6. Hukuk Dairesi 2023/4426 E. , 2024/1742 K. MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/353 E., 2023/1399 K. HÜKÜM/KARAR : Esas hakkında yeniden hüküm / Davanın kabülü İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/327 E., 2022/240 K. Taraflar arasında muvazaa iddiasına dayalı sıra cetveline itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekilleri tarafından isti…
**6. Hukuk Dairesi 2023/4426 E. , 2024/1742 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/353 E., 2023/1399 K. HÜKÜM/KARAR : Esas hakkında yeniden hüküm / Davanın kabülü İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/327 E., 2022/240 K. Taraflar arasında muvazaa iddiasına dayalı sıra cetveline itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından duruşmalı talep edilmiş ise de mahiyet itibariyle istemin reddine karar verildikten ve kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan inceleme sonucunda, davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava konusu sıra cetvelinde 13 ncü sırada yer aldığını, 2, 6, 8, 9 ve 11 nci sırada yer alan davalı alacaklarının esasına itiraz ettiklerini, alacaklı davalılar ...'in dava dışı borçlu kooperatifin yönetim kurulu başkanı, ...'ın başkan yardımcısı, ... ve ...'un başkan yardımcısının kızları olduğunu, takibe konu edilen senetlerin yönetim kurulu başkan ve yardımcısı tarafından düzenlenerek gerçek alacaklıların alacaklarını engellemek istediklerini, senetlerin tanzim ve vade tarihlerinin aynı olduğunu, ayrıca sıra cetvelindeki sıraya itiraz kapsamında sıra cetvelinin iptali istemli ... 5. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2019/902 E. sayılı dosyası ile dava ikame edildiğini, davalılar tarafından borçlu kooperatif aleyhine yapılan diğer takipleri semeresiz bırakmak amacıyla muvazaalı olarak alacak yaratıldığını ileri sürerek sıra cetvelinin iptali, davalılara isabet eden alacağın/payın alacak miktarınca ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin ve diğer davalıların dava dışı S.S. ... Yapı Kooperatifinin üyeleri olduğunu, kooperatifin usulüne uygun tutulan ticari defter ve kayıtlarında borçların varlığının görüleceğini, davacının iddia ettiği gibi kooperatif üyeleri ve yakınlarının kooperatif aleyhine borçlandırılmalarının söz konusu olmadığını, müvekkili ve diğer üyelerin alacaklarının ortaklık pay bedelleri olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; takibe konu senedin müvekkili ve eşinin kooperatifteki pay bedeli ve aidat ödemesinden kaynaklandığını savunarak, davanın reddini istemiştir. 3. Diğer davalılar vekili, müvekkili ...'ın kooperatifte devir yolu ile satın aldığı hisseler ve kooperatif yönetiminde iken yaptığı masraflara istinaden senet verildiğini, müvekkili ...'ın kızları olan diğer davalılar ... ve ...'un da kooperatif üyesi olduklarını ve üyelik pay bedeli olarak ödedikleri miktarlara yönelik olarak takibe konu senetlerin verildiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın süresinde açıldığı, davalıların kooperatif ile ilişkileri nedeniyle bir kısım senetlerin kendilerine düzenlenerek verildiğini iddia ettikleri, ancak bu senetlerin davalıların kooperatife vermiş oldukları borç nedeniyle düzenlendiğini kabule ilişkin yeterli bilgi ve belgenin dosyaya ibraz edilmediği, takip konusu senetlerin her zaman düzenlenmesi mümkün olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, sıra cetvelinin davacı ile ilgili olarak muvazaa nedeni ile iptaline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporu uyarınca müvekkilinin kooperatif adına 85.945,00 TL ödeme yaptığının sabit olduğunu, ayrıca 250.000,00 TL'nin ise karar defterine göre müvekkili tarafından yine kooperatif adına ödendiğini, bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, mahkemece kurulan hükmün hatalı olduğunu, muvazaa kabul edilse dahi haciz tarihlerine göre sıra cetvelinin oluşturulması gerektiğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 2. Diğer davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, senetlerin müvekkillerinin kooperatiften olan pay bedelleri karşılığı kanuna uygun şekilde verildiğini, genel kurul tarafından aidat ödemesine dair karar alınmadığını, senetlerin vade tarihleri 2012 yılı ise de davacı alacağından önce 2009 yılında pay bedellerinin