Başvuru, kuvvetli suç şüphesi ve tutuklama nedenleri bulunmadan tutuklanma ve tutukluluğun makul süreyi aşması nedenleriyle Anayasa’nın 19. ve 38. maddelerinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, kuvvetli suç şüphesi ve tutuklama nedenleri bulunmadan tutuklanma ve tutukluluğun makul süreyi aşması nedenleriyle Anayasa’nın ve maddelerinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru, 28/6/2013 tarihinde Malatya Ağır Ceza Mahkemesi aracılığıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm İkinci Komisyonunca 21/1/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 4/7/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına ve başvuru belgelerinin bir örneğinin görüş için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmesine karar verilmiştir. Bakanlığın 3/9/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunduğu görüş yazısı, 17/9/2014 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve UYAP aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, Malatya Cumhuriyet Başsavcılığının 2012/4291 Soruşturma sayılı dosyasında yürütülen soruşturma kapsamında 5/3/2012 tarihinde gözaltına alınmış ve Malatya Sulh Ceza Mahkemesinin 6/3/2012 tarihli ve 2012/27 sorgu sayılı kararı ile “uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama” suçundan tutuklanmıştır. Mahkemenin tutuklama gerekçesi şöyledir: “... üzerlerine atılı uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçunu işledikleri yönünde kuvvetli suç şüphesini gösteren bulguların mevcut olması, suçun yasada öngörülen ceza miktarı, delillerin yetirince toplanmamış olması, ele geçirilen madde miktarı dikkate alındığında adli kontrol hükümlerinin yetersiz kalacağı düşüncesi nedeni ile ...” Başvurucu, tutuklama kararına itiraz etmiş ancak itirazı Malatya Asliye Ceza Mahkemesinin 21/3/2012 tarihli ve 2012/95 Değişik İş sayılı kararı ile kesin olarak reddedilmiştir. Kararın gerekçesinin ilgili bölümü şöyledir: “Tutuklu şüpheli Alican Akbaba’nın [başvurucu] üzerine atılı bulunan suçun vasıf ve mahiyeti, suçun sübutu halinde eylem için kanunda öngörülen cezanın üst sınırı, isnad edilen eylemin CMK 100/3 maddesinde sayılan katalog suçlardan olması, kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren mevcut delil durumu ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alındığında usul ve yasaya uygun olan Malatya Sulh Ceza Mahkemesi’nin tutuklama kararına yapılan itirazın reddine ve şüphelinin tutukluluk halinin devamına karar verilmesi gerekmiş olup ...” Malatya Cumhuriyet Başsavcılığının (12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun mülga maddesi ile görevli bölümü) 27/12/2012 tarihli ve E.2012/164 sayılı iddianamesi ile başvurucu hakkında “silahlı örgüt yönetme, örgüt faaliyeti kapsamında uyuşturucu madde ticareti yapma, örgüt faaliyeti kapsamında tasarlayarak kasten öldürmeye teşebbüse azmettirme, örgüt faaliyeti kapsamında nitelikli yağma, silahla kasten yaralamaya azmettirme ve suçluyu kayırma” suçlarını işlediğinden bahisle cezalandırılması istemiyle Malatya Ağır Ceza Mahkemesine (3713 sayılı Kanun’un mülga maddesi ile görevli) kamu davası açılmıştır. İddianamede, başvurucu ile birlikte toplam 55 şüphelinin cezalandırılması talep edilmiştir. İddianamede başvurucuya isnat edilen eylemler özetle şöyledir: “ 2011 tarihinde O.G. ve E.Ç.’nin İstanbul ilinden Malatya iline 497 adet uyuşturucu ecstasy hap getirmesi, Şüpheli Alican Akbaba’nın [başvurucu]; O.G.’ye uyuşturucu hapları getirten kişi olduğu, O.G. ile daha önceden de uyuşturucu madde ticaretinin yaptığı, ancak bu eylemlerde O.G.’nin haplarla yakalanamadığı hususları tespit edilmiş olup, ... 2012 tarihinde İstanbul ilinden Malatya iline 1500 adet ecstacy hap gelmesi, Emniyet güçlerince 2012 tarihinde yapılan operasyonda 1304 adet ecstacy hap ve 1 kilo 710 gram esrar maddesinin (488 gram, 59 paket halinde satışa hazır) ele geçirilmesi, Şüpheli Alican Akbaba’nın; İstabul iline giderek O.G. vasıtası ile uyuşturucu hapları satın aldığı, satın aldığı bu uyuşturucu hapları O.G.’nin organizesinde H. ve G. aracılığı ile Malatya iline naklettirdiği, uyuşturucu hapları Malatya ilinde pazarladığı, pazarlama için kendisi ile birlikte çalışan ve torbacı tabir edilen S.