(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2011/14144 E. , 2012/8069 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili,iş sözleşmesinin geçerli v…
**(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2011/14144 E. , 2012/8069 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili,iş sözleşmesinin geçerli ve haklı sebep olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir. Davalı vekili, iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davacının işyeri kıdeminin altı aydan fazla olduğu, dosya içeriğine göre işverence yapılan fesih işleminin haksız olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Taraflar arasında davacının altı aylık kıdeminin bulunup bulunmadığı ve dolayısıyla iş güvencesi hükümleri kapsamına girip girmediği uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanağı 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18.maddesidir. 4857 sayılı Kanun’un 18. maddesinin birinci fıkrasına göre iş güvencesi hükümleri kapsamına girmek için en az altı aylık kıdeme sahip olmak gerekir. Aynı maddenin dördüncü fıkrasına göre altı aylık süre aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde geçen süre birleştirilerek hesaplanır. Sözü edilen maddenin ikinci fıkrasına göre altı aylık kıdemin hesaplanmasında aynı Kanun'un 66. maddesindeki süreler dikkate alınır. Altı aylık kıdem şartını öngören hüküm nispi emredici olduğundan, daha az kıdem şartını öngören sözleşme hükümleri geçerli kabul edilmektedir. Altı aylık kıdem işçinin fiilen çalışmaya başladığı tarih ile fesih bildiriminin işçiye ulaştığı tarih arasında geçen süreye göre belirlenir. Dosyadaki içeriğinden, davacının 19/08/1981--31/07/2010 tarihleri arasında Tesis Bakım ve onarım teknisyeni olarak çalıştığı, 31.07.2010 tarihinde emekli olduğu, emeklilikten sonra 23/08/2010 - 07/10/2010 tarihleri arasında 6 aydan az süre çalıştığı, iş sözleşmesinin hatırlatılmasına rağmen verilen görevleri yapmamakta ısrar ettiği gerekçesiyle 4857 sayılı Kanun'un 25/II. maddesince haklı sebeple feshedildiği, davacının 08.03.2010 tarihli dilekçesinde, 31.07.2010 tarihinin son çalışma günü olmak üzere emekli olmak istediğini beyan ettiği, 10.08.2010 tarihli ibranameye göre emeklilik öncesine ilişkin tazminatlarının ödendiği anlaşılmıştır.