3. Hukuk Dairesi 2016/13555 E. , 2016/11140 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (AİLE) MAHKEMESİ Taraflar arasındaki iştirak nafakası davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı dilekçesinde; tarafların 23.07.2002 tarihinde ev…
**3. Hukuk Dairesi 2016/13555 E. , 2016/11140 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (AİLE) MAHKEMESİ Taraflar arasındaki iştirak nafakası davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı dilekçesinde; tarafların 23.07.2002 tarihinde evlendiklerini, bu evlilikten müşterek çocuk Melda Beste'nin dünyaya geldiğini, müvekkili ile davalınırn, ... ilk Mahkemesinin 24.07.2013 tarih ve T 12192-12 sayılı kararı ile boşandıklarını, iş bu boşanma kararı ile müşterek çocuk Melda'nın velayetinin müvekkiline verildiğini, bu kararın 27/08/2013 tarihinde kesinleştiğini, bu karara ilişkin olarak İzmir ll. Aile Mahkemesi'nin 2013/472 E, 2013/772 K. sayılı ilamıyla tanıma ve tenfiz işlemleri yapıldığını ve Türkiye'de ki boşanmanın da gerçekleştiğini, sözkonusu boşanma davasında, müvekkili ve müşterek çocuk yararına herhangi bir nafakaya hükmedilmediğini, davalının ise Türkiye'de oto alım satımı ve servis işleriyle iştigal ettiğini, aylık gelirinin yüksek olduğunu, bugüne kadar çocuk için müvekkiline ödeme yapılmadığını, müşterek çocuğun zaruri ve eğitim giderleri için davalıdan ihtiyaç duyulan nafakanın teminini talep ve dava etmiştir. Davalı cevap dilekçesinde; hiç bir gelirinin olmadığını, hiçbir resmi kurumdan herhangi bir gelir almadığını, açılan davayı kabul etmediğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece; "davalı babanın çalışmadığı, herhangi bir geliri ve mal varlığının bulunmadığı, velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katılma yükümlülüğü mutlak olmayıp, mali gücü oranında sözkonusu olduğu. kendisi yoksul olan davalı babanın, iştirak nafakasından sorumlu tutulmasının hakkaniyet ilkelerine aykırılık teşkil edeceğinden" davanın reddine karar verilmiş; hüküm, süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava; iştirak nafakası istemine ilişkindir. Türk Medeni Kanunu'nun 182/2 maddesi gereğince; velayet kendisine tevdi edilmeyen taraf ekonomik imkanları ölçüsünde müşterek çocuğunun giderlerine katılmakla yükümlüdür. İştirak nafakası takdir edilirken; çocuğun yaşı, ihtiyaçları, okul seviyesi, sosyal çevreye göre yaşam seviyesi, velayet tevdi edilen tarafın ekonomik durumu ile nafaka yükümlüsünün mali gücü birlikte değerlendirilip, hakkaniyete uygun bir nafakaya karar verilmelidir. Dosya içeriğinden; velayet hakkı annede olan müşterek çocuk ... 2007 doğumlu ve beyana göre ilköğretim öğrencisi olduğu; davalının ise, 1975 doğumlu olup yeniden evlendiği çalışmadığı, annesi, babası ve aylık geliri 3000 TL olan eşinin davalının geçimini temin ettiği, yeni eşi ve yeni eşinin ilk evlilliğinden olan 2 çoçuğuyla birlikte yaşadığı, çalışmaya engel fiziksel bir durumu ve hastalığının olmadığı anlaşılmıştır.