(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/10669 E. , 2009/11762 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 31.10.2008 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 29.04.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı idare vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtl…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/10669 E. , 2009/11762 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 31.10.2008 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 29.04.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı idare vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, dava konusu ... köyü 444 parsel numaralı taşınmazın tapu kaydında muris babasının “... oğlu, ...” yazılı kaydının, nüfus kaydına göre “... oğlu, ... ” olarak düzeltilmesini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmü, davalı idare vekili temyiz etmiştir. Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet veya diğer hak sahiplerinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu nedenle de bu tür davalarla kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir. Dava konusu taşınmazın kadastro tutanağında özetle “...... oğlu ...’in malı iken 1315 yılında bu yerini ifraz ederek iş bu parseli aynı sene ... oğlu ...’ye haricen satmış olduğu ve alıcıda 1940 yılında bu parseli oğlu ...’ya haricen sattığı...” yazılıdır. Davacının murisi ... oğlu, ... ise nüfus kaydından anlaşıldığı üzere 1941 doğumludur. Kadastro tutanağındaki harici satış tarihi ile murisin doğum tarihi arasındaki çelişkili durum açıklığa kavuşturulmadan, doğmamış kişinin de taşınmazı satın alamayacağı düşünülmeden ve davacının murisinin anne-baba ve kardeşlerine ait nüfus aile kaydı da getirtilmeden yazılı olduğu şekilde eksik araştırma ve inceleme ile hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle, davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 27.10.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.