1. Hukuk Dairesi 2015/14273 E. , 2018/12113 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil, tenkis davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılar ve davacılar tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali …
**1. Hukuk Dairesi 2015/14273 E. , 2018/12113 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil, tenkis davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılar ve davacılar tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil ve tenkis isteklerine ilişkindir. Davacılar, ortak mirasbırakan ...’ın sağlığında tüm kazancını erkek evlatları olan davalılara tahsis ettiğini, 1176 parsel sayılı taşınmazdaki 96/216 payını 06/04/2007 tarihinde yapılan muvazaalı ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile davalılara temlik ettiğini, mirasbırakanın böyle bir sözleşme yapmaya hiçbir zaman ihtiyacı olmadığını, ... Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan ve Türkiye'den emekli olduğunu, ölümüne dek eşi ile birlikte kendi konutunda oturduğunu, refah içinde yaşamını sürdürdüğünü, 875 ada 2, 224 ada 3 ve 1314 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar her ne kadar davalılar adına kayıtlı olsa da mirasbırakanın katkıları ile satın alındığını ileri sürerek, 1176 parsel sayılı taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline, mümkün olmadığı takdirde tenkis hükümlerine göre işlem yapılmasına, diğer taşınmazların ise saklı payları oranında tenkisine, mümkün olmadığı takdirde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 20.000,00 TL’nin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemişlerdir. Davalılar, ölünceye kadar bakma sözleşmesinin gerçek olduğunu, dava konusu diğer taşınmazların satın alınmasında mirasbırakanın katkısı olmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, iddianın sabit olduğu gerekçesi ile 1176 parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın kabulüne karar verilmiş, diğer taşınmazlar yönünden ise herhangi bir hüküm kurulmamıştır. Mirasbırakan ...'ın 16.04.2011 tarihinde öldüğü, mirasçı olarak geriye davacı kızları ile davalı oğullarının kaldığı, mirasbırakanın 1176 parsel sayılı taşınmazdaki 96/216 payını 06/04/2007 tarihinde ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile davalılara temlik ettiği, dava konusu diğer taşınmazların ise davalılarca üçüncü kişilerden edinildiği kayden sabittir. Bilindiği üzere, uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir.