8. Hukuk Dairesi 2023/253 E. , 2023/6181 K. "İçtihat Metni" ... MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2006/480 E., 2018/8 K. ... ... ... KARAR : Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine TEMYİZ EDENLER : Asli müdahil ..., asli müdahil ... vekili, asli müdahil ..., asli müdahil ... vekili, asli müdahil ... vekili, asli müdahil ... vekili, asli müdahil ... vekili, asli müdahil ... ... mirasçıları, davalı ..., davalı ... Oturan vasisi ..., davalı ... ve arkadaşları vekili, davalı ... ... vekili, dav
**8. Hukuk Dairesi 2023/253 E. , 2023/6181 K.** **"İçtihat Metni"** ... MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2006/480 E., 2018/8 K. ... ... ... KARAR : Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine TEMYİZ EDENLER : Asli müdahil ..., asli müdahil ... vekili, asli müdahil ..., asli müdahil ... vekili, asli müdahil ... vekili, asli müdahil ... vekili, asli müdahil ... vekili, asli müdahil ... ... mirasçıları, davalı ..., davalı ... Oturan vasisi ..., davalı ... ve arkadaşları vekili, davalı ... ... vekili, davalı ... Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, asli müdahil Orman İdaresinin davasının kabulüne, diğer davacı ve asli müdahillerin davalarının reddine karar verilmiş olup, hükmün, asli müdahil ..., asli müdahil ... vekili, asli müdahil ..., asli müdahil ... vekili, asli müdahil ... vekili, asli müdahil ... vekili, asli müdahil ... vekili, asli müdahil ... mirasçıları, davalı ..., davalı ... vasisi ..., davalı ... ve arkadaşları vekili, davalı ... ... vekili, davalı ..., davalılar ... ve ... tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R İlk Derece Mahkemesinin verdiği önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; " İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 10 uncu maddesi hükmü ile tutanaklarının malik hanelerinin açık bırakıldığı gözönüne alınarak, bu yolla saptanan dava niteliği dikkate alındığında, yapılan araştırmanın hüküm vermeye yeterli olmadığı, katılan davacıların dayandığı K.Evvel 1325 Daimi 114 ... kök tapu kaydı ile tedavül kayıtlarının uygulamasına ilişkin yerel bilirkişi sözlerinin, komşu taşınmazların tespit tutanağı, içeriği ve dayanakları kayıtlarla denetlenmediğinden soyut nitelikte gerekçesiz sözlerden ibaret olduğu, uzman bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve eki haritada, kayıtlarda tarif edilen sınır yerleri yöntemine uygun biçimde gösterilmediğinden, keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan vermediği açıklanarak, bu doğrultuda öncelikle katılan davacıların tutunduğu K.Evvel 1325 Daimi 114 ... tapu kaydının ilk oluştuğu günden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmesi, bundan sonra dayanılan tapu kayıtlarının dava dışı başka taşınmaz ya da taşınmazlara revizyon görüp görmediği, Tapu Sicil Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğünden ayrı ayrı sorulup saptanması, revizyon görmüş ise dava konusu taşınmaz ya da taşınmazlarla birlikte revizyon gördüğü dava dışı taşınmazları ve bu taşınmazlara dıştan komşu taşınmazları da bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik haritanın Kadastro Müdürlüğünden getirtilmesi, bundan sonra dıştan komşu taşınmazların tespit tutanakları ve dayanakları kayıtların, davalı iseler dava dosyalarının getirtilmesi, dayanılan kaydın dava dışı başka taşınmazlara revizyon gördüğü ve davalı olduğu saptandığı takdirde usulün 45 ve onu izleyen maddeleri uyarınca dava dosyalarının birleştirilip birleştirilmeyeceği yönü üzerinde durulması, vurgulanan bu olgunun dava ekonomisi ve kaydın kapsamının sağlıklı biçimde belirlenebilmesi için zorunlu olduğunun özellikle dikkate alınması, ayrıca taşınmazların bulunduğu bölgede yetkili idari merciler tarafından yapılmış ve onaylanmış imar planı ve eki harita ile dayanağı belgelerin onay gününü gösterecek şekilde Belediye Başkanlığından getirtilmesi, daha sonra yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi, tutanak