10. Hukuk Dairesi 2024/7787 E. , 2024/10471 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2376 E., 2024/567 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 25. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/41 E., 2022/509 K. Taraflar arasındaki Kurum işlemini iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvu
**10. Hukuk Dairesi 2024/7787 E. , 2024/10471 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2376 E., 2024/567 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 25. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/41 E., 2022/509 K. Taraflar arasındaki Kurum işlemini iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin ... eşi ...'den kaynaklı hak sahibi olarak kendisine bağlanan kısmi ölüm aylığının tam ölüm aylığına çevrilmesi maksadıyla yasanın kendisine verdiği haklar uyarınca borçlanma işlemlerini yapmış olmasına rağmen bu talebinin davalı Kurum tarafından kanuna açıkça aykırı surette yerine getirilmediğini; müvekkilinin ... eşi ...'in 04.04.2020 tarihinde vefat ettiğini, bu ölüm dolayısıyla müvekkiline SGK tarafından kısmi dul/ölüm aylığı bağlandığını, ... ...'in Türkiye'de fiili olarak prim günü bulunduğunu, müvekkilinin hak kazandığı kısmi dul/ölüm aylığının tam olarak ödenmesinin sağlanması için eşi üzerinden hizmet borçlanması ve askerlik borçlanması işlemleri neticesinde Karaelmas Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından tahakkuk işlemlerinin yapıldığını, davalı Kurum tarafından gerçekleştirilen tahakkuk işlemleri neticesinde müvekkili tarafından eşi üzerinden 720 gün askerlik borçlanması, 700 gün 3201 sayılı Kanun kapsamında yurtdışı hizmet borçlanması bedellerinin ödenerek toplam 1800 prim gününe ulaşıldığını; Müvekkili tarafından 15.12.2020 tarihinde davalı Kuruma başvurularak kısmi ölüm aylığının tam ölüm aylığına çevrilmesini talep ettiğini, aradan geçen uzun süreye rağmen davalı Kurum tarafından müvekkiline aylık bağlandığına ya da başvurunun reddedildiğine dair olumlu ya da olumsuz herhangi bir dönüş yapılmadığını; Bunun üzerine müvekkili tarafından sözlü veya yazılı olarak birden çok defa davalı Kuruma müracaat edildiğini ancak herhangi bir netice alınamadığını belirterek; "1-Müvekkilinin 15.12.2020 tarihli kısmi ölüm (dul) aylığının tam ölüm aylığına çevrilmesi başvurusuna yasal sürede cevap verilmemesi karşısında zımni olarak verilen red kararının iptaline, 2-Müvekkiline bağlanmış olan kısmi ölüm (dul) aylığının borçlanma suretiyle başvuru tarihi olan 15.12.2020'yi izleyen ayın ilk günü olan 01.01.2021 tarihinden itibaren tam ölüm aylığına çevrilmesi gerektiğinin tespitine, 3-Müvekkilinin bağlanmış olan kısmi ölüm (dul) aylığının tam ölüm aylığına 01.01.2021 tarihinden itibaren çevrilmesine, 01.01.2021 tarihinden itibaren ödenmesi gereken tam aylığın kısmi aylık ödemesi nedeniyle eksik kalan kısmının ve buna bağlı olarak kısmi aylığa göre eksik ödenen bayram ikramiyelerinin yasal artışlar gözetilerek ödenmesi gerektiğinin tespitine, ödenmeyen aylıkların ve bayram ikramiyelerinin işlemiş ve işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine" karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurrum vekili cevap dilekçesinde özetle; ... ...'in prim ödeme gün sayısı her ne kadar borçlanma ile 1827 gün olsa dahi 3201 sayılı Kanun kapsamında borçlandırılacak gün sayısının sigortalıya bağlanan yaşlılık ve malullük aylığı bağlanması için gereken (4/1-b kapsamında gereken gün sayısı kadar) yeterli gün sayısı olmadığından kısmi aylığın tam aylığa dönüştürülmesinin mümkün olmadığını beyanla, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacıya 01.01.2021 tarihinden geçerli olmak üzere tam ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, aksine Kurum işleminin iptaline, 01.01.2021 tarihinden itibaren eksik ödenen ölüm aylıklarının ve bayram ikramiyelerinin yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Kurumca yapılan işlemlerde bir hata bulunmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını, talepleri doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı murisinin prim ödeme gün sayısının her ne kadar borçlanma ile 1827 gün olsa dahi 3201 sayılı Kanun kapsamında borçlandırılacak gün sayısının, sigortalıya yaşlılık ve malullük aylığı bağlanması için gereken yeterli gün sayısını karşılamadığından, kısmi aylığın tam aylığa dönüştürülmesinin mümkün olmadığı belirtilerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ölüm aylığı bağlanması aksine Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 32 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.11.2024 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.