7. Ceza Dairesi 2011/4281 E. , 2012/1497 K. "İçtihat Metni" İzinsiz hint keneviri ekmek suçundan sanık ...'un 2313 sayılı Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakkındaki Kanunun 23/son, 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 59. maddeleri gereğince 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair, Tarsus 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.05.2002 tarihli ve 2002/227-350 sayılı kararının infazı sırasında, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun lehe hükümlerinin uygulanması talebi
**7. Ceza Dairesi 2011/4281 E. , 2012/1497 K.** **"İçtihat Metni"** İzinsiz hint keneviri ekmek suçundan sanık ...'un 2313 sayılı Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakkındaki Kanunun 23/son, 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 59. maddeleri gereğince 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair, Tarsus 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.05.2002 tarihli ve 2002/227-350 sayılı kararının infazı sırasında, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine, önceki hükmün daha lehe olduğundan bahisle aynen infazına dair, aynı Mahkemenin 21.06.2005 tarihli ve 2005/339-339 müteferrik sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 08.02.2011 gün ve 8020 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 05.04.2011 gün ve KYB. 2011-104787 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Mezkür ihbarnamede; Dosya kapsamına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7/2. maddesi ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesindeki "Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir." şeklindeki düzenleme ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 tarihli ve 2005/3-162-173 sayılı kararına nazaran, lehe yasanın saptanıp uygulanması, herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, kanıt toplanmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa ya da cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin bir hükmün uygulanması olanağı sonraki yasa ile doğmuşsa, hükümde değişiklik yargılamasının duruşmalı yapılmasının zorunlu olduğu gözetilmeden evrak üzerinde karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; İddianamedeki sevk ve nitelendirmeye, hükmün konusuna ve Yargıtay Kanunu'nun 14. maddesi ile Yargıtay Büyük Genel Kurulunun 12.05.2011 tarih ve 2011/1 sayılı kararına göre, kanun yararına bozma istemini inceleme görevi Yargıtay Yüksek 10. Ceza Dairesine ait bulunduğundan, Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın anılan daireye sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.02.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.