21. Hukuk Dairesi 2013/16512 E. , 2013/22356 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz kon
**21. Hukuk Dairesi 2013/16512 E. , 2013/22356 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından, Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. K A R A R 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere, kanuni gerektirici sebepler ile temyiz kapsam ve nedenlerine göre davalı şirket vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine, 2-Dava, 03.06.2006 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu, sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, 60.180,80TL maddi, 70.000,00TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Dosyadaki kayıt ve belgelerden;davaya konu zararlandırıcı olayın SGK Başkanlığı tarafından iş kazası olarak nitelendirildiği, kaza sonrasında davacının %38,2 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı, kazanın oluşumunda %80 oranında davalı işveren, %20 oranında ise kazalının kusurunun bulunduğu, davacının maddi zararının tespiti için alınan hesap raporunda 60.180,80TL karşılanmamış maddi zararının bulunduğunun belirtildiği, bu miktar zararın hesabında 19.01.2010 tarihli ibranameye konu 20.000,00TL dikkate alınmadığı anlaşılmaktadır. Kural olarak tazminat alacaklısına yapılmış ödemenin bu miktar ile sınırlı olmak üzere bağlayıcılığı asıldır. Gerçek anlamda ödemeden söz edebilmek için ise tazmin edilecek miktar ile buna karşılık alınan meblağ arasında açık oransızlığın bulunmaması koşuldur. Başka bir anlatımla, ödemenin yapıldığı tarihteki verilerle hesaplanan maddi tazminat ile ödenen miktar arasında açık oransızlığın bulunduğu durumlarda, yapılan ödeme makbuz niteliğinde kabul edilebilir. Bu durumda ibranameye konu ödemenin yapıldığı tarih göz önünde tutularak davacının gerçek zararının uzman bilirkişiler aracılığı ile saptanması suretiyle belirleneceği hukuksal gerçeği ortadadır. Oysa maddi tazminat davası bakımından yukarıda açıklandığı biçimde inceleme ve araştırma yapılmadığı dosya içeriğinden anlaşılmakta olup bu durum usul ve yasaya aykırıdır. Buna göre maddi tazminat davası bakımından yapılacak iş; yargılamaya konu ibranameye göre davalı yanca 20.000,00TL ödemenin yapıldığı 19.01.2010 tarihlerdeki veriler esas alınarak davacının gerçek zararını bilirkişiye hesaplattırmak, böylece tazmini gereken miktar ile buna karşılık alınan 20.000,00TL meblağ arasında açık oransızlığın bulunup bulunmadığını denetlemek, meblağlar arasında açık oransızlığın bulunması durumunda maddi tazminata ilişkin 20.000,00TL'lik ödemeyi "kısmi ifayı içeren makbuz" niteliğinde kabul ederek yapılan ödemenin 19.01.2010 tarihindeki gerçek zararı hangi oranda karşıladığını saptamak ve güncel verilere göre hesaplanacak maddi tazminattan saptanan bu oranda indirim yaparak neticeye gitmekten, açık oransızlığın bulunmaması halinde ise maddi tazminat davasının reddine karar vermekten ibarettir. O halde davalı şirketin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 02.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.