(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/9495 E. , 2009/343 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R Davacı, davalı ile aralarında dava dışı sendikanın avukatları olarak aralarında yapılan sözlü anlaşmaya gore, takip edilen davalardan alına
**(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/9495 E. , 2009/343 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R Davacı, davalı ile aralarında dava dışı sendikanın avukatları olarak aralarında yapılan sözlü anlaşmaya gore, takip edilen davalardan alınan vekalet ücretlerinin % 45 tutarının davalıya ait hesaba yatırılması ve belli zamanlarda paylaştırılmasının kararlaştırıldığını, sendikadan ayrıldığı halde davalı uhdesinde kalan paranın tarafına ödenmediğini yapılan takibe de haksız itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve % 40 tazminata hükmedilmesini istemiştir. Davalı, ikemetgahı mahkemesi ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin yetkili olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, genel yetkili İcra dairesinin borçlu davalının ikemetgahı olan ... icra dairesi olduğu bu nedenle davalı aleyhine, ... Icra Dairesi' nde yapılan takip nedeni ile ... İcra Dairesi'nin yetkili olmadığı ve yetki itirazı nedeni ile ortada geçerli bir icra takibi bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davalı, aleyhine ... Icra Dairesinde yapılan takip nedeni ile icra dairesine yetki itirazında bulunmuştur. İ.İ.K. 50. maddesi" Para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulu Muhakemeleri Kanununun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur. Şu kadar ki, takibe 2008/9495-2009/343 esas olan akdin yapıldığı icra dairesi de takibe selahiyetlidir." hükmünü öngörmüştür. Kural olarak HUMK 9.maddesi gereği her dava ve icra takibi açıldığı tarihteki davalının ikametgahı mahkeme ve icra dairesinde açılmalıdır. Ancak HUMK'nun 10. maddesi gereğince sözleşmeden doğan dava ve takiplerde akdin ifa edileceği yer mahkeme ve icra dairesi de açılacak dava ve icra takibinde yetkilidir. Bu bağlamda B.K. 73. maddesine göre para alacağı aksi kararlaştırılmamış ise , alacaklının ikametgahında ödenmesi gerekir. HUMK.10 ve BK.73/1 maddesine göre, alacaklının ikametgahındaki icra dairesinde takip yapılabilir ve dava açılabilir. Davacının ...' da ikamet ettiği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Davacının talebi sözleşmeden doğan para alacağına ilişkin oluğuna göre, BK. 73.maddesi gereğince de aksi kararlaştırılmadıkça, borcun, alacaklının, ödeme zamanında ikamet ettiği yerde ödenmesi gerekir. Somut uyuşmazlıkta para borcunun ifa yeri davacı alacaklının ikametgahı ...'dur. Öyle olunca alacaklının ikametgahı ...' da da icra takibi yapılıp, dava açılabilir. Bu durumda davanın yetkili mahkemede açıldığının kabulü ile işin esasına girilerek uyuşmazlığın çözülmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya bozmayı gerektirir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 22.1.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.