4. Hukuk Dairesi 2022/5421 E. , 2025/16065 K. "" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2028 E., 2022/427 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/146 E., 2019/150 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazır…
4. Hukuk Dairesi 2022/5421 E. , 2025/16065 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2028 E., 2022/427 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/146 E., 2019/150 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan uzman çavuş ...'ın diğer davalı ...'a ait kuru sıkı tabanca ile 01.12.2009 tarihinde dava dışı uzman çavuş ...'ın yaralanmasına sebebiyet verdiğini, bu yaralanmadan dolayı davalılardan ... .. Diyarbakır 2. Hava Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Mahkemesi'nin 2013/234 esas, 2013/155 karar sayılı ilamı ile mahkum olduğunu, bu yaralanmadan dolayı davacı kurum tarafından dava dışı ...'a 24.12.2015 tarihinde 178.606,34 TL tazminat ödendiğini, davalıların kusuru nedeni ile idare bu ödemeyi yaptığı için ödemeye sebebiyet verenlere rücu hakkı doğduğunu belirterek 178.606,34 TL Hazine zararının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile ödemenin yapıldığı tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar cevap dilekçesinde; davayı kabul etmediklerini, olayın kazaen olduğunu, hakkaniyet indiriminin göz önüne alınması gerektiğini, olayda davalıların kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dışı yaralanan ...'a ait 01.12.2019 - 01.06.2011 tarihleri arasındaki bordroların incelendiği, buna göre geçici iş göremezlik süresi boyunca maaşını almaya devam ettiği, maaşında herhangi bir kesinti olmadığı, mağdurun ek ödeme, nöbet ücreti vs ödemelerden kaynaklı herhangi bir maaş kesintisine de tabi tutulmadığı, tedavisinin de SGK tarafından yapıldığı, bu hali ile maddi zararın oluşmadığının tespit edildiği, her ne kadar davalı ... aleyhine dava dışı ...'a yapılan tazminat ödemesinden dolayı rücu için bu dava açılmış ise de davalı ...'ın olayda kullanılan silahın sahibi olmaktan öte eylemin gerçekleşmesinin hiçbir katkısının olmadığı, davalı ...'ın gerçekleştirdiği eylem sonrası yaralanan ...'ın yaralanması ve bu yaralanma neticesinde davacının bu kişiye yapmış olduğu ödemeye ilişkin eylemler arasında herhangi bir illiyet bağı olmadığından bu davalı hakkında davanın reddi yoluna gidildiği, Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Dairesi'nce düzenlenen rapora göre ...'ın eylemi sonucunda ...'ın herhangi bir maluliyetinin olamayacağı, iyileşme süresinin 18 ay olduğu, ancak bu 18 aylık sürede de dava dışı ...'ın herhangi bir maddi zararının olmadığının tespit edildiği, bu hali ile davacının dava dışı kişiye yapmış olduğu ödemenin davalı ...'dan rücunun hukuka uygun olmadığı, davacının Askeri İdare Mahkemesi'nin verdiği karar uyarınca dava dışı ...'a 15.000,00 TL manevi tazminat ödendiği, manevi tazminat takdir edilirken ...'ın ...'a eyleminin de göz önünde tutulduğu, ödenen manevi tazminatın takdiren 12.500,00 TL'lik kısmının davalı ...'dan rücuen istenebileceği kanaatine varıldığı gerekçesiyle davalı ... açısından davanın kısmen kabulü ile 12.500,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin ise reddine, davalı ... hakkında açılan davanın illiyet bağı olmadığı kanaatine varıldığından reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekili ile davalı ... vekilinin istinaf taleplerinin Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesinin 1. fıkrası b bendinin 1 numaralı alt bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, dava dışı yaralanan kişinin maluliyet oranının tayininde idare mahkemesi kararının esas alınması gerektiğini, idare mahkemesindeki maluliyet oranının kesinleştiğini, kusur araştırması yapılması gerektiğini, kararın eksik incelemeye dayandığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kesinleşen Askeri Yüksek İdare Mahkemesi kararı ile ödenen tazminatın davalılardan rücuen tazmini isteğine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 492 sayılı Harçlar Yasasının 13/J maddesi uyarınca davacıdan harç alınmamasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.12.2025 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Diyarbakır 2. Hava Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 2013/234 Esas, 2013/155 Karar sayılı dosyasında GATA'dan alınan maluliyet raporunda % 27,2 oranında maluliyet tespit edildiği, rapor içeriğinde "silahla yaralanmanın sol eldeki fonksiyonel kaybın organ işlevinin yitimi niteliğinde olduğu" ifadesine yer verildiği, eldeki dosyada alınan ATK raporunda ise maluliyet bulunmadığının tespit edildiği anlaşılmaktadır. Aynı mevzuata göre düzenlenen ve birbiri ile çelişen 2 ayrı maluliyet raporu bulunmakla; dava dışı ...'ın kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) kaza tarihinde yürürlükte bulunan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine uygun olarak ve bizzat muayene edilmek suretiyle dosyada bulunan raporların da irdelenmesi ve çelişkiler giderilerek maluliyetin tespiti için rapor alınmak üzere kararın bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun onama kararına katılmıyorum.