bilirkişilerinin tümü, tarafların aynı yöntemle göstereceği tanıklar hazır olduğu halde taşınmazlar başında yeniden keşif yapılması, 3402 ... Kanun'un 20 inci maddesi hükmü uyarınca dayanılan tapu kayıtları ilk oluştuğu günden itibaren tüm tedavülleriyle birlikte yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle ayrı ayrı yerine uygulanması, uygulamada kaydın revizyon gördüğü dava dışı taşınmazların özellikle gözönünde tutulması, kayıtlarda tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınır yerleri bulunduğu takdirde bu konuda taraflara tanık dinletme olanağının sağlanması, uzman bilirkişiye kayıtlarda tarif edilen sınır yerlerinin, düzenleyeceği haritada ayrı ayrı işaret ettirilmesi, Asliye Hukuk Mahkemesinin 1982/138, 1983/52, 1983/93, 1978/200, 1978/32 ve 1982/108 esas ... dava dosyalarının getirtilip incelenmesi, taraflar arasında kesin hüküm bulunup bulunmadığının araştırılması, kesin hüküm varsa ilam ve eki harita yerine uygulanarak kapsamının belirlenmesi, kesinleşen hüküm var ise, kesin hüküm olmasa bile sözü edilen ilamın güçlü delil oluşturacağının ve güçlü delilin aksinin daha güçlü delille kanıtlanabileceğinin dikkate alınması, sözü edilen davalardan derdest olanlar var ise birleştirilip birleştirilmeyeceğinin düşünülmesi, uygulamaya ilişkin yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin, dıştan komşu taşınmazların tespit tutanağı içeriği ve dayanaklarının kayıtlarla denetlenmesi, bu yolla dava konusu taşınmazların katılan davacıların dayandığı tapu kayıtlarının kapsamında kalıp kalmadığının duraksamasız saptanması, uygulamada tutunulan tapu kayıtlarında sahibi senet olarak sınır gösterilen sınırlar dışında kalan “Çeşme” ve “Damyıkığı” olarak tarif edilen sınır yerlerinin nokta sınır ya da istikamet belirtilen sınır yerleri olduğundan, tapu kaydının bu niteliği ile değişebilir ve genişletilmeye elverişli sınırlı kayıtlardan olduğunun ve kaydın kapsamının yüzölçümüyle belirlenmesinin zorunlu olduğunun düşünülmesi, dava konusu taşınmazların tümünün ya da bir bölümünün dayanılan tapu kayıtlarının kapsamı dışında kaldığı saptandığı takdirde kayıt kapsamı dışında kalan taşınmaz ya da taşınmaz bölümleri yönünden yeterli biçimde zilyetlik araştırması yapılması, bu konuda zilyetliğin başlangıç günü, süresi ve sürdürülüş biçimi ve taşınmazların imar ve ihyaya konu olup olmadığı, taşınmazlar imar ihyaya konu olmuşsa, imar ve ihyanın hangi günde tamamlandığı hususlarında yerel bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı bilgi alınması, bu konuda toplanacak deliller değerlendirilirken uzman ziraatçı bilirkişi raporlarının birbiriyle çeliştiği taşınmazlar başında 14.06.1991 gününde yapılan keşifte, keşif tutanağına geçen İlk Derece Mahkemesi gözleminde taşınmazlar üzerinde zemini ekonomik amacına uygun olarak kullanmak koşuluyla sürdürülen “zilyetlik” bulunmadığı, tarımsal faaliyet bulunmadığının belirlendiğinin" özellikle göz önünde tutulması, ayrıca 3402 ... Kanun'un 14 üncü maddesi aracılığıyla aynı yasanın 17/son maddesi hükmünün dikkate alınması, gerektiğinde uzman ziraatçı bilirkişilerin raporları arasında aykırılığın giderilmesi, tespit tutanağı bilirkişilerinin beyanları ile yerel bilirkişi ve tanık beyanları arasında aykırılık bulunduğu takdirde, tespit tutanağı bilirkişileri de taşınmazlar başında ayrı ayrı dinlenerek, çelişkinin giderilmesi, ayrıca tutunulan tapu kaydının kapsamında kalan taşınmazların tapu dışı satışa ve tapu dışı paylaşmaya konu olup olmadığı yolunda yerel bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı bilgi alınması, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı, gerekçeli rapor alınması, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller 3402 ... Kanun'un 5, 30, 13, 14, 17/son maddeleri hükmü eşliğinde birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi " gereğine değinilmiştir. Bozma sonrası yapılan yargılama sırasında, müdahil Orman İdaresi, dava konusu yerlerin orman olduğu iddiasıyla davaya katılmıştır. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; Dosya kapsamı, mevzuat ve içtihatlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, dava konusu ... ili ... numaralı parsellerin evvelinin orman olduğunun tespit edildiği, bu yerlerde ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 1979/13 değişik iş dosyası ve Asliye Hukuk Mahkemesinin 1982/138(kesin hüküm), 1983/93, 1983/52 esas ... dosyalarında yapılan tespitlerde ... köklerinin bulunduğu ve temizlenmeye çalışıldığının anlaşıldığı, güçlü delil sayılan bu dosyaların orman bilirkişilerin raporunu desteklediği, İlk Derece Mahkemesinin iş bu dosyasında dava konusu taşınmazların kadastro komisyonunca tutanaklarının, maliklerini belirlemek üzere İlk Derece Mahkememize gönderildiği, malik hanelerinin boş olduğu ve İlk Derece Mahkemesinin doğru sicil oluşturmakla yükümlü olması, re'sen araştırma ilkesinin geçerli olması, Kadastro Hakiminin 3402 ... Kanun'un 30/2 maddesi gereğince re'sen araştırma yapmak ve gerçek hukuki durumu tespit etmek zorunda olması sebepleriyle Yargıtay bozma ilamında orman yönünden inceleme yapılmadığından dolayı kazanılmış hak doğmadığı, kaldı ki tapu kaydının dava konusu parsellere uymadığı, ayrıca zilyetliğin mutlak koşulu olan dava tarihinden önce 20 yıl boyunca aralıksız fasılasız, zemini ekonomik amacına uygun olarak kullanma koşulunun gerçekleşmediği, 22 nolu parseldeki evlerden birinin kadastro tespitinden önce, ikisinin de kadastro tespitinden sonra yapıldığı (kadastro tespitinden 20 yıl önce yapıldığının ispatlanamaması, önceki keşifte mahalli bilirkişilerce evin 1975 yılında yapıldığının söylendiği, kaldı ki parsellerin evvelinin orman olduğu), meyve ağaçlarının kadastro tespitinden sonra dikildiği, aralıklarla keşiflerin yapıldığı, her mahkeme gözleminde parsellerin yabani otlarla kaplı olduğu, ekili dikili olmadığı, ..., ardıç ve alıç ağaçları olduğunun gözlemlendiği, parsellerin orman tahdidinin yapılmadığı, parsellerden imar geçse de evvelinin orman olduğu gerçeğini değiştirmeyeceği, komşu parsel tutanaklarının dosya arasına alınarak incelendiği, dosyaya sunulan belge ve bilgilerin birbirini desteklediği, Orman İdaresine ihbarda bulunulduğu, taraf teşkilinin sağlandığı, netice olarak dava konusu parsellerin gerek tespit tarihinden önce gerekse tespit tarihinden sonra ekilip biçilmediği, dolayısıyla dava tarihinden önce 20 yıl boyunca zemini ekonomik amacına uygun kullanım koşulunun oluşmadığı, zilyetliğin sürdürüldüğüne dair İlk Derece Mahkemesince vicdani kanaat oluşmadığı, Kanunievvel 325 Daimi Cilt:1 Sayfa:114 Kapı ... mevkili tapu kaydının hem miktar hem hudut hem de mevkii olarak dava konusu parsellere uymadığı, nitekim taşınmazın evvelinin orman olduğunun tespit edildiği ve eski tarihli hava fotoğrafı ve memleket haritasının çakıştırılması sonucu bu durumun sübut bulduğu gerekçeleriyle müdahil davacı ... İdaresinin davasının kabulüne, diğer davacı ve müdahil davacıların davalarının reddi ile, ... ili Merkez ... ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 21, 22, 23 numaralı parsellerin orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, asli müdahil ..., asli müdahil ... vekili, asli müdahil ..., asli müdahil ... vekili, asli müdahil ... vekili, asli müdahil ... vekili, asli müdahil ... vekili, asli müdahil ... mirasçıları, davalı ..., davalı ... vasisi ..., davalı ... ve arkadaşları vekili, davalı ... vekili, davalı ..., davalılar ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir. Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde, dava tarihinden önce yapılmış orman kadastrosu çalışmasının bulunmadığı anlaşılmaktadır. SONUÇ: Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderacatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 35,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 233,95 TL'nin temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 27.11.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi. ...