Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2024/3402 E. , 2024/5506 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2024/3402 Karar No : 2024/5506 DAVACI : ... Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Başkanlığı DAVANIN_ÖZETİ:Davacı şirket tarafından; 1- 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu uyarınca oluşturulan Veri Sorumluları Siciline kayıt ve bildirim yükümlülüğünü yerine getirmesi hususunda talimatlandırılması ile bu yükümlülüğü yerine getirmediğinden bahisle 850.000
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2024/3402 E. , 2024/5506 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2024/3402 Karar No : 2024/5506 DAVACI : ... Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Başkanlığı DAVANIN_ÖZETİ:Davacı şirket tarafından; 1- 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu uyarınca oluşturulan Veri Sorumluları Siciline kayıt ve bildirim yükümlülüğünü yerine getirmesi hususunda talimatlandırılması ile bu yükümlülüğü yerine getirmediğinden bahisle 850.000,00 TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Kişisel Verileri Koruma Kurulu (Kurul) kararının kaldırılması istemiyle 14/03/2024 tarihinde yapılan başvurunun reddine ilişkin... tarih ve ... sayılı Kurul kararının, 2- Anılan Kurul kararının dayanağı olan; a) Kurulun... tarihli ve ... sayılı kararında yer alan, "yıllık çalışan sayısı 50’den az ve yıllık mali bilanço toplamı 25 milyon TL’den az olan gerçek veya tüzel kişi veri sorumlularından ana faaliyet konusu özel nitelikli kişisel veri işleme olmayanların; Veri Sorumluları Siciline kayıt yükümlülüğünden istisna tutulmasına" cümlesindeki "ve" ibaresinin, b) Kurulun ... tarihli ve... sayılı kararında yer alan, "Yıllık çalışan sayısı 50’den az ve yıllık mali bilançosu 25 milyon TL’den az olup ana faaliyet konusu özel nitelikli kişisel veri işleme olan gerçek ve tüzel kişi veri sorumlularının Sicile kayıt yükümlülüğünü yerine getirmeleri için belirlenen sürenin 31.12.2021 tarihine kadar uzatılmasına" cümlesindeki "ve" ibaresinin iptali, c) Kurulun ... tarihli ve ... sayılı kararında yer alan, “sicile kayıt ve bildirim yükümlülüğünü yerine getirmediği tespit edilen veri sorumluları hakkında kurumca oluşturulan algoritma baz alınarak idari para cezasının uygulanması” cümlesindeki “kurumca oluşturulan algoritma baz alınarak” ibaresi ile “algoritma tablosunda mali büyüklüklerine karşılık gelen idari para cezası tutarlarının bir alt limitinde yer alan para cezası tutarının önerilmesi” ibaresinin, yine Kurulca söz konusu karar uyarınca oluşturulan algoritma tablosunun, ç) Kurulun ... tarih ve ...sayılı kararında yer alan "yıllık çalışan sayısı 50’den veya yıllık mali bilanço toplamı 25 milyon TL’den çok olan gerçek ve tüzel kişi veri sorumluları ile yıllık çalışan sayısı 50’den ve yıllık mali bilançosu 25 milyon TL’ den az olmakla birlikte” cümlesindeki “ve” ibaresinin, d) Kurulun... tarih ve... sayılı kararında yer alan, “yıllık çalışan sayısı 50’den az ve yıllık mali bilanço toplamı 100 milyon Türk lirasından az olan gerçek veya tüzel kişi veri sorumlularından ana faaliyet konusu özel nitelikli kişisel veri işleme olmayanlar” şeklinde değiştirilmesine karar verilmiştir." cümlesindeki "ve" ibaresinin,iptali ve yürütmesinin durdurulması istenilmektedir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ :Davanın süre aşımı nedeniyle reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin dava dilekçesi öncelikle davanın süresinde açılıp açılmadığı yönünden incelenerek gereği görüşüldü: MADDİ OLAY: 6698 sayılı Kişisel Verileri Koruma Kanunu'nun "Veri Sorumluları