Sorumlu olanlara karşı tazminat istemek hakkı, davacının zararı ve sorumluyu öğrendiği tarihten itibaren iki ve her hâlde zararı doğuran fiilin meydana geldiği günden itibaren beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Şu kadar ki, bu fiil cezayı gerektirip, Türk Ceza Kanununa göre daha uzun dava zamanaşımına tabi bulunuyorsa, tazminat davasına da bu zamanaşımı uygulanır.
Davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekilinin öncelikle davacı şirketin mağduriyetini önlemek amacıyla dava konusu alacağın yargılama sürecinde teminat altına almak amacıyla davalının sahip olduğu müvekkili şirket hisselerine, davalının banka hesaplarına, davalının menkul ve gayri menkullerine, üçüncü kişilerden olan hak ve alacakları üzerine ihtiyati tedbir konulmasını, müvekkili şirkete ait ¨ 750.000,00 'nin davalıdan alınarak müvekkili şirkete iadesine karar verilmesini, davalı ...'un müvekkili şirketin %15 hissesine sahip olduğunu, hissesine düşen sermaye payını dahi ödemekten imtina ettiğini, müvekkili şirketin kuruluşunun ardından Antalya'da birtakım yatırımlar yapabilmek için araştırmalar ve fizibilite çalışmaları yapılmış olduğunu, davalının Antalya'da ikamet etmesi, diğer hissedarların tanıdığı ve güvendiği biri olması nedeniyle kendisine; yatırımların finansmanı, diğer resmi ödemelerin tediyesi maksadıyla şirket hesaplarından para çekme yetkisinin verildiğini, davalının sui niyetle hareket ederek söz konusu ilişkinin başladığı tarihten itibaren şirkete ait olan dava konusu meblağları gerek şahsi hesaplarına gerekse de ilişkisi bulunduğu kişi ve kurumlar adına transfer ederek uhdesine geçirdiğini, davalının 04/02/2009- 03/01/2011 tarihleri arasında ... İstanbul Gümüşsüyü Şubesindeki "..." no 'lu ...hesabına kredi hesabından transfer edilen ayrıca şirket ortakları ..., ..., ... tarafından transfer edilen sermaye ve işletme bedellerinden tahmini ¨3.600.000,00 'sini ... Bank Manavgat Şubesindeki şahsi hesabına EFT yaparak transfer ettiğini, bu meblağın ¨ 1.500.000,00 'sini şirket hesaplarına tekrar şirket girdisi yapmak için geri ödediğini, kalan ¨ 2.100.000,00'nin akıbetinin bilinmediğini, kalan rakam ile müvekkili şirket adına herhangi bir harcama yapılmadığını, herhangi bir tasarrufta bulunulmadığını, bu durumun şirket kayıtlarında açıkça belli olduğunu, müvekkili şirketin ... Gümüşsüyü şubesine ait ... no'lu hesabından 04/02/2009 tarihi ile 03/01/2011 tarihleri arasında gerek davalı gerekse babası ... ve ... tarafından yaklaşık ¨ 1.450.000,00 elden çekildiğini, bu meblağlardan müvekkili şirket adına herhangi bir tasarruf yapılmadığını, davalının, hakim ortağı olduğu ... A.ş 'nin hesaplarına ¨ 210.500,00 ve ¨36.389,89 transfer ettiğini, bu transferin hangi amaçla yapıldığının bilinmediğini, ayrıca davalının muhasebeden, 04/01/2010 ve 31/10/2010 tarihleri arasında ¨66.103,00 nakit para çektiğini, bu meblağlara ilişkin müvekkili şirkete herhangi bir resmi belge, fatura, sair evrak sunulmadığını, davalının yapmış olduğu işlem ve tasarrufların hiç birinin belgesini müvekkili şirkete ibraz etmediğini, davalı tarafından şahsi hesaplarına aktarılan veya elden çekilen meblağlar nedeniyle müvekkili şirketin uğradığı maddi zararın, şirket kayıtları üzerinde yapılan denetim ve raporu sonucunda sabit olduğunu, ayrıca şirket evraklarının ve resmi belgelerinin davalı tarafından alınarak şirket dışına çıkarıldığını, zayi edildiğini, bu nedenle davalı hakkında; 20/01/2014 tarihli 2011, 2012, 2013 yıllarına ait olağan genel kurul toplantı tutanağında da görüleceği üzere, usulüne uygun olarak toplanan genel kurulda davalı hakkında sorumluluklarını kötüye kullanarak şirketi maddi zarara uğrattığı gerekçeyle gerekli davaların açılmasın karar verildiğini,davet edildiği halde davalının genel kurula katılmadığını, müvekkili şirketin hesap ekstrelerinin dilekçe ekinde sunulduğunu, şirket ortaklarından banka hesabına yatırılan paraların yatırım amacı ile yatırıldığı halde davalının transfer ettiğini veya elden aldığını, söz konusu paraları zimmetine geçirdiğini, para kaçırdığını, bu nedenlerle öncelikle müvekkili şirketin mağduriyetini önlemek amacı ile dava konusu alacağın yargılama sürecinde teminat altına almak amacıyla davalının sahip olduğunu müvekkili