22. Hukuk Dairesi 2015/3409 E. , 2016/12544 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, yıllık izin, fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatil, hafta tatil ile ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde taraflar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup d…
**22. Hukuk Dairesi 2015/3409 E. , 2016/12544 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, yıllık izin, fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatil, hafta tatil ile ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde taraflar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, davanın belirsiz alacak davası olduğunu belirterek, müvekkilinin, teknisyen olarak 12.08.2009 tarihinde işe başladığını, 2010 yılı Kasım ayından itibaren 'arıza birim sorumlusu' olarak görevine devam ettiğini ve 25.03.2013 tarihine kadar çalıştığını, ücret alacaklarının ödenmemesi sebebiyle iş sözleşmesini haklı sebeple feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı ile aylık ücret alacağı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma, genel tatil alacağı, hafta tatili ücret alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı vekili, davacının müvekkili şirkette 12.08.2009-25.03.2013 tarihleri arasında türksat kablolu TV işinde arıza bildirimi işinde çalıştığını, davacının iddialarının gerçek olmadığını, davacının 26.03.2013-30.03.2013 tarihleri arasında mazeretsiz ve bildirimsiz olarak işe gelmediğini iş sözleşmesinin bu sebeple haklı olarak fesh edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir. 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Taraflar arasındaki öncelikle çözümlenmesi gereken uyuşmazlık, davanın belirsiz alacak davası türünde açılabilmesi için gerekli şartları taşıyıp taşımadığı noktasında toplanmaktadır. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesiyle, mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nda yer almayan yeni bir dava türü olarak belirsiz alacak ve tespit davası kabul edilmiştir. 6100 sayılı Kanunun 107. maddesine göre, "(1) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir. (2) Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabilir. (3) Ayrıca, kısmi eda davasının açılabildiği hâllerde, tespit davası da açılabilir ve bu durumda hukuki yararın var olduğu kabul edilir."