13. Hukuk Dairesi 2015/7401 E. , 2016/6590 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar avukatınca duruşmalı davalı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde temyiz eden davacılar vekili avukat ... Taşçı, avukat ... ile davalı vekilleri avukat ..., avukat ..., avuka…
**13. Hukuk Dairesi 2015/7401 E. , 2016/6590 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar avukatınca duruşmalı davalı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde temyiz eden davacılar vekili avukat ... Taşçı, avukat ... ile davalı vekilleri avukat ..., avukat ..., avukat ..., avukat ... ve avukat ... ...'un gelmeleriyle duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacılar, davalının asıl borçlusu ..., kefili Sait Bilik, tanzim tarihi 01.01.2002, ödeme tarihi 30.12.2004, bedeli 412.000.000.000TL olan senede dayalı olarak kendileri aleyhine icra takibi başlattığını, davacı ...'in davalının annesi ...'den 1998 yılında 3.400.000.000TL bedelle zeytinlik satın aldığını, bunun 3.200.000.000TL’sini peşin ödediğini, kalan 200.000.000TL için de senet tanzim edildiğini, davalının 200.000.000TL tutarındaki senet için davacı ...’ten ayrıca bir de kefil talep ettiğini, birlikte ...'in kuyumcu dükkanına gittiklerini, ...'in ...'in herşeyine kefil olabileceğini, 10 gün içinde bakiye 200.000.000-TL’nin ödenmemesi halinde bu paranın kendisi tarafından ödeneceğini davalıya ifade ettiğini ancak hiç bir şekilde hiçbir senede imza atmadığını, davacı ...'in kısa bir süre sonra bakiye 200.000.000TL’yi davalıya ödediğini, davalının senedi iade etmediğini,10 yıl sonra bu icra takibiyle karşılaştıklarını, gerçekte takip konusu senedin miktarının 200.000.000TL olduğunu, ancak davalının “2” rakamının önüne “41” rakamını, sonuna da “0” rakamını ekleyerek senedi 412.000.000.000TL yaptığını, davacı ...'in fakir ve geçimini zor temin eden birisi olduğunu, 2002 yılı itibariyle davalı ile 412.000.000.000TL tutarında bir alışveriş yapmasının mümkün olmadığını, ...'in söz konusu senede imza atmadığını ileri sürerek senetten dolayı davalıya borçlu olmadıklarının tespitini istemişlerdir. Davalı, senette tahrifat olmadığını, davacı tarafa verdiği borç para karşılığı senet aldığını, gayrimenkul alışverişine ilişkin iddianın doğru olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece,davanın reddine dair kararın davacılar tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 04.07.2013 gün, 2013/13158 Esas, 2013/18501 Karar sayılı ilamı ile “ ....Uyuşmazlık, dava konusu senedin miktar kısmında tahrifat ve ekleme yapılıp yapılmadığı, senette bir kısım davacıların murisi ...’e atfen atılan imzanın ...’in eli ürünü olup olmadığı noktasındadır. Mahkemece bu kapsamda ...nden raporlar alınmıştır. Ayrıca dosya içerisinde ... C.Başsavcılığı tarafından alınan Jandarma Kriminal raporu ile ... İcra Hukuk Mahkemesi tarafından ...nden alınan rapor bulunmaktadır. Dosya kapsamında bulunan raporlar arasında çelişkiler bulunmakla birlikte anılan raporlar hüküm kurmaya elverişli değildir.Eksik araştırma ve incelemeye dayanarak hüküm kurulamaz.Öyle olunca mahkemece ...nden Profesör veya Doçent düzeyinde akademik kariyere sahip üç kişilik bilirkişi heyeti oluşturularak davaya konu senette tahrifat ve ekleme olup olmadığı,senette ...’e atfen atılı bulunan imzaların ... eli ürünü olup olmadığı hususlarında taraf,hakim ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınmak suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Davacılar, icra takibine konu senet nedeniyle borçlu olmadıklarının tespiti istemiyle eldeki davayı açmışlardır. Davalı, senette tahrifat bulunmadığını ve imzanın kefil ...'e ait olduğunu savunmuştur. Uyuşmazlık, dava konusu senedin miktar kısmında tahrifat ve ekleme yapılıp yapılmadığı, senette bir kısım davacıların murisi ...’e atfen atılan imzanın ...’in eli ürünü olup olmadığı noktasındadır.Mahkemece, bozmadan sonra alınan raporlara göre senette tahrifat olmadığı, ...'e atfen atılan imzalar ile mukayese imzaların kısmi benzerlikler gösterdiği ve senet bedelinin ödendiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında imzanın kefil ... eli ürünü olduğu ya da olmadığı yönünde kesin bir görüş bildiriminde bulunulmadığı görülmektedir.Somut olayda bilirkişi raporlarında kefil ...'e atfen atılan imzanın bu kişiye ait olup olmadığı konusundaki belirsizliğin karar gerekçesinde yazılı olanın aksine borçlu lehine yorumlanması zorunludur. Zira takibe başlayan ve icra dosyasına sunduğu senetteki imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden davalı alacaklı olup, bu iddianın ispat külfeti de adı geçene ait bulunmaktadır. Hal böyle olunca davalı ... mirasçıları yönünden dava konusu senet nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde davanın reddi yönünde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. 3-Davalının temyiz itirazlarının incelenmesinde; 6352 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 05.07.2012 tarihinden önce yapılmış olan icra takiplerine eski Kanunda yer alan %40 inkar tazminatı uygulanmalıdır. Yeni kanundaki %20 inkar tazminatı ancak bu tarihten sonraki takiplere uygulanabilir. Davalının icra takibini davacı ... yönünden 18.02.2008 tarihinde başlattığı anlaşılmakla, davacı ... yönünden eski kanunda yer alan İİK 67 maddesindeki % 40 icra inkar tazminatına karar verilmesi gerekirken, 6352 sayılı kanunda yer alan % 20 oranının uygulanması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacıların sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bent gereğince temyiz edilen hükmün davacılar yararına, üçüncü bent gereğince davalı yararına BOZULMASINA, 1350,00 TL duruşma avukatlık parasının birbirlerine ödenmesine, peşin alınan 24,30 harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, aşağıda dökümü yazılı 4,90 TL kalan harcın temyiz eden davacılardan alınmasına, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.