şirketin hisselerine, davalının banka hesaplarına, davalının menkul ve gayrimenkullerine, üçüncü kişilerden olan hak ve alacakları üzerine ihtiyati tedbir konulmasını, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydı ile 750.000,00 Tinin davalıdan alınarak davacı müvekkil şirkete iadesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP: Davalı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin , iş bu dava konusu iddiasını, 04/01/2011 tarihinde Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2011/3362 hazırlık numaralı dosyası üzerinden şikayete konu ettiğini, soruşturmanın 08/06/2011 tarih, 18982 karar sayılı kararla "takipsizlik" ile sonuçlandığını, kararı itirazen inceleyen Manavgat Ağır Ceza Mahkemesi'nin , itirazın reddine karar verdiğini, delillerden olan işbu Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2011/3362 hazırlık numaralı dosyası incelendiğinde, TTK madde 560 ile düzenlenen dava açmak hakkı, 04/01/2011 tarihinde başladığını ve 03/01/2014 tarihinde sona erdiğini, davacının şikayet imkanının kullanıldığı 04/01/2011 tarihinden sonra 24/01/2011 tarihinde Yönetim Kurulu'nun toplandığını, huzurdaki davanın ikamesi tarihinin ise 13/02/2014 olduğunu, bu açıklamalar üzerine, dava konusu hakkın zamanaşımına uğramış olduğuna ilişkin usuli itirazlarının kabul edilmesini ve huzurdaki davanın esasına girilmeden zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmesini, zamanaşımı ve iş bu '' dolayısı ile sorumluluk davası''nda şirket ortaklarının uğradığı zararların talep edilemeyeceğine itirazlarının saklı kalmak kaydı ile davacı şirketin bildirdiği harca esas değerin (fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak) ¨750.000,00 iken, dava dilekçesinde ¨ 5.362.992,89 tutarında şirket ortakları zararından söz edildiğini, mahkeme 18/03/2014 tarihli tensip kararı ile davacının dava harcını tamamlamasına karar verdiğini, davacının 07/04/2014 tarihli dilekçesi ile "belirsiz alacak olarak ikame edilmiş davalarına kısmi dava olarak ikame ettiklerini beyan ile ¨ 1.000.000,00 ile sınırladıklarını ve yine fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuğunu, ayrı makbuzla yatırılmış olan toplam harç tutarının ¨17.107,15 olduğunu, talep konusunun belirli olduğu hallerde kısmı dava ikame edilmesinde hukuki yarar olmadığını, dava dilekçesinde ifade edilenin aksine, şirket işlerinin, duyulan güven nedeni ile kendisine teslim edildiği bir 3. kişi değil ;¨100.000,00 sermaye ile 21/11/2008 tarihinde kurulmuş ... Ticaret A.Ş. 09/11/2009 tarihinde tescil edilen ünvan değişikliği ile "... A.Ş." nin %15 pay ile hissedarı ve kurucu ortağı olduğunu, 24/01/2011 tarihli Olağanüstü Genel Kurul'da gerçekleşen azle kadar da Yönetim Kurulu üyesi olduğunu, turizm sektöründe, yaklaşık (25) yıldır işletmecilik ve yatırımcılık dahil faaliyet gösterdiğini, şirketin ortaklar arasında kararlaştırılan kuruluş amacının şirket adına satın alınmasına karar verilen Antalya ili, Merkez ilçesi, ... Köyü'nde kain, tapunun ... ada, ... parselinde kayıtlı taşınmaz üzerindeki binanın yeniden yapılarak "..." adı altında alışveriş merkezi olarak iletilmesinin temini olduğunu, şirketin kuruluşunu takiben 04/02/2019 tarihinde hedef taşınmazın alımı yapılarak , üzerindeki bina karkas hale getirildiğini ve yeniden yapımı işlemlerine başlandığını, binanın yeniden yapımının "yapılmakta olan yatırımlar" başlığı altında şirket bilançosuna yansıyan tutarı 2009 yılı itibarı ile ¨12.617,070,64 olduğunu, inşaatın tamamlanmasının ardından şirketin bu varlığı 2010 yılı cari döneminde "Maddi Duran Varlıklar" başlığı altında "binalar" hanesinde yeniden kaydedilmiş ve taşıdığı değerin ¨12.728.136,29 olarak ticari kayda işlendiğini, inşaatların tamamlanarak, 25.000 m2 alan üzerine kurulu 18.000 m2 kapalı alanlı ve içinde 350 adet bağımsız dükkanın bulunduğu ... Alışveriş Merkezi'nin işletmeye açılması ile kazandığı ekonomik değer, kredi imkanı da yarattığını, şirketin diğer hissedarlarının değişik bankalarla kredi ilişkisine girdiğini, şirketin halen yönetimde olan hissedarları, şirketin tek yatırımı olan ... Alışveriş Merkez 'ne, "kredi aracı" olarak bakıyor olmakla, işletme faaliyetlerine 2012 Eylül ayından itrbarer son vermidiklerini ve tesisi gayri faal hale