10. Hukuk Dairesi 2022/12454 E. , 2022/15260 K. Bölge Adliye Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi No : Dava, itibari hizmet süresinin tespiti istemine ilişkindir. ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, karar 21.Hukuk Dairesince bozulmuş, bozma üzerine Bölge Adliye Mahkemesince önceki kararında direnilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca dire…
**10. Hukuk Dairesi 2022/12454 E. , 2022/15260 K.** **"İçtihat Metni"** Bölge Adliye Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi No : Dava, itibari hizmet süresinin tespiti istemine ilişkindir. ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, karar 21.Hukuk Dairesince bozulmuş, bozma üzerine Bölge Adliye Mahkemesince önceki kararında direnilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca direnme kararı usul ve yasaya uygun bulunarak bozma nedenine göre Özel Dairece işin esasına ilişkin temyiz incelemesi yapılmadığından davalılar vekillerinin bu yöndeki temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Özel Daireye gönderilmesine karar verilmesi ve davanın kabulüne dair kararın davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. I-İSTEM Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 2.8.1994-22.1.2008 tarihleri arasında şirkete ait işyerinde yaptığı çalışmalarının 506 sayılı Yasanın Ek 5/II maddesi kapsamında olduğunu, ancak bu kapsamda değerlendirilmediğini belirterek, dava konusu çalışmaların her tam hizmet yılı için 90 gün itibari hizmet süresinin sigortalılık süresine eklenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II-CEVAP Davalı... San. ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki itirazında bulunduklarını, davalı işverenler arasında ihtiyari dava arkadaşlığının bulunmadığını, hak düşürücü süre geçtikten sonra açılan davanın reddedilmesi gerektiğini, fiili hizmet süresi zammı uygulanmasını gerektirecek unsurlar bulunmadığını, işyerinde 10 Bölümde .... ....... ... Bölümünde faaliyet yapıldığını, sadece 1 bölümde baskı işinin yapıldığını, baskı bölümünde de 506 sayılı Yasanın Ek 5/II-a-f maddelerinde belirtilen fiziksel dış etkenlerin ve olumsuz çalışma koşullarının hiçbirinin bulunmadığını, işyerinde basım işi yapılmadığından, yasa kapsamında değerlendirilmeyeceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Kurum davanın reddini istemiştir. III-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince “... HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; I) Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 2019/769 Esas - 2019/7619 Karar sayılı bozma ilamına uyulmayarak önceki kararda direnilmesine, Davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ... Anadolu 19. İş Mahkemesinin 07.07.2017 gün ve 2014/18 Esas, 2017/314 Karar sayılı karanının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına, Davanın kabulü ile davacının davalı... San. ve Tic. A.Ş. (.... San. ve Tic. A.Ş.) 'ye ait 729590.34 sicil sayılı işyerinde 02.08.1994 - 22.01.2008 tarihleri arasında geçen ve toplam 4833 gün olarak Kuruma bildirilen hizmetinin 506 sayılı Kanun'un Ek 5'inci maddesinin II.fıkrası kapsamında itibari hizmet süresinden yararlanma koşullarını taşıdığının tespiti ile itibari hizmet süresi zammının 0 x 25 formülü ile 1209 gün olduğunun ve bu sürenin sigortalılık süresine itibari hizmet süresi olarak eklenmesi gerektiğinin tespitine, ...” karar verilmiştir. IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ: Davalı şirket vekili dilekçesinde özetle; Davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı halde Mahkemece bu itirazın dikkate alınmadığını, İş Mahkemeleri Kanunun 5. maddesi gereğince davanın işçinin çalıştığı işyeri için yetkili mahkemede ya da davalının ikametgahı mahkemesinde görülmesi gerektiğini, mahkemenin yetki itirazını dikkate almadan karar verdiğini, müvekkilinin esas iştigal konusunun ambalaj üretimi olduğunu, basım işyeri olmadığını mahkemece İtibari hizmet süresinden yararlanma şartlarının doğru değerlendirilmediği, ayrıca davacının kurum müracat etmeden dava açtığından davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir. Davalı Kurum vekili dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının usul ve esas yönünden yasaya aykırı olduğu, Kurumca yapılan işlemlerde hata bulunmadığı belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir. V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME: İtibari hizmet süresi, ağır ve yıpratıcı işlerde çalışanların erken yıpranmaları nedeniyle daha erken emekli olabilmeleri için kanun koyucu tarafından belirlenmiş erken emeklilik sağlayan düzenlemelerden biridir. İtibari hizmet süresi fiilen olmayan ancak kanun koyucu tarafından verilen imkân nedeniyle varsayılan bir sürenin sigortalılık süresine eklenmesi şeklinde ortaya çıkmaktadır. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunun’un Ek 5’inci maddesi: “506 sayılı Kanuna göre sigortalı sayılanların, aşağıda sayılan görevlerde geçen sigortalılık sürelerine, bu sürelerin her tam yılı için, hizalarında gösterilen süreler, sigortalılık süresi olarak eklenir. Sigortalılar Hizmetin Geçtiği Yer Eklenecek Süre I-a) 212 sayılı Kanunla değiştirilen 5953 sayılı basın mesleğinde çalışanlarla çalıştıranlar arasındaki münasebetleri düzenliyen kanun kapsamına tabi olarak çalışan sigortalılar. 5953 sayılı Kanunu Değiştiren 212 sayılı Kanunun birinci maddesi kapsamıma giren, 90 gün, b) Basın kartı yönetmeliğine göre basın kartına sahip olmak suretiyle gazetecilik yaparken, kamu kurumlarına giren ve bu kurumlarda meslekleriyle ilgili görevlerde istihdam edilen sigortalılar. Basın müşavirlikleri II - (Değişik bent: 20/06/1987 - 3395/13 md.) Basım ve gazetecilik işyerlerinden 1475 sayılı Kanun ve değişikliklerine göre çalışan sigortalılar, a) Solunum ve cilt yoluyla vücuda geçen gaz veya diğer zehirleyici maddelerle çalışılan iş yerleri, b) Fazla gürültü ve ihtizaz yapıcı makine ve aletlerle çalışarak iş yapılan işyerleri, c) Doğrudan doğruya yüksek hararete maruz bulunarak çalışılan işyerleri, d) Fazla ve devamlı adali gayret sarf edilerek iş yapılan işyerleri, e) Tabii ışığın hiç olmadığı ve münhasıran suni ışık altında çalışılan işyerleri, f) Günlük mesainin yarıdan fazlası saat 20.00'den sonra çalışılarak yapılan işyerleri III - (Ek bent: 20/06/1987 - 3395/13 md.) ... adamları, gemi ateşçileri, kömürcüler, dalgıçlar. IV - (Ek bent: 20/06/1987 - 3395/13 md.) 1. Çelik, demir ve tunç döküm, (...)\*, fabrika, 2. Zehirli, boğucu, yakıcı, öldürücü atölye, havuz ve depolarda, trafo binalarında ve patlayıcı gaz, asit, boya işleriyle gaz da çalışanlar, maskesi ile çalışmayı gerektiren işlerde, 3. Patlayıcı maddeler yapılmasında, 4. Kaynak işlerinde çalışanlarda, Kesirlerin hesaplanmasında tam yıl 360 gün olarak alınır. Fiilen çalışılmış güne eklenecek itibari hizmet günü sayısının bulunmasında (Çalışılan gün sayısı x 0,25) formülü uygulanır.” Düzenlemesini içermektedir. Bu yönüyle davanın yasal dayanağı, 506 sayılı Kanunun Ek 5’inci maddesidir. Anılan maddeye göre, sigortalıların itibari hizmetten yararlanabilmesi için iki koşulun birlikte gerçekleşmesi gerekir. Birinci koşul sigortalının Basım ve gazetecilik iş yerlerinde çalışması, ikinci koşul ise; II. bendin (a-f) alt bendlerinde yazılı fiziksel dış etkenlerin ve olumsuz çalışma koşullarının olayda ayrıca gerçekleşmesidir. Uyuşmazlık, davacının davalı iş yerinde geçen çalışmaları yönünden itibari hizmetten yararlanıp yararlanamayacağı noktasında toplanmaktadır. Dava dosyasındaki kayıt ve belgelere göre, davacının davalıya ait 729590 sicil numaralı iş yerinden 2.8.1994-22.1.2008 tarihleri arası hizmet akdiyle çalıştığına dair bildirimlerinin bulunduğu, davacının elektrik bakım teknisyeni olarak görev yaptığı, üretim bölümünde bulunan tüm makine arızalarının bakım ve tamirinden sorumlu olduğu, Mahkemece davalı işyerinde keşif yapıldığı, davacı ve işveren tanıklarının dinlendiği, tanık beyanları ve işyeri koşullarının incelendiği, yapılan keşif ve tanık beyanlarına göre zararlı etkilere maruz kalınması nedeniyle davanın talep edilen tüm dönem içine kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır. Yapılan keşif ve bilirkişi raporu ile dosyada bulunan iş müfettişinin, işyerinde 1.10.2007-30.10.2007 tarihleri için yaptığı inceleme sonucu hazırlanan raporuna göre, işyerinde üretim ve büro olmak üzere iki ayrı bölüm bulunduğu belirtildiğinden, aslen ve sürekli üretim bölümü çalışanı değil arıza çıktığında arızalı makine üzerinde çalışan elektrik teknisyeni olan davacının sürekli üretim bölümünde çalışıp çalışmadığı hususunun araştırılarak, üretim bölümü haricinde büro bölümünde odasının olup olmadığı, bir odası var ise bu odanın üretim bölümünün zararlı etkilerine maruz kalıp kalmadığı hususlarının tespiti ile davacının 506 sayılı Yasa’nın ek 5. maddesi kapsamındaki bölümlerde fiilen geçirdiği ve çalışma süresi belirlenerek varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekir. O hâlde, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve.... ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun kabulüne ilişkin kararı kaldırılarak verilen hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 34.Hukuk Dairesi kararının, yukarıda açıklanan nedenlerle HMK'nun 373/2. maddesi gereği BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine 01/12/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.