Başvuru, ihmal sonucu gerçekleştiği ileri sürülen olay hakkında etkili soruşturma yürütülmediği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, ihmal sonucu gerçekleştiği ileri sürülen olay hakkında etkili soruşturma yürütülmediği iddiasına ilişkindir. Başvuru 13/11/2015 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucunun olayın meydana geldiği 23/6/2014 tarihinde 18 yaşından büyük olan kızı A., arkadaşları ile birlikte tatil yapmak için gittiği Silivri ilçesindeki yazlığın havuzunda boğularak ölmüştür. Cumhuriyet savcısı olayla ilgili olarak delillerin toplanması ve muhafaza altına alınması, olay yerinin fotoğraflarının çekilmesi, krokilerin çizilmesi, olay yeri inceleme ekibinin hemen sistematik inceleme yapmaya başlaması ve bu hususta rapor düzenlemesi, ölenin yakınlarının mağdur-müşteki olarak ifadesinin alınması, olay mahallinde bulunan diğer kişilerin ise bilgilerine başvurulması talimatlarını vermiştir. Cumhuriyet savcısı, olay yerine bizzat gitmiştir. Silivri İlçe Jandarma Komutanlığı Olay Yeri İnceleme Tim Komutanlığınca olay yeri incelenmiştir. Ayrıca aynı tarihte saat 00 ile 59 arasında olayın olduğu villa ve eklentilerinde arama yapılmak üzere -gecikmesinde sakınca bulunan hâl olduğundan bahisle- nöbetçi Cumhuriyet savcısının yazılı emri doğrultusunda arama kararı icra edilmiş, olay yeri krokisi çizilmiş, fotoğraf ve video çekimleri yapılmıştır. Gerçekleştirilen klasik otopsi işlemi sonucunda düzenlenen Adli Tıp İhtisas Kurulu raporunda ''olayın meydana geliş şekli ve otopsi bulguları birlikte değerlendirildiğinde kişinin ölümünün suda boğulma sonucu meydana geldiği'' ifade edilmiştir. Soruşturmayı Cumhuriyet savcısının talimatı doğrultusunda yürüten jandarma görevlileri tarafından ölen A.ile aynı amaçla ve aynı servisle İstanbul'dan gelen A.nın kardeşi Da.A., B.B.H., S.B., J.S., B.S., S.Z., S.Ç., B.B., P., Y., A.G., E.A., E.Ö., servis organizasyonu yapan , evin bakım ve onarım işleri ile uğraşan ve evin anahtarını elinde bulunduran isimli kişilerin bilgilerine başvurulmuştur. Tanık beyanlarının birbirine benzer ve çelişkili olmadığı anlaşılmıştır. Başvurucu, kollukta verdiği ifadesinde ev sahibi ile geziyi planlayanlardan şikâyetçi olduğunu belirtmiştir. Evin sahibi olan şüpheli S.E. verdiği ifadesinde özetle K.Ö.nün ricası üzerine evini kullanmalarına izin verdiğini, olay tarihinde başka bir yerde olduğunu, yerinde bulunmadığını, havuzu bu kişilerin kullanacaklarını bilmediğini, ayrıca havuzda gerekli işaretlerin bulunduğunu beyan etmiştir. K.Ö. olay tarihinde bilgisine başvurulan, 2/7/2014 tarihinde ise şüpheli sıfatıyla ifade vermiştir. Her iki ifadenin de benzer olduğu tespit edilmiştir. Başvurucu ayrıca vekilleri aracılığıyla çeşitli taleplerle farklı tarihlerde Cumhuriyet Başsavcılığına müracaat etmiştir. Başvurucu vekili, olayda sorumlu olduğunu düşündükleri kişilerin kusur oranlarını gösterecek şekilde rapor düzenlenmesini, ölüm olayının gerçekleştiği taşınmaza tedbir konulmasını, soruşturma dosyası ile fotoğraflar ve kamera görüntülerinin kendilerine verilmesini talep etmiştir. Başvurucunun daha sonraki vekili de 14/1/2015 tarihli müracaatında dosya içindeki fotoğraflardan kopya istemiş; şüpheli olarak ifadesine başvurulan K.Ö. ile S.E.nin ifadelerinin bizzat Cumhuriyet savcısı tarafından alınmasını, dosyada ismi sıkça geçtiği ve evin gerçek sahibi olduğu iddia edilen Ş.E.nin de bilgisine başvurulmasını talep etmiştir. Vekiller aracılığı ile yaptığı bu taleplerden önce de başvurucu bizzat 26/8/2014 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığından dosyadan bir örnek almıştır. Cumhuriyet Başsavcılığı elde ettiği tüm deliller sonucunda 14/1/2015 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar vermiştir. Kararın gerekçesinin ilgili kısımları şöyledir:''...