Ç., İ.U., S.S. ve A.A.’yı bulunduğu yere çağırarak satmaları için satışa hazır halde bir miktar uyuşturucu hap ve esrar verdiği, bu uyuşturucu hap ve esrarın güvenlik güçlerince yakalandığı, aynı gün içerisinde yapılan operasyonla da uyuşturucu hap ve esrarın bulunduğu evde kalan uyuşturucu hapların ve esrarın yakalandığı hususları tespit edilmiş olup, ... 2011 tarihinde E.E.’nin silahla vurulması, Şüpheli Alican Akbaba’nın; E.E. ile örgüt üyelerinin arasında kavga çıkmasına sebep olan Su lakaplı Ş.U.’nun erkek arkadaşı olduğu, bu nedenle E.E.’nin vurulması olayını azmettirdiği, E.E.’ye eylem yapmak için şüpheliler ile birlikte hareket ettiği, 2011 tarihindeki eylem girişiminde eylemi gerçekleştiren R.T. ve Ç. ile birlikte yer aldığı, aynı zamanda S.K. liderliğindeki örgütün yöneticisi konumunda bulunması nedeniyle bu eylemden sorumlu olduğu hususları tespit edilmiş olup, ... 2011 tarihinde İ.’nin silahla vurulması, devam eden süreçte Ö.’nün yağmalanması Şüpheli Alican Akbaba’nın, S.K.’nin kız arkadaşı olan S.B. ile Ö. arasında ilişki olduğunu Y.’den öğrendikten sonra bunu S.K.’ye anlattığı, S.K.’nin talimatları ile Ö.’ye eylem yapmayı planladığı, daha sonra yine S.K.’nin talimatı ile eylem yapmaktan vazgeçerek Ö.’den para almaya çalıştığı, para almak için cemaat yaparak şahsa ceza kestiği, ancak Ö.’nün herhangi bir ödeme yapmadığı, bunun üzerine tekrar konuyu konuşmak için cemaat yaptıkları, bu olayın tamamen İ.’nin oyunu olduğunu anladıkları, Y.’yi azmettirerek Ö. ile birlikte İ.’yi vurdurduğu, bu olayını kendi çıkarlarına adına kullanarak Ö.’den İ.’nin ifadesini değiştirmesi karşılığı 000 TL para yağmaladığı daha sonra bu parayı eylemde yer alan kişiler arasında paylaştırdığı, S.K. cezaevinden çıktıktan sonra Ö.’nün adamı olan A.B. ile görüşerek tekrar para almaya çalıştığı hususları tespit edilmiş olup, ... 2011 tarihi öncesi G.’ye eylem teşebbüsü ve daha sonra 2011 tarihinde (silahlı eylem) yapılması; Şüpheli Alican Akbaba’nın, G.’ye yapılan ilk eylem girişiminde kullanılan silahı S.K.’den alarak Y.’ye verdiği, Y.’nin de bu silahla G.’ye ateş ettiği hususları tespit edilmiş olup...” Malatya Ağır Ceza Mahkemesince 14/1/2013 tarihinde iddianamenin kabul edilmesi ile E.2013/2 sayılı dosya üzerinden yargılama aşaması başlamıştır. Mahkeme, 28/5/2013 tarihli celsede başvurucunun tutukluluğunun devamına karar vermiştir. Başvurucu, tutukluluğun devamına ilişkin karara itiraz etmiş ancak itirazı Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesinin (3713 sayılı Kanun’un mülga maddesi ile görevli) 13/6/2013 tarihli ve 2013/136 Değişik İş sayılı kararı ile “suçun niteliği, mevcut delil durumu ile tüm dosya kapsamına göre sanığın tutukluluk hali ile ilgili herhangi bir değişikliğin mevcut olmaması ve yargılamayı yapan mahkemenin takdiri nazara alınarak” kesin olarak reddedilmiştir. Başvurucu anılan kararı 17/6/2013 tarihinde öğrendiğini bildirmiştir. Başvurucu 28/6/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. 21/2/2014 tarihli ve 6526 sayılı Kanun’un maddesi, 3713 sayılı Kanun’un maddesi ile görevli olan ağır ceza mahkemelerini kaldırdığından Malatya Ağır Ceza Mahkemesinin 14/3/2014 tarihli ve E.2013/2, K.2014/62 sayılı kararı ile başvurucunun yargılanmakta olduğu dava, Malatya Ağır Ceza Mahkemesine E.2014/159 sayılı dosyasına devredilmiştir. Malatya Ağır Ceza Mahkemesince 12/9/2014 tarihli celsede “tutuklulukta geçirmiş oldukları süre, delillerin büyük ölçüde toplamış olması dikkate alınarak” başvurucunun tahliyesine karar verilmiştir. Dava, inceleme tarihi itibarıyla İlk Derece Mahkemesinde derdesttir. B. İlgili Hukuk 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Nitelikli hâller” kenar başlıklı maddesi şöyledir: “Kasten öldürme suçunun; a) Tasarlayarak, ... İşlenmesi hâlinde, kişi ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.” 5237 sayılı Kanun’un “Kasten yaralama” kenar başlıklı maddesinin (1) ve (3) numaralı fıkraları şöyledir: “(1) Kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. ... (3) Kasten yaralama suçunun; ... e) Silahla, İşlenmesi halinde, şikâyet aranmaksızın, verilecek ceza yarı oranında artırılır.” 