Başvuru, soyut ve yoruma açık değerlendirme ve hatalı gerekçe ile mahkûmiyet kararı verilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, soyut ve yoruma açık değerlendirme ve hatalı gerekçe ile mahkûmiyet kararı verilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 21/7/2014 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Edirne Cumhuriyet Başsavcılığının 2/5/2006 tarihli iddianamesi ile başvurucu ve diğer bir kısım şüpheliler hakkında, başvurucuyu müteveffa K.E.nin evlatlığı olarak gösteren nüfus kaydına istinaden Sulh Hukuk Mahkemesinden veraset ilamı alınması ve buna dayanılarak da tapu kaydında satış işlemi yapılması nedeniyle resmî belgede sahtecilik suçundan kamu davası açılmıştır. Edirne Ağır Ceza Mahkemesi (Mahkeme) 29/12/2006 tarihli kararı ile başvurucunun beraatine hükmetmiştir. Cumhuriyet savcısı ve katılan vekilinin başvurucu aleyhine bulundukları temyiz istemi üzerine Yargıtay Ceza Dairesinin (Daire) 4/4/2012 tarihli kararı ile "Sanığın Nüfus Müdürlüğünce verilen yalnızca kendisinin evlatlık olarak gösterildiği nüfus kaydı ile Sulh Hukuk Mahkemesine başvurarak veraset ilamı alması ve buna dayanarak tapuda hak tesis edici işlem yapmasından ibaret eyleminde, soruşturma aşamalarında katılan K.nın H. ve [K.E.] in evlatlığı olduğunu bildiğini ifade etmesi ve kendisinin resmi kayıtlara göre evlatlık olmadığını bilmemesinin hayatın olağan akışına uygun düşmediği gibi evlatlık ilişkisine dayanarak katılan K.nın aynı gayrimenkulün 3/4'ünü veraset yoluyla satıp devrettiği de gözetildiğinde" başvurucunun mahkûmiyeti yerine delillerin takdirinde yanılgıya düşülmesi suretiyle beraat kararı verilmesinin kanuna aykırı olduğu gerekçesi ile hüküm bozulmuştur. Bozma sonrası Mahkeme 30/11/2012 tarihli kararı ile Daire kararında belirtilen gerekçelerle başvurucunun müsnet suçtan 3 yıl 1 ay 15 günlük hapis cezası ile mahkûmiyetine karar vermiştir. Temyiz üzerine anılan karar Dairenin 28/5/2014 tarihli kararı ile onanarakkesinleşmiştir. Nihai karar başvurucuya 14/7/2014 tarihinde tebliğ edilmiş olup 21/7/2014 tarihinde süresi içinde bireysel başvuruda bulunulmuştur. 26/09/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun maddesinin (1) ve (3) numaralı fıkraları şöyledir: "(1) Bir resmi belgeyi sahte olarak düzenleyen, gerçek bir resmi belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren veya sahte resmi belgeyi kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”...(3) Resmi belgenin, kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli olan belge niteliğinde olması halinde, verilecek ceza yarısı oranında artırılır."