8. Hukuk Dairesi 2022/4273 E. , 2024/5158 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, bedel davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalı Hazine vek
**8. Hukuk Dairesi 2022/4273 E. , 2024/5158 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, bedel davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Hatay ili, Belen ilçesi ... mahallesi ... mevkiinde kain doğusu ... yolu, batısı dere ve kısmen yol ile çevrili 45.600 m² yüzölçümündeki tarım arazisi niteliğindeki gayrimenkul ile yine aynı yerde doğrusu ... yolu, batısı çalılık ve kısmen dere güneyi fundalık ile çevrili 2.212 m² yüzölçümlü taşınmazların İskenderun Asliye Hukuk Mahkemesinin 1953/161 Esas, 1953/91 Karar sayılı dosyasından verilmiş olan ve kesinleşen karar ile müvekkillerinin murisleri ... ve ... ... adına tescil kararı verildiğini, kesinleşen mahkeme kararına rağmen dava konusu taşınmazın Hazine adına tapuya tescil edildiğini, müvekkillerinin özel mülkü olan ve kesinleşmiş mahkeme kararı ile murisler ... ve ... ...'ın malik olduğu, yolsuz tescil ile hazine adına tapuya tescil edilen muhtemelen 4304, 4305, 4306, 4307 nolu parsel sayılı taşınmazların içinde kalan taşınmazların hazine adına olan tapularının iptali ile taşınmazların %85 oranının ... mirasçılarının miras hisseleri oranında, %15 oranının ise ... ... mirasçılarının miras hisseleri oranında adlarına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; Açılan davanın hukuki ve yasal mesnetten yoksun olduğunu, dava konusu yerlerin 1953 yılında hükmen tescil edilmiş olması sebebiyle 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olduğunu, davacıların dava konusu yerlerin Hazine adına tescil edilen parseller olduklarından emin olmadıklarını, 1953 yılına ait dava dosyasının şu anda mevcut olmadığını, bu nedenle dava konusu yerlerin 1953 yılı dosyasında bahsedilen yerlerle aynı yerler olup olmadığının belirlenmesi gerektiğini belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda özetle; "Dava konusu Hatay ili, Belen ilçesi ... mahallesi ... mevkiinde kain 4304, 4305, 4306, 4307 parsel sayılı taşınmazlar devlet ormanı olup, üzerinde kızılçam orman ağaçları bulunan orman alanı olması ve toprak muhafaza karakteri taşıyan yerlerden olması, toprağının orman toprağı olması, toprağında orman ağaç ve çalılarının çürümesi neticesi oluşan humus bakiyesinin bulunması, mevcut ormanların bir devamı niteliğinde olması, mevcut haliyle, orman bütünlüğünü bozması mevcut ormanlar ile bir bütünlük arz etmesi, mevcut ormanlar ile aralarında ayırıcı bir unsur bulunmaması, dava konusu parsellerin Milli Savunma Bakanlığı adına tahsisliyken Milli Emlak Genel Müdürlüğünün 08.01.2009 tarihli ve 6018 sayılı olurları ile orman alanı olarak kullanılmak üzere 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 6. maddesine dayanılarak ... adına kesin olarak tahsis edildiği, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hükmün, davacılar vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, 12.01.1961 tarihinde yayınlanıp yürürlüğe giren 221 sayılı yasal düzenleme karşısında davacı tarafın tapu iptali ve tescil veya tazminat talep haklarının bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusu esastan reddedilmiş ve iş bu karar, davacılar vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili ve davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.