[Ş]üphelilerce reşit durumdaki üniversite öğrencisi kızların tatil yapmalarına fırsat tanıma maksatlı ikametlerine girilmesine izin verildiğinin anlaşıldığı, ticari bir müessese olmaması nedeniyle can kurtaran ya da diğer tedbirlerin alınması gibi bir yükümlülüklerin bulunmadığı, 18 yaşından büyük her birinin anayasal hakkı olarak serbest dolaşım ve seyahat özgürlüğünün bulunduğu, günümüzde ticari müessese niteliğindeki otellerde dahi otel müşterilerine yüzme bilip bilmediklerinin sorulmadığı, Müşteki tarafından tanık [Da.A.]nın beyanında geçen cemaat tarzı etkinliklerin suça konu herhangi bir faaliyet gerçekleştirmemeleri halinde soruşturma konusu yapılamayacağı, tüm dosya kapsamında alınan 13 tanığın müştekinin iddialarında geçen hususları doğrulamadıkları, ölümlü olay olması sebebiyle en sağlam delil olan olay yerindeki tanık ve kamera kayıt görüntülerinin tetkikinin olayı aydınlattığı, şüphelilerden hayatın olağan akışı içerisinde günü birlik tatil yapılması için imkan sağladıkları reşit üniversite öğrencilerinin havuza girerek boğulabileceklerini öngörmelerinin beklenemeyeceği, bu durumun kanunen garantör niteliğinde bulunmayan şüpheliler tarafından yerine getirilmesinin kanuni yükümlülük olmadığı, Müteveffanın kendi rızası ile kardeşi ve herhangi bir husumeti bulunmayan diğer arkadaşları ile birlikte tatil yapmak maksatlı şüpheliye ait ikamete gelerek kendi rızası ile havuza girdiği, bilinmeyen bir sebeple kıyafetleri ile ve herhangi bir tedbir almadan (kolluk, simit, uygun kıyafet bulundurmama) kendi kusuru neticesi yüzemeyerek boğulduğunun anlaşıldığı, Olayda şüphelilerce TCK madde kapsamında ve yine TCK madde 22 kapsamında dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı olarak gerçekleştirilen bir davranışın bulunmadığı, hareket netice ve bu ikisi arasında şüphelilerin kusurlarını gerektirecek bir illiyet bağının kurulamayacağı, Birden fazla kez gelişen müşteki vekillerince dosya içerisine yazılı olarak sunulan talep dilekçelerinde olaya ilişkin bilirkişi raporunun alınması talebinin CMK 66 maddede düzenlenen nitelikte cevaplandırılması uzmanlığı özel veya teknik bilgiyi gerektiren inceleme konusu yapılması gereken bir sorunun bulunmaması nedeniyle karşılanmadığı, yine ilgili villaya ilişkin olay ile fiili ve hukuki bağlantısı bulunmaması nedeniyle konulması istenilen tedbir talebinin hukuken karşılanması mümkün olmadığından tedbirin konulmadığı, yine 14/01/2015 havale tarihli dilekçi ile talep edilen şüphelilerin bizzat Cumhuriyet Başsavcılığımızca ifadelerine başvurulması talebinin adres bilgileri itibariyle yargı çevremiz dışında ikamet eden şüphelileri Cumhuriyet Başsavcılığımıza çağırma gibi kanuni müessesenin bulunmaması nedeniyle karşılanmasının mümkün olmadığı, Müştekinin olay ile ilgili şüphelilerden maddi manevi tazminat talep etme hakkının yasal çerçevede her zaman mümkün olduğu... [anlaşılmıştır.]" Anılan karara yapılan itiraz Silivri Sulh Ceza Hâkimliğinin 12/10/2015 tarihli kararı ile reddedilmiştir. Anılan kararın 14/10/2015 tarihinde başvurucu vekiline tebliğ edilmesi üzerine başvurucu 13/11/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. İlgili hukuk için bkz. Serpil Kerimoğlu ve diğerleri (B. No: 2012/752, 17/9/2013); Bilal Turan ve diğerleri (2) (B. No: 2013/2075, 4/12/2013); Eyüp Güvenç ve diğerleri (B. No: 43036/08, 21/5/2013) kararları.