ödendiğini, bilirkişinin varsayıma dayalı olarak müvekkilleri tarafından ödenen paraların birikmiş kooperatif aidat bedeli olduğunun beyan edildiğini, müvekkillerinin alacağının muvazaalı olmadığını beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı yönetim kurulu üyelerinin kanun ve ana sözleşmeye aykırı olarak dava dışı kooperatifi borçlandırdıkları ve söz konusu alacaklıların kooperatif nezdindeki konumları, akrabalık ilişkileri ve yapılan takip işlemleri gözetildiğinde alacağın gerçek bir alacak olmadığı ve muvazaaya dayalı olduğu anlaşılmakla davalıların aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, ancak alacaklıya-davalıya ayrılan payın yargılama giderleri ve vekalet ücreti de dahil olmak üzere öncelikle davacıya ödenmesine, artan kısım bulunması halinde davalıya bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, Mahkemece hükmün bu doğrultuda oluşturulmadığı, öte yandan davaya konu sıra cetveline yönelik ... 5. İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/902 E., 2021/53 K. sayılı ilâmı ile iptal kararı verilmiş ise de; muvazaa davaları esasa ilişkin olduğundan ve genel hükümlere göre yargılama yapıldığından eldeki davada, varılan sonuca göre oluşturulan hükmün, yeni yapılacak sıra cetvelinde göz önünde bulundurulacak olması sebebiyle iptal kararının eldeki dava konusuna etki etmeyeceği gerekçesiyle yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne, paylaşıma konu edilen miktardan davalılara ayrılan payların yargılama giderleri ile vekalet ücreti de dahil olmak üzere öncelikle davacının alacaklı olduğu icra dosyasına ödenmesine, artan para bulunması halinde davalılara ödenmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalılar vekilleri, temyiz dilekçelerinde istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, muvazaa iddiasına dayalı sıra cetveline itiraz istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 142 nci maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri. 3. Değerlendirme 3.1. Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanunun 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanunun 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre kararı temyiz eden davalılar ..., ..., ... ve ...'un sıra cetveline konu alacaklarının her biri Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kalmaktadır. 3.2. Davalı ...'in temyizi yönünden; sıra cetveline itiraz, alacağın sadece esas ve miktarına ya da hem esasına, hem miktarına, hem de sıraya yönelik ise dava yoluyla genel mahkemede (İİK 142/1), itiraz sadece sıraya yönelikse şikayet yoluyla icra mahkemesinde (İİK 142/son) görülmelidir. Somut olayda dava alacağın esas ve miktarına yönelik sıra cetveline itiraz istemine ilişkindir. Dosya kapsamından dava konusu edilen aynı sıra cetvelinde sadece sıraya yönelik olarak ... 5. İcra Hukuk Mahkemesinin 03.02.2021 tarihli ve 2019/902 E., 2021/53 K. sayılı kararı ile sıra cetvelinin iptaline dair verilen kararın bir kısım şikayet olunanlar tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 02.10.2023 tarihli ve 2021/957 E., 2023/1400 K. sayılı ilamı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Söz konusu kararın bir kısım şikayet olunanlar tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 27.05.2024 tarihli ve 2023/4430 E., 2024/1741 K. sayılı ilamı ile temyiz başvurularının miktardan reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. 3.3. Bu durumda, eldeki davaya konu 28.11.2019 tarihli sıra cetvelinin ... 5. İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/902 E. sayılı dosyasında iptaline karar verildiğine göre aynı sıra cetveline ilişkin olarak muvazaa iddiasına dayalı sıra cetveline itiraz davası konusuz kaldığından artık davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir. 3.4. Bozma nedenine göre, davalı ... vekilinin temyiz istemlerinin şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalılar ..., ..., ... ve ... vekilinin temyiz isteminin miktardan REDDİNE, 2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının re'sen BOZULMASINA, 3. Bozma nedenine göre davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, Dosyanın kararı veren ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 27.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.