Sicili" başlıklı 16. maddesi ve Veri Sorumluları Sicili Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca veri sorumlularının sicile kayıt yaptırmaları gerekmekte olup, bu kapsamda Kişisel Verileri Koruma Kurulu (Kurul) 16/03/2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 11/03/2021 tarih ve Karar No:2021/238, Toplantı Sıra Sayısı:2021/11 sayılı kararı ile kayıt yükümlülüğü istisnası kapsamında bulunmayan veri sorumlularının sicile kayıt yaptırmaları gereken sürenin son gününü 31/12/2021 tarihi olarak belirlemiştir. Anılan karara uymayanların hukuki ve fiili durumlarının gerçeğe uygun bir şekilde tespit edilerek gerektiğinde yaptırım uygulanmasını teminen, ... tarih ve Karar No:..., Toplantı Sıra Sayısı... sayılı Kurul kararı ile sicile kayıt yükümlülüğünü yerine getirmeyenlerden bilgi ve belge talep edilmesine karar verilmiştir. Davacı şirketin de mali bilanço yönünden sicile kayıt yükümlüsü olmasına rağmen bunu yerine getirmediği tespit edilmiş ve bu nedenle ... tarih ve E-... sayılı Kişisel Verileri Koruma Kurumu Başkanlığı yazısı ile davacı şirketten açıklama talep edilmesine rağmen, davacı şirket tarafından herhangi bir bilgi ve belge gönderilmediği için Kurul tarafından eldeki bilgi ve belgelere göre inceleme yapılarak 29/11/2023 tarihli inceleme raporu düzenlenmiştir. Anılan inceleme raporunda yapılan tespitler neticesinde, ...tarih ve Karar No:... Toplantı Sıra Sayısı:... sayılı Kurul kararı ile davacı şirketin sicile kayıt ve bildirim yükümlülüğünü yerine getirmesi hususunda talimatlandırılmasına ve bu yükümlülüğü yerine getirmediğinden 850.000,00 TL idari para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Bu karara davacı şirket tarafından avukat vasıtasıyla... tarihinde itiraz edilmiş, ... tarih ve Karar No:..., Toplantı Sıra Sayısı... sayılı Kurul kararı ile bu itiraz reddedilmiş, ret kararı ... tarih ve E-... sayılı Kişisel Verileri Koruma Kurumu Başkanlığı yazısı ile bildirilmiştir. Bunun üzerine, davacı şirket tarafından 28/03/2024 tarihli birel nitelikteki Kurul kararı ile bu kararın dayanağı olan ve davanın özeti kısmında belirtilen 5 farklı düzenleyici nitelikteki Kurul kararının ilgili kısımlarının iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle 21/06/2024 tarihinde bakılmakta olan dava açılmıştır. İNCELEME VE GEREKÇE: USUL YÖNÜNDEN: İlgili Mevzuat: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinde, "1. Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür. 4. İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz." hükmüne; "Üst makamlara başvurma" başlıklı 11. maddesinde ise, "1. İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur. 2. Otuz gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. 3. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır." hükmüne; "Dilekçeler üzerine ilk inceleme" başlıklı 14. maddesinin 3. fıkrasında, "Dilekçeler, Danıştayda daire başkanının görevlendireceği bir tetkik hakimi, idare ve vergi mahkemelerinde ise mahkeme başkanı veya görevlendireceği bir üye tarafından: a) Görev ve yetki, b) İdari merci tecavüzü, c) Ehliyet, d) İdari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, e) Süre aşımı, f) Husumet, g) 3 ve 5 inci maddelere uygun olup olmadıkları yönlerinden sırasıyla incelenir." hükmüne; "İlk inceleme üzerine verilecek karar" başlıklı 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, " Danıştay veya idare ve vergi mahkemelerince yukarıdaki maddenin 3 üncü fıkrasında yazılı hususlarda kanuna aykırılık görülürse, 14 üncü maddenin 3/c, 3/d ve 3/e bentlerinde yazılı hallerde davanın reddine karar verilir." hükümüne yer verilmiştir. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun "Vekile ve kanuni mümesile tebligat" başlıklı 11. maddesinde, " 1.Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır. Vekil birden çok ise bunlardan birine tebligat yapılması yeterlidir. Eğer tebligat birden fazla vekile yapılmış ise, bunlardan ilkine yapılan tebliğ tarihi asıl tebliğ tarihi sayılır. Ancak, Ceza Muhakemeleri Usulu Kanununun, kararların sanıklara tebliğ edilmelerine ilişkin hükümleri saklıdır. 2. Avukat tarafından takip edilen işlerde, avukatın bürosunda yapılacak tebligatlar, resmî çalışma gün ve saatleri içinde yapılır. 3. Kanuni mümessilleri bulunanlara veya bulunması gerekenlere yapılacak tebligat kanunlara göre bizzat kendilerine yapılması icabetmedikçe bu mümessillere yapılır." hükmü; "Hükmi şahısların memur ve müstahdemlerine tebligat" başlıklı 13. maddesinde, "Hükmi şahıslar namına kendilerine tebliğ yapılacak kimseler her hangi bir sebeple mütat iş saatlerinde iş yerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamıyacak bir halde oldukları takdirde tebliğ, orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır." hükmü; "Usulüne aykırı tebliğin hükmü" başlıklı 32. maddesinde, "1. Tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır. 2. Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi addolunur. " HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerine göre, bir düzenleyici işleme karşı ilan tarihinden itibaren altmış gün içinde dava açılabileceği gibi düzenleyici işlemin değiştirilmesi, kaldırılması veya yeni bir düzenleme yapılması istemiyle dava açma süresi içinde idareye yapılan başvurunun reddi üzerine kalan sürede de dava açılabileceği, ayrıca söz konusu düzenleyici işleme dayanılarak tesis edilen bir uygulama işleminin varlığı hâlinde, işlemin tebliğinden itibaren altmış gün içinde birel veya düzenleyici işleme yahut her ikisine birden dava açılabileceği görülmektedir. Yine yukarıda belirtilen kurallar uyarınca, tebliğ yapılacak kimse Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre faaliyet gösteren bir şirket ise tebligatın bu hükmi şahsın yetkilisine, bu kişilerin tebliğ yapılacak adreste bulunamaması ya da evrakı alacak durumda olmaması halinde ise iş yerinde bulunan diğer kişilere ve çalışanlarına yapılması gerekmektedir. Ancak diğer kişilere yapılacak tebligatta, tüzel kişiliğin yetkilisinin veya işletme sahibinin iş yerinde bulunamaması nedeniyle tebligatın bu kişilere yapıldığının açık bir şekilde belirtilmesi zorunludur. Öte yandan, muhatap, her ne şekilde olursa olsun tebliğ evrakını veya davetiyeyi alırsa ya da bunların içeriğini öğrenirse tebliği öğrenmiş sayılmakta ve muhatabın tebliği öğrendiğini beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi olarak kabul edilmektedir. Dosyanın incelenmesinden, birel nitelikteki ... tarih ve ... sayılı Kişisel Verileri Koruma Kurulu (Kurul) kararına karşı davacı şirket tarafından, 08/03/2024 tarihinde öğrenildiği belirtilerek anılan kararın idari para cezası kısmına 12/03/2024 tarihinde ... Sulh Ceza Hakimliğinin D. İş No:... sayılı dosyasında itiraz edildiği, sicile kayıt ve bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmesi hususunda talimatlandırılması kısmına ise ... tarihinde ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında dava açıldığı, bunun yanında anılan kararın tamamının kaldırılması için 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi kapsamında 14/03/2024 tarihinde davalı idareye başvuru yapıldığı, dava konusu edilen ... tarih ve... sayılı birel nitelikteki Kurul kararının ise 11. madde kapsamında yapılan başvurunun reddine dair bir