Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/8631 E. , 2024/6936 K. T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2023/8631 Karar No : 2024/6936 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı-... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Müm. İnş. Tur. Tic. A.Ş. VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı adına, def…
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/8631 E. , 2024/6936 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2023/8631 Karar No : 2024/6936 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı-... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Müm. İnş. Tur. Tic. A.Ş. VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı adına, defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmediği yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak, re'sen tarh edilen 2019/Haziran-Ekim dönemleri için üç kat, 2019/Kasım-Aralık dönemleri için tekerrür hükümleri uygulanarak arttırılan üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355/1-1 maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı tarafından mahkemeye ibraz edilen defter ve belgelerle ilgili davalı idarece hazırlanan görüş ve öneri raporunda yer alan tespitlere ilişkin yapılan değerlendirmeler sonucunda cezalı tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı, özel usulsüzlük cezası yönünden ise cezayı gerektiren tek bir fiil ile vergi ziyaı ve usulsüzlük suçunun birlikte işlenmesi halinde, vergi ziyaı cezası ile Vergi Usul Kanununun mükerrer 355. maddesine istinaden kesilen özel usulsüzlük cezası karşılaştırılarak bu cezalardan sadece miktar itibarıyla daha ağır olan cezanın kesilebileceği, davacının yasal defterleri ibraz etmemesine yönelik tek fiili, hem vergi ziyaı hem de (özel) usulsüzlük cezasının kesilmesini gerektirir nitelikte olmakla birlikte, davacı adına kesilen vergi ziyaı cezasının tutar itibarıyla daha ağır olduğu dikkate alındığında, kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne cezalı tarhiyat ile özel usulsüzlük cezasının kaldırılmasına karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi Kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve kararın kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek davalı istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Savunmalarında yer alan açıklamalar ve re'sen dikkate alınacak sebeplerle kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: Davacı adına, defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmediği yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak, re'sen tarh edilen 2019/Haziran-Ekim dönemleri için üç kat, 2019/Kasım-Aralık dönemleri için tekerrür hükümleri uygulanarak arttırılan üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355/1-1 maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir. İLGİLİ MEVZUAT: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Ceza Hükümleri" başlıklı Dördüncü Kitabı'nın Birinci Kısmında genel esaslar; "Vergi Cezaları" başlıklı İkinci Kısmının Birinci Bölümünde vergi ziyaı cezası, İkinci Bölümünde "Usulsüzlük" başlığında "Usulsüzlük Dereceleri ve Cezaları" alt başlığı altında 352. maddesinde birinci ve ikinci derece usulsüzlükler, "Özel Usulsüzlükler ve Cezaları" alt başlığı altında ise 353, 355 ve mükerrer 355. maddelerinde özel usulsüzlük fiileri ve cezalarına yer verilmiştir. Kanun'un suç ve cezalara ilişkin genel esaslara dair hükümlerinden 331. maddesinde, vergi kanunları hükümlerine aykırı hareket edenlerin, bu kitapta yazılı vergi cezaları (vergi ziyaı cezası ve usulsüzlük cezaları) ve diğer cezalar ile cezalandırılacakları, 336. maddesinde, cezayı istilzam eden tek bir fiil ile vergi