(Kapatılan)21. Ceza Dairesi 2016/8907 E. , 2017/1439 K. "" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan HÜKÜM : Mahkumiyet Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.10.1993 gün ve 187/227 sayılı kararında açıkladığı üzere tür ve miktarı itibariyle kesin olan kararların suç vasfına yönelik temyizi halinde Yargıtay’ca inceleme yapılmasının olanaklı bulunması karşısında, tebliğnamedeki red isteyen görüşe iştirak edilmeyerek Cumhuriyet savcıs…
**(Kapatılan)21. Ceza Dairesi 2016/8907 E. , 2017/1439 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan HÜKÜM : Mahkumiyet Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.10.1993 gün ve 187/227 sayılı kararında açıkladığı üzere tür ve miktarı itibariyle kesin olan kararların suç vasfına yönelik temyizi halinde Yargıtay’ca inceleme yapılmasının olanaklı bulunması karşısında, tebliğnamedeki red isteyen görüşe iştirak edilmeyerek Cumhuriyet savcısının suç vasfına yönelik temyiz itirazlarına yönelik yapılan incelemede; Sanığın 2011 yılı mazot, gübre, toprak analizi desteği almak için üzerine kayıtlı taşınmazları fiilen ekip biçmediği halde ekip biçtiğini beyan ederek köy muhtarı ve köy azasının imzasını taşıyan içerik itibariyle sahte arazi bilgileri formlarını İlçe Tarım Müdürlüğü’ne ibraz etmek suretiyle Ziraat Bankası Finike şubesinden tarımsal destekleme parası almaktan ibaret eyleminin resmi belgede sahtecilik suçuna vücut verdiği ve TCK.nın 204/1, 43. maddeleri kapsamında kaldığı gözetilmeden suç vasfında hataya düşülerek resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçundan hüküm kurulması, Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısı’nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan anılan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre sanık hakkındaki infazın durdurulmasına 21.03.2017 gününde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY Sanık ... hakkında açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan TCK'nın 206/1, 43, 62, 52. maddeleri gereğince doğrudan 1860 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına dair, kararın bozulmasına ilişkin gerekçeye aşağıdaki sebeplerle katılma olanağı bulunmamıştır. 1-Sanık hakkında TCK'nın 206/1. maddesi uyarınca doğrudan adli para cezası uygulanmış olması karşısında 5320 sayılı Yasanın geçici 2. maddesi uyarınca doğrudan hükmolunan 3000 TL ve altındaki adli para cezalarının kesin nitelikte olup temyizinin mümkün olmaması nedeniyle temyiz talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek suç vasfı sebebiyle kararın bozulması olanaklı değildir. 2-Sanığın, taşınmazlarda ekim-dikim yapmadığı halde yapılmış gibi gösterip 04.03.2012 tarihinde 1262.08 TL tarımsal destekleme parası aldığı iddia ve kabul olunan olayda, taşınmazlara ilişkin beyanların gerçeğe aykırı olduğunun anlaşılması karşısında, destek ödemesine dayanak 5488 sayılı Tarım Kanunu ile ilgili yönetmelik ve tebliğ hükümlerinin incelenerek ve fiili uygulama sorularak beyan edilen ve sunulan belgelerin kurum tarafından mutaden araştırılıp araştırılmadığının belirlenerek sanığın hukuki durumunun buna göre tesbiti yapılmadan eksik araştırma ile hüküm kurulması,