Başvurucu iş akdinin feshedilmesi üzerine 25/2/2010 tarihinde açtığı işe iade davasının makul sürede sonuçlanmadığını belirterek, adil yargılanma hakkı ile çalışma ve sözleşme hürriyetinin ihlal edildiğini ileri sürmüş, ihlalin tespiti ile maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
Başvurucu iş akdinin feshedilmesi üzerine 25/2/2010 tarihinde açtığı işe iade davasının makul sürede sonuçlanmadığını belirterek, adil yargılanma hakkı ile çalışma ve sözleşme hürriyetinin ihlal edildiğini ileri sürmüş, ihlalin tespiti ile maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Başvuru, 8/4/2014 tarihinde Adana İş Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. İdari yönden yapılan ön incelemede başvurunun Komisyona sunulmasına engel bir durumunun bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm İkinci Komisyonunca, 27/5/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesi Bölüm tarafından yapılmak üzere dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 19/6/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru konusu olay ve olgular ile başvurunun bir örneği görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Adalet Bakanlığının 12/8/2014 tarihli yazısında, Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen, başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve ekleri ile başvuruya konu yargılama dosyası içeriğinden tespit edilen ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, işveren tarafından iş akdinin haksız olarak feshedildiği iddiasıyla, 25/2/2010 tarihinde Kıvanç Tekstil San. ve Tic. A.Ş. ve H.K. aleyhine işe iade davası açmıştır. Adana İş Mahkemesi, 1/3/2011 tarih ve E.2010/164, K.2011/88 sayılı kararıyla, fesih işleminin işveren tarafından haklı nedene dayalı fesih olarak gösterildiğini, ancak ileri sürülen gerekçenin delillere dayanmadığını, feshin geçerli nedene dayalı fesih olarak değerlendirilmesinin ise takip edilen fesih prosedürünün geçerli nedene dayalı fesih için aranan koşullara uymaması nedeniyle mümkün olmadığını belirterek, davanın kabulüne ve başvurucunun işe iadesine karar vermiştir. Davalıların temyizi üzerine, Yargıtay Hukuk Dairesinin 1/2/2013 tarih ve E.2012/29375, K.2013/1559 sayılı ilâmıyla, asıl işveren-alt işveren ilişkisi değerlendirilmeksizin taraf teşkili sağlanmadan ve eksik inceleme ile karar verildiği, ayrıca kabule göre iki davalısı bulunan davada, hüküm fıkrasında davacının hangi davalıya ait işyerinde işe iade edildiğinin açıkça belirtilmediği gerekçeleriyle hüküm bozulmuştur. Adana İş Mahkemesi, bozma kararına uyarak 24/10/2013 tarih ve E.2013/275, K.2013/805 sayılı kararıyla, bozma gerekçesi doğrultusunda alt işveren R.G. davaya dahil edilmek suretiyle taraf teşkili sağlandıktan sonra, başvurucunun alt işverene ait işyerinde işe iadesine karar vermiştir. Temyiz üzerine, Yargıtay Hukuk Dairesinin 21/1/2014 tarih ve E.2013/26989, K.2014/720 sayılı ilâmıyla hüküm onanmıştır. Onama kararı, 13/3/2014 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu, 8/4/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. İlgili Hukuk 12/1/2011 tarih ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun maddesi ve maddesinin (1) numaralı fıkrası, 30/1/1950 tarih ve 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun maddesinin birinci fıkrası, maddesinin birinci fıkrası ve maddesi, 22/5/2003 tarih ve 4857 sayılı İş Kanunu’nun maddesinin üçüncü fıkrası (bkz. B.No: 2014/1981, 18/9/2014, §§ 17–22).