Başvurucular, 31/8/2000 tarihinde Kemer Asliye Hukuk Mahkemesinde açtıkları tazminat davasında yargılamanın halen devam ettiğini ve makul sürede sonuçlanmadığını belirterek, adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüşler ve tazminat talep etmişlerdir.
Başvurucular, 31/8/2000 tarihinde Kemer Asliye Hukuk Mahkemesinde açtıkları tazminat davasında yargılamanın halen devam ettiğini ve makul sürede sonuçlanmadığını belirterek, adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüşler ve tazminat talep etmişlerdir. Başvuru, 27/12/2013 tarihinde Antalya Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. İdari yönden yapılan ön incelemede başvurunun Komisyona sunulmasına engel bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm Birinci Komisyonunca, 7/11/2014 tarihinde kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 9/1/2015 tarihinde, kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru konusu olay ve olgular ile başvurunun bir örneği görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Adalet Bakanlığının 10/2/2015 tarihli yazısında, Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen, başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve UYAP aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir: Başvurucular, 5/8/2000 tarihinde Antalya ili, Kemer ilçesinde meydana gelen trafik kazasında yakınlarının vefat etmesi sonucunda uğradıkları zararın tazmini istemiyle, 31/8/2000 tarihinde, Antalya İş Mahkemesinde tazminat davası açmışlardır. Mahkemenin 20/11/2000 tarih ve E.2000/969, K.2000/907 sayılı kararıyla davada Kemer Asliye (İş) Hukuk Mahkemesinin yetkili olduğu belirtilerek, davanın yetkisizlik nedeniyle reddine, kararın kesinleşmesinden sonra dosyanın yetkili Mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir. Yetkisizlik kararı üzerine, Kemer Asliye (İş) Hukuk Mahkemesinde açılan davada Mahkemece, 10/6/2002 tarih ve E.2000/602, K.2002/292 sayılı kararla davalı işverenin sosyal yardım amacıyla işçileri taşıması esnasında araçlarda geçen sürenin iş süresinden sayılmayacağı, kaza sonucunda açılan tazminat davasının iş mahkemesi sıfatıyla görülemeyeceği belirtilerek Mahkemenin görevsizliğine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın aynı yer görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra talep üzerine, Kemer Asliye Hukuk Mahkemesinin E.2003/663 sayılı dosyasında tazminat davasına devam edilmiştir. Mahkemece, aralarında hukuki ve fiili bağlantı olduğu gerekçesiyle davanın, Mahkemenin E.2000/410 sayılı dava dosyasında birleştirilmesine karar verilmiştir. Mahkemenin, 21/7/2009 tarih ve E.2000/410, K.2009/535 sayılı kararıyla, toplam on bir davalı hakkında yapılan yargılama sonunda, başvurucuların uğradıkları maddi zararın tümünün Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından karşılandığı gerekçesiyle maddi tazminat istemlerinin reddine, manevi tazminat istemlerinin ise kabulüne karar verilmiştir. Kararın temyizi üzerine Yargıtay Hukuk Dairesinin 18/6/2013 tarih ve E.2013/4151, K.2013/12766 sayılı ilâmıyla İlk Derece Mahkemesinin kararı bozulmuştur. İlâmın ilgili kısımları şöyledir: "... Dava, davalılardan Kiriş Otelcilik ve Tur. A.Ş.'de çalışan davacıların murisi B.Ö. ile Ç.'nin, A. yönetimindeki servis aracı ile taşınmaları sırasında meydana gelen trafik kazası sonucu ölümleri nedeniyle mirasçılarının işveren ve diğer davalılar aleyhine açmış oldukları maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 30/1/1950 tarih ve 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu gereğince işçi ve işveren arasındaki tüm ihtilaflarda iş mahkemeleri görevlidir. Somut olayda, davalı işverenin temin ettiği araçla taşıma yapılması esnasında meydana gelen trafik kazasında davalı işveren ve onun sigortacısı yönünden olayın iş kazası olarak nitelendirilip, nitelendirilemeyeceği ve işverenin 22/5/2003 tarih ve 4857 sayılı İş Kanunu'na göre sorumlu bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi ancak bu konuda özel yetkili mahkeme olan iş mahkemelerinin görevi dâhilindedir. Her ne kadar diğer davalılar yönünden temyize konu kararı veren mahkeme görevli ise de, davanın tefrikinde yarar bulunmayıp, diğer davalılar yönünden de iş mahkemesinde inceleme yapılmasında hukuki bir engel bulunmamaktadır. Bu durumda, mahkemece görev hususunun resen ve davanın her aşamasında incelenmesi gereken hususlardan olduğu da gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde uyuşmazlığın esasına yönelik hüküm tesisi doğru görülmemiş, bu nedenle hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir." Başvurucular, 27/12/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuşlardır. Yargıtay bozma kararı sonucunda Kemer Asliye Hukuk Mahkemesinin E.2014/274 sayılı dava dosyasında yargılama halen devam etmektedir.B. İlgili Hukuk 12/1/2011 tarih ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun maddesi, 5521 sayılı Kanun'un maddesinin birinci fıkrası ile maddesinin birinci fıkrası ve maddesi, 4857 sayılı Kanun'un mülga maddesi.