10. Hukuk Dairesi 2023/13154 E. , 2024/1266 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2101 E., 2023/2385 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 9. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/40 E., 2023/197 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adl
**10. Hukuk Dairesi 2023/13154 E. , 2024/1266 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2101 E., 2023/2385 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 9. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/40 E., 2023/197 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle 02.05.1992 - 04.03.1996 tarihleri arası geçtiği iddia edilen çalışma süresinin tespitine karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili tarafından verilen 29.12.2018 tarihli dilekçe ile müvekkilinin 09.03.1992 - 04.03.1996 tarihleri arasındaki çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı tarafından davaya cevap verilmediği görülmüştür. 2.Fer'i müdahil ... vekili cevap dilekçesinde özetle hak düşürücü sürenin gözetilmesi gerektiğini, davacının iddiasını kanıtlaması gerektiğini beyanla, davanın reddi gereğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davasının kabulüne, davacının davalı ... Tic. A.Ş. tarafından ... Tur Tic. A.Ş.'ye devrolunan ve ... Sosyal Medya İnternet ve Yayıncılık A.Ş. ile birleşen 252186.35 ss no.lu işyerinde hizmet akdine istinaden asgari ücret ile sürekli ve kesintisiz 09.03.1992- 04.03.1996 tarihleri arasında 1437 gün çalıştığı, 480 gününün kuruma bildiriminin yapıldığı, 957 gününün ise Kuruma bildiriminin yapılmadığının tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... fer'i müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B.İstinaf Sebepleri 1.Fer'i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; yetersiz tanık anlatımları esas alınarak Yargıtayın kararlılık kazanan son uygulamalarının ışığında gerekli kanıtlar toplanılmaksızın hüküm kurulduğunu, çalışmaya ilişkin iddiaların gerçek ve fiili olduğuna dair kesin deliller olmadan karar verildiğini, davacının taleplerinin 5 yıllık hak düşürücü süreye uğradığını, çalışma olgusunun varlığının zorunlu olduğunu, fiili çalışma saptanmadıkça sadece hizmet akdine dayanılması halinde dahi sigortalılığın söz konusu olamayacağını, yazılı delil niteliğindeki resmi Kurum kayıtları karşısında davacının da iddiasını aynı mahiyette yazılı delillerle ispat etmek zorunda olduğunu, yeterli araştırma yapılmadan karar verildiğini beyanla, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi tarafından dosyada mevcut ve davacı tanıkları hakkında hükmedilen Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 15.03.2021 tarihli bozma kararındaki hususların düzgün değerlendirilmeden, delillerin tek taraflı olarak değerlendirilerek, davacı ... husumetli tanıklarının işyerinde sadece halı dokuma işi ile iştigal ettiklerine dair açık ikrarları dikkate alınmadan karar verildiğini, delillerinin kanuna ve Yargıtay kararlarına uygun şekilde değerlendirilmeden hatalı hüküm kurulduğunu, müvekkili şirketin belirtilen adreste sadece halı dokuma işi ile iştigal ettiğini ve bu konuda sektöründe uzman olan bir firma olduğunu, işyerinde halı dokuma işinden başka bir ticari faaliyet yapılmadığını, zamanaşımı itirazlarının dikkate alınmadığını, 20.06.1987 tarihinde yürürlüğe giren 3395 sayılı Kanun ile 506 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesine eklenen 2-D maddesine göre el halıcılığı dokuma işlerinde çalışanlar hakkında yalnız iş kazaları ve meslek hastalıkları ile analık ve hastalık sigortası kollarının uygulandığını beyanla, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle eksik inceleme sonucu karar verildiğini, davalı iş yerinde hiçbir şekilde zirai faaliyet olmadığını, davalı şirketin halı dokuma işi iştigal ettiğini, yargılam gideri ve vekalet ücretinin yanlış hesaplandığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddeleridir. 3. Değerlendirme Davanın yasal dayanağı olan 506 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin II numaralı fıkrasına, 09.07.1987 tarihinde yürürlüğe giren 3395 sayılı Kanun'un 1 inci maddesiyle eklenen (D) bendinde “El halıcılığı dokuma işlerinde çalışanlar hakkında yalnız iş kazaları ile meslek hastalıkları, analık ve hastalık sigorta kolları uygulanır. Ancak bunlar istekleri halinde malullük, yaşlılık ve ölüm sigorta kolları bakımından 85 inci madde hükmüne göre isteğe bağlı sigortalı olabilirler.” düzenlemesine yer verilmiş, sonrasında 06.08.2003 günü yürürlüğe giren 4958 sayılı Kanun'un 57 nci maddesiyle söz konusu bent ilga edilmiş olup yürürlükten kaldırmaya yönelik yasama işleminin geriye yürütüleceğine ilişkin herhangi bir yasal düzenleme bulunmadığından, şu durumda 09.07.1987 – 05.08.2003 (dahil) dönemi bakımından bentte yazılı nitelikteki hizmetin 506 sayılı Kanun hükümleri gereğince uzun vadeli sigorta kollarına tabi zorunlu sigortalılık olarak değerlendirilemeyeceği belirgindir. Yukarıdaki yasal düzenleme ve açıklamalar ışığında eldeki dava irdelendiğinde, Mahkemece davacının hizmet tespiti talebine konu 09.03.1992-04.03.1996 döneminde, davalı işverene bağlı olarak yerine getirdiği faaliyetin “el halıcılığı dokuma işi” niteliğinde olup olmadığı belirlendikten sonra, yapılan işin el halıcılığı kapsamında olduğunun anlaşılması halinde 506 sayılı Kanun'un 3/D bendi kapsamında değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmelidir. Yukarıda belirtilen maddi ve hukuki nedenler gözetilmeksizin karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Peşin yatırılan temyiz harcın istek halinde ilgiliye iadesine, 14.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.