karar olduğu, bu kararın (28/03/2024 tarihli karar) dava konusu edilen ve düzenleyici nitelikte bulunan diğer ... Kurul kararının uygulama işlemi mahiyetinde olduğu ve düzenleyici nitelikteki Kurul kararlarının dava açma sürelerinin de 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesinin 4. fıkrası uyarınca uygulama işlemi niteliğindeki ... tarih ve ... sayılı Kurul kararına bağlı olarak belirlenmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Uyuşmazlıkta, dava konusu edilen ... tarih ve ... sayılı birel nitelikteki Kurul kararı, müstakil bir karar olmayıp ... tarih ve ...sayılı Kurul kararına karşı davacı şirket tarafından yapılan itirazın reddi niteliğinde olduğundan, dava açma süresine ilişkin hesabın, 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi uyarınca 07/12/2023 tarihli karar esas alınmak suretiyle yapılması gerekmektedir. Bu açıdan, ... tarih ve... sayılı Kurul kararının tebliğ edildiği tarih incelenecek olursa, dosya içeriğinde yer alan tebligat mazbatasında daimi çalışan N.T'ye tebligat evrakının 12/02/2024 tarihinde verildiği, ancak davacı şirket tarafından dosyaya ibraz edilen sigortalı hizmet listesinden 2024 yılı Şubat ayı için davacı şirketin böyle bir çalışanının olmadığı, dolayısıyla bu tebligatın usulsüz olduğu, bununla birlikte davacı şirketin 07/12/2023 tarihli kararı öğrendiği tarih olarak 08/03/2024 tarihini gösterdiği dikkate alındığında, tebliğ tarihinin 7201 sayılı Kanun'un 32. maddesi uyarınca 08/03/2024 tarihi olarak kabul edilmesi ve dava açma süresinin bu tarih esas alınarak belirlenmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacı şirket tarafından 14/03/2024 tarihinde avukat vasıtasıyla yapılan itirazın dava açma süresinin 5. gününde yapıldığı, geriye 55 günlük bir sürenin kaldığı, 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi uyarınca yapılan bir başvuruya 30 gün içinde cevap verilmemesi halinde istek reddedilmiş sayılacağından, 12/04/2024 tarihine kadar herhangi bir cevap verilmemek suretiyle Kanun'un öngördüğü zımnen ret işleminin anılan tarih (12/04/2024) itibarıyla gerçekleştiği, bu tarihin üzerine kalan 55 günlük sürenin de eklenmesiyle dava açma süresinin son gününün 06/06/2024 tarihi olduğu anlaşılmış olup; bu tarihten sonra 21/06/2024 tarihinde açılan davanın süresinde olmadığı sonucuna varılmıştır. Her ne kadar, 14/03/2024 tarihli itiraz dilekçesinin avukat vasıtasıyla verilmesi nedeniyle, ... tarih ve... sayılı itirazın reddine ilişkin dava konusu Kurul kararının şirket adresine tebligata çıkarılmasının usule aykırı bir tebligat olduğu, dolayısıyla 28/03/2024 tarihli kararın tebliğ tarihi olarak davacı tarafından öğrendiğinin beyan edildiği 24/04/2024 tarihinin esas alınması gerektiği açık ise de; 28/03/2024 tarihli dava konusu Kurul kararının 24/04/2024 tarihinde öğrenilmesinin, yukarıda belirtilen şekilde hesaplanması gereken dava açma süresini kesmeyeceği veya ihya etmeyeceği hususunda duraksama bulunmamaktadır. Bu itibarla, süresinde açılmayan işbu davanın esasının incelenmesine hukuki olanak bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesinin 3. fıkrasının (e) bendi ve 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca süre aşımı nedeniyle DAVANIN REDDİNE, 2- Aşağıda ayrıntısı gösterilen ... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3- Kullanılmayan ...TL yürütmenin durdurulması harcının istemi halinde, artan posta ücretinin ise daha önce talep edilmemesi halinde kararın kesinleşmesinden sonra re'sen davacıya iadesine, 4- Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 27/11/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.