(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2010/4774 E. , 2010/8332 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat ... ile davacı vekili avukat ...'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatlar…
**(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2010/4774 E. , 2010/8332 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat ... ile davacı vekili avukat ...'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı şirket, ... Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisinde elektrik ürettiğini, 23.11.1999 tarihinde DSİ 3.Bölge Müdürlüğü’nden yer altı suyu kullanma izni aldığını, yer altından çıkarılan suyu soğutma amaçlı olarak kullandığını, ... Büyükşehir Belediyesi’nin kurulmasından sonra 2560 Sayılı Kanun uyarınca kurulan Su ve Kanalizasyon İdaresi tarafından Tarifeler Yönetmeliği hükümleri uyarınca kuyu suyu abonesi olunması gerektiğinin bildirildiğini, herhangi bir alt yapı hizmeti verilmeden özel mülklerde bulunan kuyulardan çıkartılan yer altı suyundan bedel tahsil edilmesinin mümkün olmadığını, 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nda yer alan ve yeraltı sularından bedel tahsil edilebileceğine ilişkin hükmün Anayasa Mahkemesi’nce iptal edildiğini ileri sürerek, 29.12.2006 tarihli ve 52.427,93-TL. bedelli kuyu suyu faturası nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Davalı Adasu, davacı ile akdedilen sözleşmeye dayanılarak faturanın tahakkuk ettirildiğini, davacı tarafın sözleşmenin dayandığı yönetmeliğin ilgili hükümlerinin iptali için idari yargıda açtığı davanın reddedilerek 2010/4774-8332 kesinleştiğini, Bakanlar Kurulu kararı ile genel müdürlüklerinin müstakil bütçeli ve kamu tüzel kişiliğine haiz bir kuruluş olarak yönetmelik yapma yetkisinin bulunduğunu, davacı şirketin proses su ihtiyacını gidermek için kuyu suyu kullandığını ve oluşan atık suyu görev ve yetki sınırlarında bulunan Çark Deresine dolaylı olarak boşalttığını, her abonenin tükettiği kadar suyu kirleteceğini, bu nedenle davacının kullanılmış suları uzaklaştırma bedeli ödemekle yükümlü olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davalı idarenin Çark deresinde herhangi bir hizmetinin bulunmadığı, elektrik santralinden gelen suyun arıtma tesisine girmediği, davacının davalı ile yapmış olduğu abone sözleşmesinin geçerli olduğu ancak davalıya atık suyun temizlenmesi hususunda herhangi bir hizmet verilmediği gerekçe gösterilerek davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.