10. Hukuk Dairesi 2024/12110 E. , 2025/3137 K. MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/754 E., 2024/1863 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/425 E., 2023/228 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlan…
**10. Hukuk Dairesi 2024/12110 E. , 2025/3137 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/754 E., 2024/1863 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/425 E., 2023/228 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıya 01.03.2011 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığını, davalı Kurumca aylık bağlama işlemini müteakip 29.04.2016 tarihli ve 2016/E.Ç./20 sayılı denetmen raporuna istinaden 11.12.2007 tarihi ile 10.11.2010 tarihi arasındaki 1051 günlük çalışmalarının iptal edilerek ödenen yaşlılık aylıklarının borç olarak tahakkuk ettirildiğini belirterek hizmetlerinin iptal edilmesine ilişkin işlemin iptaline, iptal edilen hizmetlerinin tesciline ve davacı müvekkiline 01.03.2011 tarihi ile 17.11.2021 tarihi arasında yersiz ödendiği iddia edilerek tahakkuk ettirilen toplam 178.510,62 TL borç sebebiyle Kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1-Dahili davalı cevap dilekçesinde; davacı vekili tarafından müvekkiline dahili davalı olarak davaya katılma talebinde bulunulmuş ise de müvekkilinin davalı SGK ile birlikte davalı olmasına gerek olmadığını düşündüklerini, davacının yanında davaya katılma taleplerinin olduğunu, davacının dava konusu dönemlerde müvekkilinin yanında iş akdi ile çalıştığını, müvekkili tarafından davacının SGK bildirimlerinin düzenli olarak yapıldığını, davacının dışında aynı dönemde çalışan başka bordrolu kişilerin de bulunduğunu, bordrolu çalışan bu işçilerin SGK kayıtlarının celbi ile tanık olarak dinlenmesini talep ettiklerini, müvekkili ile davacı arasında hizmet akdi kurulduğunu, ancak davacının maaş ödemelerinin o dönem yasal zorunluluk olmaması sebebi ile elden yapıldığını, davacının dava konusu dönemlerde hizmet akdinin iptal edilmesinin hukuka uygun olmadığını beyanla; davanın kabulünü, müvekkilinin dahili davalı olarak kabul edilmesi halinde, davanın açılmasına sebebiyet vermemiş olması nedeniyle aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdir edilmemesini talep etmiştir. 2-Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; yapılan işlemlerde iptali gerektirir bir sakatlığa meydan verilmediğini beyanla; davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının zorunlu sigortalılık hizmetlerinin iptaline ilişkin Kurum işleminin iptali, iptal edilen hizmetlerinin yeniden Kurum kayıtlarına tescili ve aylık ödemelerinin yersiz olduğundan bahisle tahakkuk ettirilen borç sebebiyle davalı Kuruma borçlu olmadığının tespiti taleplerine yönelik davanın reddine, dahili davalı işveren yasal hasım durumunda olduğundan dolayı davaya dahil edildiğinden dahili davalı yargılamada kendini vekil ile temsil ettirmiş ise de lehine avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına dair karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; müvekkilinin davalı idareye karşı herhangi bir hileli işlem yapmadığı gibi yanlış ve eksik beyanda da bulunmadığını, müvekkilinin dahili davalı yanındaki çalışmasının gerçek olduğunu, bu durumun dahili davalı tarafından da kabul edildiğini ve gerçek olan çalışması karşılığında kıdem tazminatı ödemesi de yapılmış olduğunu, Kurumun yaptığı işlemin zamanaşımına uğramış olduğunu, tarafsız dinlenen tanıkların beyanlarının da Kurum işleminin iptalini gerektirecek nitelikte olduğunu, mahkemenin lehe olan tanık beyanlarını dikkate almamış olduğunu, Kurum işleminin hukuka ve usule aykırı olduğunu belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının fiili çalışmaya dayalı olmadığı (sahte sigortalılık) gerekçesi ile iptal edilen hizmetlerinin gerçek olduğunun tespiti ve kuruma borçlu olmadığının tespitine ilişkindir. Sahte sigortalılığa dayanan davalar hizmet tespiti içerikli olmakla, davanın yasal dayanağını oluşturan 5510 sayılı Kanun’un 86. maddesinde bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması halinde somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen komşu iş yeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer tanıklarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunlu olup Mahkemece, tarafların sunduğu deliller ile yetinilmemeli, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ilgili hükümleri esas alınarak kendiliğinden araştırma ilkesi benimsenmeli, sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. İnceleme konusu davada; davacının 11.12.2007 - 10.11.2010 tarihleri arasında dahili davalı işverenlikte sigortalı olarak çalıştığının ve emekliliğe hak kazandığının tespitini, davalı Kurumun sigortalılık ve emeklilik iptali yönündeki idari işlemlerinin iptalini istediği eldeki davada, Mahkemece bir kısım tanık beyanları alınarak eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olmuştur. İptale dayanak 29.04.2016 tarih ve 2016/E.Ç./20 sayılı Kurum denetmen raporunda davacının beyanının alındığı, denetime konu işyerinde "gece bekçisi" olarak çalıştığını belirttiği, yargılama sırasında Mahkemece alınan 03.05.2023 tarihli beyanında işyerinde "balık yemleme, arabalara balık yükleme ve yem indirip bindirme" işi yaptığını söylediği, dinlenen bir kısım tanıkların ise davacının gece bekçiliği yaptığını ifade ettikleri, bir kısmının da davacıyı tanımadıkları belirttiği, Mahkemece tanık beyanları arasındaki çelişkiler giderilmeden karar verildiği anlaşılmaktadır. Yapılacak iş, uyuşmazlık konusu döneme ilişkin tüm bordrolar getirtilerek, çalışmaları iptal edilmeyen tanıklar belirlenip ayrıntılı beyanları alınarak aradaki çelişkileri gidermek, davacının talep konusu dönemde çalışıp çalışmadığı, ne iş yaptığı, işe başlama ve ayrılma tarihlerini hiçbir tereddüte mahal bırakmayacak şekilde ortaya koyarak toplanan deliller ışığında varılacak sonuca göre hüküm kurmaktan ibarettir. Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki ilkeler gözetilmeksizin eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir. VI.KARAR Açıklanan sebeplerle; 1-Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 3-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.