ziyaı ve usulsüzlük birlikte işlenmiş olursa bunlara ait cezalardan sadece miktar itibariyle en ağırının kesileceği hükme bağlanmıştır. Aynı Kanun'nun 256. maddesinde; geçen maddelerde yazılı gerçek ve tüzel kişilerin muhafaza etmek zorunda oldukları her türlü defter, belgeleri yetkili makam ve memurların talebi üzerine ibraz ve inceleme için arz etmek zorunda oldukları öngörülmüş, mükerrer 355. maddesinin birinci fıkrasındaki; bu Kanunun 86,148,149,150, mükerrer 242, 256 ve 257 nci maddelerinde yer alan zorunluluklar ile mükerrer 257. madde uyarınca getirilen zorunluluklara uymayanlara maddede üç bent halinde sayılan özel usulsüzlük cezalarının kesileceği yönündeki hükmüne, 15/07/2016 tarih ve 6728 sayılı Kanun'un 21. maddesi ile yapılan değişiklikle "257. madde" ifadesinden sonra gelmek üzere "ve Gelir Vergisi Kanununun 98/A maddesi" ifadesi eklenmiş, aynı maddenin 2. fıkrasında da; bu hükmün uygulanması için, bilgi ve ibraz ödevinin yerine getirilmesiyle ilgili olarak yapılacak tebliğlerde bilginin verilmesi için tayin olunan sürede cevap verilmemesi, eksik veya yanıltıcı bilgi verilmesi veya defter ve belge ibrazı için tayin olunan süre ile defter ve belgelerin süresinde ibraz edilmemesi durumunda haklarında Kanun’un ceza hükümlerinin uygulanması cihetine gidileceğinin ilgililere yazılı olarak bildirilmesinin şart olduğu, ancak bu ödevlerin yerine getirilmesine ilişkin usul ve esasların Maliye Bakanlığınca yapılan düzenleyici idari işlemlerle duyurulması halinde, ilgililere ayrıca yazılı olarak bildirilme şartı aranmayacağı hükümlerine yer verilmiştir. 213 sayılı Kanun'un 353. maddesinde; bu maddede yazılı usulsüzlükler sonucunda vergi ziyaı da meydana geldiği takdirde bu ziyaın gerektirdiği vergi cezalarının ayrıca kesileceği ve bu cezalar hakkında 336. madde hükmünün uygulanamayacağı, mükerrer 355. maddesinin sondan bir önceki fıkrasında; elektronik ortamda beyanname ile bildirim ve form verme mecburiyetine uymayanlara bu maddeye göre ceza kesilmesi halinde, 352. maddenin birinci derece usulsüzlüklerle ilgili (1) numaralı bendi ile ikinci derece usulsüzlüklerle ilgili (7) numaralı bendi uyarınca ayrıca ceza kesilemeyeceği, 18/05/2017 tarih ve 7020 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca eklenen son fıkrasında ise; Gelir Vergisi Kanununun 98/A maddesi uyarınca verilmesi gereken beyanname ile ilgili olarak bu maddeye veya 352. maddeye göre ceza kesilmesini gerektiren fiillerin, aynı zamanda 5510 sayılı Kanun uyarınca idari para cezası kesilmesini gerektirmesi durumunda aynı fiillerden dolayı bu madde ve 352. madde uyarınca ayrıca ceza kesilemeyeceği belirtilmiştir. Aynı Kanun'un 344. maddesinin ilk fıkrasında, vergi ziyaı suçu; mükellef veya sorumlu tarafından 341.maddede yazılı şekilde vergi ziyaına sebebiyet verilmesi olarak tanımlanmış, ikinci fıkrasında da vergi ziyaına 359. maddede yazılı fiillerle sebebiyet verilmesi halinde bu cezanın üç kat olarak uygulanacağı kurala bağlanmıştır. Aynı Kanun'un sözü edilen 359. maddesinin (a) fıkrasının 2. bendinde, defter, kayıt ve belgelerin tahrif edilmesi veya gizlenmesi kaçakçılık suçu olarak sayılırken, varlığı noter tasdik kayıtları veya sair suretlerle sabit olduğu halde, inceleme sırasında vergi incelemesine yetkili kimselere defter ve belgelerin ibraz edilmemesi gizleme olarak tanımlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Bölge İdare Mahkemesi kararının, üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatına ilişkin kısmının dayandığı sebepler ve gerekçesi Dairemizce de uygun görülmüş olup, davalı idarece ileri sürülen iddialar, temyize konu kararın söz konusu kısmının bozulmasını gerektirir nitelikte bulunmamıştır. Bölge İdare Mahkemesi kararının, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355/1-1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmına yönelik davalı temyiz istemine gelince; Dosyanın incelenmesinden; davacı adına, 2019 yılına ilişkin yasal defter ve belgelerini ibraz etmediğinden bahisle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'un mükerrer 355/1-1. maddesi uyarınca özel usulsüzlük cezası ile ayrıca aynı fiil nedeniyle aynı kanunun 359. maddesi uyarınca üç kat vergi ziyaı cezasının kesildiği anlaşılmaktadır. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 331. maddesinde; vergi kanunları hükümlerine aykırı hareket edenlerin, bu kitapta yazılı vergi cezaları (vergi ziyaı cezası ve usulsüzlük cezaları) ve diğer cezalar ile cezalandırılacakları hükmüne yer verilmiş ise de; aynı Kanun'da, "Usulsüzlük" başlığında "Usulsüzlük Dereceleri ve Cezaları" alt başlığı altında 352. maddede birinci ve ikinci derece usulsüzlüklere, "Özel Usulsüzlükler ve Cezaları" alt başlığı altında ise 353, 355 ve mükerrer 355. maddelerinde özel usulsüzlük fiileri ve cezalarına ayrı olarak yer verilmiştir. Bu durumda, Kanun'un 331. maddesinde bahsedilen usulsüzlük cezası deyiminden sadece birinci ve ikinci derece usulsüzlüklerin anlaşılması gerekmekte olup bu sebeple; Kanun'un 336. maddesinde belirtilen, cezayı istilzam eden tek bir fiil ile vergi ziyaı ve usulsüzlük birlikte işlenmiş olursa bunlara ait cezalardan sadece miktar itibariyle en ağırının kesileceği hükmünün özel usulsüzlük cezalarını kapsamadığı açıktır. Ayrıca; 213 sayılı Kanun'un 353. maddesinde, bu maddede yazılı usulsüzlükler sonucunda aynı zaman da vergi ziyaı da meydana geldiği takdirde vergi ziyaı cezasının ayrıca kesileceği ve bu cezalar hakkında 336. madde hükmünün uygulanamayacağı yönündeki kısıtlamasına benzer bir şekilde, mükerrer 355. maddesinin sondan bir önceki fıkrasında ve sonradan eklenen son fıkrasında da ayrıca ceza kesilemeyen haller belirtilmiş, bu istisnai haller dışındaki fiiller için ise böyle bir kısıtlama getirilmediği anlaşılmıştır. Bu durumda, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 336. maddesinde cezayı gerektiren tek bir fiille vergi ziyaı ve usulsüzlük fiilinin birlikte işlendiği hallerde bunlara ait cezalardan sadece miktar itibariyle en ağırının kesileceğinin belirtilmesi karşısında bu hükmün sadece 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 352. maddesinde sayılan usulsüzlük cezaları için geçerli olduğu ve 213 sayılı Kanun'un mükerrer 355. maddesinde sayılan cezalara teşmil ettirilmeyeceği, defter ve belgeleri ibraz etmeme fiili nedeniyle vergi ziyaı cezası ve özel usulsüzlük cezasının ayrı olarak kesilebileceği ve defter- belge ibraz etmeme fiilinin cezası olan özel usulsüzlük cezası ile katma değer vergilerinin indirimlerinin reddinden kaynaklanan vergi ziyaı cezalarının ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varıldığından, 2019 yılına ilişkin defter ve belgelerin davacı şirketten usulüne uygun istenilmesine rağmen, mücbir sebep olmaksızın ibraz edilmemesi sebebiyle kesilen dava konusu özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık bulunmayıp, anılan özel usulsüzlük cezası yönünden yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar veren Vergi Mahkemesi kararına yönelik davalı idarece yapılan istinaf başvurusunu reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355/1-1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmının BOZULMASINA, diğer kısmının ONANMASINA, 4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi...Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 28/11/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.