2. Hukuk Dairesi 2016/22572 E. , 2018/9229 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Anayasanın 141/3. maddesi "bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır" buyurucu hükmünü içermektedir. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297.madd…
**2. Hukuk Dairesi 2016/22572 E. , 2018/9229 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Anayasanın 141/3. maddesi "bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır" buyurucu hükmünü içermektedir. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297.maddesinde de kararın kapsayacağı hususlar ayrınıtılı biçimde belirtilmiştir. Gerekçeli karar, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kapsamalıdır (HMK m. 297/1-c). Mahkemenin hangi delillerle sonuca ulaştığını değil, dayanılan delillerde yer alan hangi vakıanın kabul edildiğini Yargıtay denetimine elverişli şekilde gerekçeli olarak açıklaması zorunludur. Somut olayda mahkemece; "Tarafların ayrı yaşadıklarının sübuta erdiği, bu durum karşısında eşler arasındaki evlilik birliğinin devamında gerek taraflar açısından gerekse toplum açısından bir faydanın kalmadığının anlaşıldığı, didişme ve düşmanlık kaynağı olan bir evliliğin, ne toplum ne de taraflar için bir faydası olmayacağı, eşler için devamlı bir ızdırap ve üzüntü kaynağı olacağının muhakkak olduğu, yaşanan olaylarda davacının daha ağır kusurlu olduğu, davacı yanın da davalının da aile birliğinin temini yönünde gerekli adımları atmaması davacının eşyalarını dışarı atması nedeni ile kusurlu olduğu kabul edildiği, tüm tanık anlatımları birlikte değerlendirildiğinde tarafların dava açılmadan önce ayrı yaşamaya başladıkları, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı sabitttir" gerekçesiyle davanın kabulüne karar vermiş ise de, davalının savunmasında ileri sürdüğü hangi vakıanın kanıtlandığı ve davacı erkeğin kusurlarının neler olduğu kararda belirtilmemiştir. Bu haliyle karar Yargıtay denetimine elverişli değildir. Karar HMK 297/1-c maddesindeki unsurları içermemektedir. Bu sebeple hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 17.09.2018 (Pzt.)