5. Hukuk Dairesi 2023/8707 E. , 2024/2612 K. MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2465 Esas, 2023/854 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kahramanmaraş 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/137 Esas, 2022/395 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davanın kabulüne kar…
**5. Hukuk Dairesi 2023/8707 E. , 2024/2612 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2465 Esas, 2023/854 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kahramanmaraş 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/137 Esas, 2022/395 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar ... vd. ve davalı idare vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili asıl ve birleştirilen dava dilekçelerinde özetle; Kahramanmaraş ili, Onikişubat ilçesi ... Mahallesi Sakızıkebir mevkiinde kain, asıl dava da 738 (545 parsel sayılı taşınmazdan ifrazen oluşan), 740 (547 parsel sayılı taşınmazdan ifrazen oluşan) birleştirilen davada 742 (546 parsel sayılı taşınmazdan ifrazen oluşan) parsel sayılı taşınmazlara kamulaştırma yapılmaksızın fiilen el atıldığını belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmazlar bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; ÇEAŞ tarafından, 1988 yılında kamu yararı kararı alındığını, kamulaştırma planları, Bakanlığa onaylattırıldıktan sonra kamulaştırma işlemlerine başlandığını ve mevzuata göre göl alanında kalacak olan bütün taşınmazların kamulaştırıldığını, Sır Barajı evraklarının Adana'da bulunduğunu, Elektrik Üretim A.Ş Genel Müdürlüğü'ne davanın ihbar edilerek tebligat çıkartılmasını talep ettiğini, haksız ve yersiz açılan davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırmasız el atılan taşınmazların bedellerinin davalı taraftan tahsil edilerek davacılara ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı ... vekili Av. ... istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazlar sulu olup sulanma imkanına sahipken kuru kabul edilerek değerlendirme yapılmadığını, bu değerlendirmenin hatalı olduğunu, Yargıtay 5. Hukuk Dairesi içtihatları ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu (2942 sayılı Kanun) gereğince davanın açıldığı tarih esas alınarak değerlendirme yapılması gerekirken hatalı verilerinin esas alındığını, dava konusu taşınmazların anayola karayoluna mesafesi organize sanayi bölgesine yakınlığı dikkate alınarak % 100 objektif değer artışı verilmemesinin hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazların metrekare bedelinin çok düşük hesaplandığını, ayrıca irtifak değer kaybı oranı çok düşük alınarak tazminat bedelinin düşmesine neden olunduğunu, dava konusu taşınmazların arsa niteliğinde olduğu ve anayol kenarında olmasına rağmen dosyada bu durumun araştırılmaması, ayrıca sulanabilir nitelikte olması hususunun araştırılmamasının hatalı olduğunu, bilirkişi tarafından münavebeye alınan ürünler il tarım müdürlüğü verim ve fiyat listesinde daha yüksek tutulduğu halde hiçbir gerekçeye dayanmaksızın düşük alınmasının hatalı olduğunu, münavebeye alınan ürünlerde masraflar hesaplanırken tarla kirası, idari giderler ve faizin masrafdan düşülerek bedelin belirlenmesi gerekirken bilirkişi tarafından faiz, idari giderler ve tarla kirası hesaplanmadan masraf hesabı yapıldığını, yerel mahkemenin bu rapora göre karar vermesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. 2. Davacılar ... vd. vekili Av....'in istinaf dilekçesinde özetle: 738 parsel maliki olarak ...'nin belirlendiğini, ...'nin idarece el atılmamış 739 parselde kadastro mahkemesinin tescil kararı ile tapu kaydının oluşmasından sonra hisse satın aldığını, davacı ...'nin 739 parselde hisse almasının idarece el atılan 738 parsel yönünden kendisine her hangi bir mülkiyet hakkı vermeyeceğinden, 738 parsel için tespit olunan tazminatın tamamının ...'nin mirasçılarına ödenmesi gerektiğini, 738 parsel açısından müvekkillere ödenmesi gereken tazminat miktarının toplam 339.612,00 TL olması gerektiği hâlde, Mahkemece bilirkişi raporunda belirtildiği şekliyle tazminattan ...'ye ayrılan 56.602 TL düşülerek, müvekkillere 283.010,00 TL tazminat ödenmesine karar verildiğini, kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür. 3. Davalı idare vekilinin istinaf dilekçesinde özetle; idarelerince dava konusu taşınmazların kamulaştırma işlemleri yapılmadığı gibi DSİ Genel Müdürlüğünün bağlı olduğu bakanlık Orman ve Su İşleri Bakanlığı olduğunu, dava konusu taşınmazların kamulaştırılması kararını alan kurumun ise Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı olduğunu, şayet davacı haklı olsa bile bu talep ve iddialarını yöneltileceği kurumun Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı veya bu bakanlık bünyesinde yer alan EÜAŞ, TEDAŞ gibi kurumlar olması gerektiğini, baraja ait kamulaştırma arşivinin Seyhan Barajı içinde bulunan Adana ve Yöresi Hidroelektirik Enerji Santrali İşletme Müdürlüğünde bulunduğundan kamulaştırma evraklarının anılan yerden istendiğini, yerel mahkeme kararı ile bedeli kamu tarafından ödenen taşınmazların bedelinin mükerrer olarak ödenmesine yol açıldığını ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki bilgi ve belgeler kapsamında, arazi niteliğindeki Onikişubat ilçesi, ... köyü (eski 545) 738, (eski 547) 740 ve (eski 546) 742 parsel sayılı taşınmazlara 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelirine göre değer biçilmesinde, mevki ve konum itibarıyla bilirkişi raporunda belirtilen özelliklerine uygun objektif değer artışı uygulanmasında, Dairemiz kaldırma kararı uyarınca araştırma ve inceleme yapılarak kamulaştırma evrakı kendilerine usulünce tebliğ edilmeyen davacılar yönünden davanın kabulüne, diğer davalılar yönünden ise kamulaştırma işlemi kesinleşmiş olduğundan davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare ve davacılar Mehmet Tekçe vd. vekili vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacılar ... vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazların değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “... Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.” 3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “... Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...” karar verilmiştir. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalılar ... vd.den peşin alınan harcın hazine irat kaydedilmesine , Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.