Başvurucu, hususi pasaport alma talebiyle 12/5/2009 tarihinde Ankara Emniyet Müdürlüğüne yaptığı başvurunun reddedilmesi üzerine söz konusu idari işlemin ve dayanağı olan genelgenin iptali ile uğradığı zararın tazmini istemiyle 14/7/2009 tarihinde Danıştay Onuncu Dairesinde açtığı iptal ve tam yargı davasının halen devam ettiğini ve makul sürede sonuçlandırılmadığını belirterek, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş ve manevi tazminat talep etmiştir.
Başvurucu, hususi pasaport alma talebiyle 12/5/2009 tarihinde Ankara Emniyet Müdürlüğüne yaptığı başvurunun reddedilmesi üzerine söz konusu idari işlemin ve dayanağı olan genelgenin iptali ile uğradığı zararın tazmini istemiyle 14/7/2009 tarihinde Danıştay Onuncu Dairesinde açtığı iptal ve tam yargı davasının halen devam ettiğini ve makul sürede sonuçlandırılmadığını belirterek, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş ve manevi tazminat talep etmiştir. Başvuru, 5/2/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. İdari yönden yapılan ön incelemede başvurunun Komisyona sunulmasına engel bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca, kabul edilebilirlik incelemesi Bölüm tarafından yapılmak üzere dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 11/7/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru konusu olay ve olgular ile başvurunun bir örneği görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Adalet Bakanlığının 23/7/2014 tarihli yazısında, Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen, başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve ekleri ile başvuruya konu yargılama dosyası içeriğinden tespit edilen ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, Anayasa Mahkemesinin 7/2/2008 tarih ve E.2004/30, K.2008/55 sayılı; 24/7/1950 tarihli ve 5682 sayılı Pasaport Kanunu’nun maddesinin (A) bendinin (5) numaralı fıkrasında yer alan “..yine yanında yaşayıp reşit bulunmayan erkek çocuklarına da..” ibaresinin iptali kararını dayanak göstererek hususi damgalı pasaport alma talebiyle 12/5/2009 tarihinde Ankara Emniyet Müdürlüğüne başvurmuştur. Başvurucu, talebinin 15/5/2009 tarihinde reddedilmesi üzerine, söz konusu idari işlemin ve dayanağı olan genelgenin iptali ile uğradığı zararın tazmini istemiyle 14/7/2009 tarihinde Danıştay Onuncu Dairesinde Ankara Valiliği ve İçişleri Bakanlığı aleyhine dava açmıştır. Danıştay Onuncu Dairesinin 27/3/2014 tarih ve E.2009/9556, K.2014/1931 sayılı ilamıyla; idare tarafından dava konusu işlemin, İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğünün 13/2/2009 tarih ve 2009/19 sayılı genelgesi dayanak alınarak tesis edildiği, Anayasa Mahkemesince anılan iptal kararının resmi gazetede yayımlanmasından itibaren bir yıl sonra yürürlüğe girmesine karar verildiği ve kararın uygulamaya geçeceği 19/3/2009 tarihine kadar mevcut uygulama doğrultusunda hareket edilerek işlem tesis edildiği, başvurucunun Anayasa Mahkemesinin iptal kararının yürürlüğe girdikten sonraki 12/5/2009 tarihinde yaptığı başvurusunun reddine dair kararın hukuka uygun olmadığı, iptali istenen genelgenin 22/6/2009 tarih ve 15171 sayılı genelge ile yürürlükten kaldırıldığı gerekçesiyle dava konusu genelge ve talimat yazısı yönünden karar verilmesine yer olmadığına, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda cinsler arası ayrımcılığa yol açan ve eşitlik ilkesine aykırı bir düzenleme içeren İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğünün 13/2/2009 tarih ve 2009/19 sayılı genelgesine göre tesis edilen başvurucunun hususi damgalı pasaport alma talebinin reddine ilişkin işlemin iptaline ve bu nedenle meydana gelen zararın tazminine karar verilmiştir. Karar, İçişleri Bakanlığı ve Ankara Valiliği tarafından temyiz edilmiş olup, temyiz incelemesi halen devam etmektedir. Başvurucu, 5/2/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. İlgili Hukuk 6/1/1982 tarih ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun maddesinin (2) numaralı fıkrası, maddesinin (3) ve (4) numaralı fıkraları, maddesinin (5) numaralı fıkrası, maddesinin (3) numaralı fıkrası ile maddesi.