4. Hukuk Dairesi 2011/10138 E. , 2012/14679 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı T.C.D.D. Genel Müdürlüğü vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 02/04/2010 gününde verilen dilekçe ile rücuen tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kabulüne dair verilen 22/03/2011 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 09/10/2012 duruşma günü için yapıl…
**4. Hukuk Dairesi 2011/10138 E. , 2012/14679 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı T.C.D.D. Genel Müdürlüğü vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 02/04/2010 gününde verilen dilekçe ile rücuen tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kabulüne dair verilen 22/03/2011 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 09/10/2012 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı ... vekili Avukat ... ile karşı taraftan davacı kurum vekili Avukat ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü. Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Umumi Mülhak ve Hususi Bütçelerle İdare Edilen Daireler ve Belediyelerle Sermayesinin Tamamı Devlete veya Belediye veya Hususi İdarelere ait Daire ve Müesseseler Arasındaki İhtilafların Tahkim Yoluyla Halli Hakkındaki Kanunun 1. ve 4.maddeleri aşağıdaki şekildedir. 3533 sayılı Kanun'un 1.maddesi; "Umumi, mülhak ve hususi bütçelerle idare edilen daireler ve belediyelerle sermayesinin tamamı Devlete veya belediye veya hususi idarelere ait olan daire ve müesseseler arasında çıkan ihtilaflardan adliye mahkemelerinin vazifesi dahilinde bulunanlar bu kanunda yazılı tahkim usulüne göre halledilirler." Aynı Kanunun 4. maddesi; Katma bütçe ile idare edilen daireler, belediyeler, özel bütçe ile idare olunan veya sermayesinin tamamı Devlet, belediye veya özel idarelere ait olan daire ve müesseselerin veya bu daire ve müesseselerden biriyle ikinci maddede yazılı dairelerden biri arasında çıkan uyuşmazlıklar, bulunduğu yerin ve taşınmaza ilişkin uyuşmazlıklarda, taşınmazın aynına yönelik olanlar hariç olmak üzere o taşınmazın bulunduğu yerin ve taraflar değişik yerlerde bulunuyorlarsa davalı durumunda olan daire veya müessesenin ve davalılar birden çok olduğu takdirde bunlardan birinin bulunduğu yerin yüksek dereceli hukuk mahkemesi başkanı veya hakimi tarafından hakem sıfatıyla çözümlenir." hükmünü amir bulunmaktadır. Görüldüğü üzere; kanun koyucunun, görevli mahkemenin tespitinde esas aldığı unsur sermayenin aidiyetidir. Buna göre, sermayesinin tamamı devlete ait olan davalı ..., 3533 sayılı kanun kapsamında bir kamu kuruluşudur. Tarafların sıfatı gereği aralarındaki uyuşmazlığın tahkim usulüne göre çözümlenmesi gerektiği gözetilerek sözü edilen Yasa uyarınca dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken işin esasının incelenmiş olması usul ve yasaya aykırı olup kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen kararın gösterilen nedenle BOZULMASINA; bozma nedenine göre diğer yönlerin incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve temyiz eden davalı yararına takdir olunan 900.00 TL duruşma avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine, peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 09/10/2012 gününde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY YAZISI Davacı T.C.D.D. 28/10/1984 tarihli 18559 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan ana statüsü gereğince bir kamu iktisadi teşebbüsüdür. 233 sayılı Kanun Hükmündeki Kararnamenin 4. maddesinde kamu iktisadi teşebbüslerinin bu kararname ile saklı tutulan hususlar dışında özel hukuk hükümlerine tabi olduğu belirtilmektedir. Şu durumda, eldeki davada Adli Yargı görevli olup dairemiz çoğunluğunun davaya hakem sıfatıyla bakılması yolundaki bozma kararına katılmıyoruz. 09/10/2012