getirdiklerini, tesis bugün itibarı ile işlemez durumda olduğunu, davacı şirkete borcunun bulunmadığını, ..., Gümüşsüyü Şubesi, ... numaralı hesaptan çekilen tutarların tamamının ve işbu davanın konusu olamayacağına dair itirazının saklı kalmak kaydı ile-... Bankası Manavgat Şubesi'ndeki hesabına gelen tutarların tamamı şirkete ait binanın yeniden yapımı işlerine sarf edildiğini, davacı şirketin iddiasının ispat için maddi gerçeği yok sayıp doğruluktan beyanda bulunmasına itiraz ettiğini, şirketin bilanço kayıtlarında ortaklardan alacaklı görünmediğini, şirketin yegane zararının ise çekilen banka kredileri ve bunların özellikle döviz faizlerinden ibaret olduğunu, şirketin ¨12.728.136,29 değerinde binaya sahip olduğuna dair itirazlarına rağmen bir incelemeye gerek kalmaksızın davanın reddedilmeyerek esasa girilmesi halinde ''keşif'' deliline dayanmadığı dikkate alınarak , taşınmazın mimarca hazırlanmış tadilat projesi ve işlerin değeri bilirkişi marifeti ile tespit edildiğinde, yapılan harcamaların değeri ortaya çıkacağını, karşı davada ise; ... Ticaret A.Ş.'nin, 24/01/2014 tarihli Olağan Genel Kurul toplantısında alınan kararlar usule ve yasal düzenlemelere aykırı olup yapılan inceleme neticesinde öncelikle işbu genel kurul kararlarının batıl olduğunun tespitine kabul edilmemesi halinde ise iptaline karar verilmesini talep etmek zorunda olduğunu, toplantı çağrısı TTK madde 414 ile aranan usulde tarafına tebliğ edilmediğini, talep ettiği 24/01/2014 tarihli Genel Kurul toplantı çağrısının usule uygun şekilde tebliğ edilmediğini, dava dilekçesinde yazılı adresinin tebligata elverişli adres olmadığı şirket tarafından bilindiğini, toplantı çağrısının TTK madde 437/1 ile aranan içerikten yoksun olduğunu, iptalini talep ettiği, 24/01/2014 tarihli Genel Kurul kararı, pay sahiplerinin haklarını korumaya yönelik yasal düzenlemelerden olan TTK madde 437/1 ile aranan nitelikleri taşımadığını, bu yasal düzenleme uyarınca; çağrıya ilişkin ilan ve taahhütlü mektup metinlerinde yer alması zorunlu hususlardan birisi de diğerlerinin yanında "denetleme raporlarının genel kurul toplantısından en az 15 gün önceden beri şirketin merkez ve şubelerinde pay sahiplerinin incelemesine hazır bulundurulduğu" olduğunu, bu husustaki eksikliğin iptal sebebi sayılması gerektiğini, genel kurul kararının 4'üncü maddesi, TTK madde 436/2 hükmüne aykırı olduğunu, iptali talep olunan 24/01/2014 tarihli genel kuruo karaırnın 4'üncü maddesi incelendiğinde görüleceği üzere, ...'ın ibrası oybirliği ile alınmış bir karar olduğunu ve oylamaya yasaca yasaklanmış olmasına rağmen kendisi de katıldığını, kanunun emredici hükmüne aykırı Genel Kurul kararı bu yanı ile batıl ve yokluğuna karar verilmesi gerektiğini, Genel Kurul Kararı TTK madde 445 ile düzenlendiği şekilde dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, davanın esasına cevaplarında kısmen açıklandığı üzere davacı Şirket, çoğunluğa dayalı yönetim hakkına dayanarak, haksız işlem tesis etmekte ve şirket paylarına el koymak amacı ile borç uydurarak dava hakkını kötüye kullandığını, davacı şirketin ödemekle yükümlü olduğu 09/06/2010 tarihinde ... Gümüşsüyü Şubesi'nden kullanılan 8 milyon USD kredinin hissedarlardan ... hesabına gönderildiğinin sabit olduğunu, bu hususun genel kurul tarafından inceleme ve araştırma konusu yapılmadığı gibi şirketin bu olağanüstü zararı mevcudiyetini sürdürdüğünü, pay sahiplerinin eşit şartlarda eşit işleme tâbi tutulmasının yasal düzenleme gereği olduğunu, Genel Kurul kararında yer alan Denetçi Raporları ve son Denetçi'nin seçiminin usulsüz olduğunu sonuç olarak aleyhine ikame edilmiş ''dolayısı ile sorumluluk '' davasının öncelikle zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesini, kabul edilmemesi halinde davacı şirketin yaptığı iş/işlemler nedeni ile herhangi bir zarara uğramadığı tespit edilerek davanın esastan reddine hükmolunmasını karşı davasının kabul edilerek 20/01/2014 tarihli genel kurul kararının batıl dolduğunun tespitine, kabul edilmemesi halinde ise iptaline karar verilmesini , davacı şirketin yasal şartları oluşmamış ihtiyati tedbir taleplerinin reddine hükmolunmasını , yargılama giderlerinin ise davacı/karşı davalı şirkete yüklenmesini talep ve karşı dava etmiştir.