5237 sayılı Kanun’un “Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama” kenar başlıklı maddesinin (3) numaralı fıkrası şöyledir: “(Değişik: 6/12/2006 – 5560/4 md.) Kasten yaralamanın vücutta kemik kırılmasına veya çıkığına neden olması halinde, yukarıdaki maddeye göre belirlenen ceza, kırık veya çıkığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre, yarısına kadar artırılır.” 5237 sayılı Kanun’un “Nitelikli yağma” kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir: “Yağma suçunun; ... c) Birden fazla kişi tarafından birlikte, ... f) Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak, g) Suç örgütüne yarar sağlamak maksadıyla, ... İşlenmesi halinde, fail hakkında on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.” 5237 sayılı Kanun’un “Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti” kenar başlıklı maddesinin (3) ve (5) numaralı fıkraları şöyledir: “(3) Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde satan, satışa arz eden, başkalarına veren, sevk eden, nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden, bulunduran kişi, on yıldan az olmamak üzere hapis ve yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. (Ek cümle: 18/6/2014 – 6545/66 md.) Ancak, uyuşturucu veya uyarıcı madde verilen veya satılan kişinin çocuk olması hâlinde, veren veya satan kişiye verilecek hapis cezası on beş yıldan az olamaz. (5) (Değişik: 18/6/2014 – 6545/66 md.) Yukarıdaki fıkralarda gösterilen suçların, üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında, suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde, verilecek ceza bir kat artırılır.” 5237 sayılı Kanun’un “Suç işlemek amacıyla örgüt kurma” kenar başlıklı maddesinin (1), (3) ve (4) numaralı fıkraları şöyledir: “(1) Kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla örgüt kuranlar veya yönetenler, örgütün yapısı, sahip bulunduğu üye sayısı ile araç ve gereç bakımından amaç suçları işlemeye elverişli olması halinde, iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Ancak, örgütün varlığı için üye sayısının en az üç kişi olması gerekir. (3) Örgütün silahlı olması halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza dörtte birinden yarısına kadar artırılır. (4) Örgütün faaliyeti çerçevesinde suç işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı da cezaya hükmolunur.” 5237 sayılı Kanun’un “Suçluyu kayırma” kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir: “Suç işleyen bir kişiye araştırma, yakalanma, tutuklanma veya hükmün infazından kurtulması için imkan sağlayan kimse, altı aydan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “Tutuklama nedenleri” kenar başlıklı maddesinin ilgili bölümü şöyledir:“(1) Kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin ve bir tutuklama nedeninin bulunması halinde, şüpheli veya sanık hakkında tutuklama kararı verilebilir. İşin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması halinde, tutuklama kararı verilemez. (2) Aşağıdaki hallerde bir tutuklama nedeni var sayılabilir: a) Şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olgular varsa. b) Şüpheli veya sanığın davranışları; Delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme, Tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunma, Hususlarında kuvvetli şüphe oluşturuyorsa. (3) Aşağıdaki suçların işlendiği hususunda kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı halinde, tutuklama nedeni var sayılabilir: a) 2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan; … Kasten öldürme (madde 81, 82, 83),... Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (madde 188), Suç işlemek amacıyla örgüt kurma (iki, yedi ve sekizinci fıkralar hariç, madde 220),...” 5271 sayılı Kanun’un “Şüpheli veya sanığın salıverilme istemleri” kenar başlıklı maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları şöyledir:“(1) Soruşturma ve kovuşturma evrelerinin her aşamasında şüpheli veya sanık salıverilmesini isteyebilir. (2) Şüpheli veya sanığın tutukluluk hâlinin devamına veya salıverilmesine hâkim veya mahkemece karar verilir. Ret kararına itiraz edilebilir.”