüleceği üzere davacı yan tarafından davalı yana mal teslim edildiğini ve bu mallarında davalı yan tarafından teslim alındığını, .... İcra Müdürlüğü'nün 2019/..
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında iş ilişkisi olduğunu, müvekkilinin davalı şirkete hayvansal ilaç / gıda temini yaptığını, bu ticari ilişki nedeniyle davalı şirkete verilen mallar neticesinde 16/07/2019 tarihli ... nolu 11.400,00-TL bedelli fatura kesildiğini, bu faturadan kaynaklanan borcun ödenmemesi üzerine Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takip başlatıldığını ve ödeme emrinin davalıya tebliğ edildiğini, davalının yaptığı itiraz üzerine takibin durduğunu, itirazın haksız olduğundan bahisle davanın kabulü ile davalının icra dosyasına vaki itirazının iptaline, takibin devamına ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini dava ve talep etmiştir.Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde; davacı şirketin, Kayseri Genel İcra Müdürlüğü ... esas sayılı icra takibi ile fatura ve cari hesaptan kaynaklı alacağının tahsilini talep ettiğini, dava dilekçesinde cari hesap kaydından bahsedilmekle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 89. maddesine göre iki kişinin herhangi bir hukuki sebep veya ilişkiden doğan alacaklarını teker teker ve ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçip bunları kalem kalem alacak ve borç şekline çevirerek hesabın kesilmesinden sonra çıkacak artan tutarı isteyebileceklerine ilişkin sözleşme cari hesap sözleşmesi olarak tanımlandığını, aynı maddede cari hesap sözleşmelerinin yazılı yapılmadıkça geçerli olmayacağının belirtildiğini, buna göre taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadıkça TTK’nun cari hesaba ilişkin hükümlerinin uygulanamayacağını, itirazın iptali davasında incelemenin takip konusu faturalar mı yoksa tüm cari hesap ilişkisi değerlendirilmek suretiyle mi yapılması gerektiği konusunda Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/19-903 esas 2018/974 karar sayılı ilamında "...takibe sıkı sıkıya bağlı olan davada taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığından, aradaki ilişkinin açık hesap ilişkisi olarak değerlendirilebileceği ve Özel Daire kararında belirtildiği gibi yalnızca takibe konu faturaların ve faturalara ilişkin ödemelerin taraf defterlerinde kayıtlı olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması, faturaların tümünün teslim alan kısımlarında imza olduğu hususunun gözetilmesi ve delillerin eksiksiz olarak toplanıp hep birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerektiği, aksi yönde yapılacak araştırmanın ise itirazın iptali davasının niteliği ile bağdaşmayacağı hususları açık olduğundan, mahkemece önceki kararda direnilmesi doğru değildir..." şeklinde karar verildiğini yani yalnızca takibe konu faturalar açısından inceleme yapılacağının belirtildiğini, ispat külfeti altında olan davacının açık hesaba dayanan bir alacak iddiasında, bu açık hesabın hangi tarihten itibaren başladığı ve ne zamana kadar devam ettiğini açıklaması gerektiğini, iddia ettiği borcun kaynağını tam ve net olarak ortaya koyması gerektiğini, müvekkilin davacı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığını, davacı tarafça takibe konu edilen faturada teslim alan kısmında "..." isminin görüldüğünü, böyle bir şahsın fatura tarihinde müvekkili şirketin çalışanı olmadığını, çalışan olsa dahi faturaya imza atma yetkisi bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, davacı tarafça açılan haksız ve hukuka aykırı davanın reddi ile müvekkili hakkında açılmış bulunan davanın reddine, takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.