11. Ceza Dairesi 2023/5124 E. , 2024/7380 K. MAHKEMESİ:Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2021/2277 Değişik iş SUÇLAR :Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, tacir veya şirket yöneticileri ile kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi ve kabulü kararları KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yara…
**11. Ceza Dairesi 2023/5124 E. , 2024/7380 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2021/2277 Değişik iş SUÇLAR :Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, tacir veya şirket yöneticileri ile kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi ve kabulü kararları KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Fatsa Cumhuriyet Başsavcılığının 24.09.2021 tarihli ve 2021/1030 Soruşturma, 2021/3667 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın tacir veya şirket yöneticileri ile kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı suçu yönünden reddine, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu yönünden ise kabulüne ilişkin mercii Fatsa Sulh Ceza Hakimliğinin 05.12.2021 tarihli ve 2021/2277 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 05.12.2021’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 26.07.2023 tarihli ve 2021/28822 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.09.2023 tarihli ve KYB-2023/90241 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.09.2023 tarihli ve KYB-2023/90241 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Her ne kadar Fatsa Sulh Ceza Hâkimliğinin 05/12/2021 tarihli kararında yer alan "... şüphelinin proje hazırlamak üzere aldığı 15.000 TL'yi uhdesinde tutarak müştekiye iade etmediği anlaşılmakla, delillerin takdiri ve değerlendirmesi mahkemesine ait olmak üzere kamu davası açmaya yeterli şüphe oluştuğundan müştekinin itirazının kabulü ile; CMK 173/4 maddesi gereğince şüpheli ... hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 155/2 maddesi gereğince Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma suçundan iddianame tanzim edilmesine.." şeklindeki gerekçe ile itirazın dolandırıcılık suçu yönünden reddine, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu yönünden ise, itirazın kabulü ile kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırılmasına ve bu suçtan iddianame tanzim edilmesine karar verilmiş ise de; Şüpheli ve müşteki arasında Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu İPARD hibe programı kapsamında danışmanlık sözleşmesi yapıldığı, sözleşme kapsamında projenin hazırlanması, teklife ve kuruma teslime uygun hale getirilmesi için yapılacak masraf olarak belirlenen 15.000,00 Türk Lirasının müşteki tarafından şüpheliye verildiği, şüphelinin projenin hazırlandığını belirtmesine rağmen kuruma yapılan herhangi bir başvurunun bulunmadığı ve ön ödemenin iadesinin talep olunduğu ancak herhangi bir ödeme yapılmadığı, gönderilen ihtarnameden de sonuç alınamadığı iddia edilen olay nedeniyle Fatsa Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma sonunda, suça konu eylem ile ilgili dolandırıcılık suçu yönünden yapılan değerlendirmede hileli davranış konusunda müştekinin soyut beyanı dışında delil bulunmadığı, suça konu eylemin hukuki ihtilaf niteliğinde kaldığı ve suç unsuru bulunmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, anılan karara yönelik müşteki vekili tarafından yapılan itiraz üzerine merci mahkemesince, eylemin tek olduğu ve iki ayrı karar verilemeyeceği gözetilmeden, itiraz ile ilgili tek bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. " Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçinin, Tarımsal ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumunun İPARD hibe programına başvurmak için araştırma yaparken şüpheli ile tanıştığının, şüphelinin Sunsa Eğitim ve Proje Danışmanlığı bünyesinde bir çok projeye hizmet verdiğinin, bu nedenle şüpheli ile sözleşme tanzim edilerek 15.000 TL tutarında ön ödeme yapıldığının, şüphelinin çelişkili bilgiler vermesi üzerine yapılan araştırmada projenin kabulünü imkansız kılacak nitelikte eksik ve hatalar olduğunun fark edildiğinin, şüphelinin şikâyetçi adına herhangi bir kuruma başvuru yapmadığının belirlendiğinin, şüpheli ile görüşüp ön ödemenin iadesinin talep olunduğunun ancak herhangi bir ödeme yapılmadığının, gönderilen ihtarnameden de sonuç alınamadığının iddia olunması üzerine başlatılan soruşturmada; Fatsa Cumhuriyet Başsavcılığının 24.09.2021 tarihli ve 2021/1030 Soruşturma, 2021/3667 Karar sayılı kararı ile "...dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için failin hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlaması gerektiği, hilenin sergileniş açısından mağdurun denetleme olanağını ortadan kaldırması gerektiği, yine kullanılan hile ile mağdurun yanılgıya düşürülmesi ve bu yanıltma sonucu kandırıcı davranışlarla yalanlara inanan mağdur tarafından şüpheli veya bir başkasına haksız çıkar sağlaması gerektiği, somut olayda müştekiye karşı şüpheli tarafından yöneltilmiş hileli davranışın ne olduğu konusunda müşteki vekilinin soyut beyanları dışında herhangi bir delil bulunmadığı, şüpheliye paranın zorla verilmediği ya da hileli davranış ile alınmadığı..." gerekçesiyle tacir veya şirket yöneticileri ile kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı suçundan kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, yapılan itiraz üzerine Fatsa Sulh Ceza Hakimliğinin 05.12.2021 tarihli ve 2021/2277 Değişik İş sayılı kararı ile dolandırıcılık suçu yönünden itirazın reddine, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu yönünden ise, itirazın kabulü ile kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırılmasına ve bu suçtan iddianame tanzim edilmesine karar verilmiş ise de, Sulh Ceza Hakimliğince yapılan itiraz hakkında tek bir karar verilmesi gerekirken, eylem ikiye bölünerek ret ve kabul kararları verilmesi Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Fatsa Sulh Ceza Hakimliğinin 05.12.2021 tarihli ve 2021/2277 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.06.2024 tarihinde karar verildi.