T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1525 - 2025/1618 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1525 KARAR NO : 2025/1618 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20.10.2025 NUMARASI : 2025/788 Esas İHTİYATİ HACİZ TALEP EDEN DAVANIN KONUSU : İhtiyati Haciz KARAR TARİHİ : 16.12.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 16.12.2025 İlk Derece Mahk…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1525 - 2025/1618 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1525 KARAR NO : 2025/1618 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20.10.2025 NUMARASI : 2025/788 Esas İHTİYATİ HACİZ TALEP EDEN DAVANIN KONUSU : İhtiyati Haciz KARAR TARİHİ : 16.12.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 16.12.2025 İlk Derece Mahkemesince verilen ara karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI İhtiyati haciz talep eden davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 05.06.2025 tarihinde davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı, davalı ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi’ne ait ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybederek yolun karşı istikametinde düz seyreden davacının idaresinde bulunan ... plakalı araca çarptığını, meydana gelen kaza sonucu davacının yaralandığını belirterek HMK'nın 107. Maddesi gereğince fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere tedavi giderleri için 1.000,00 TL, SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri için 1.000,00 TL, bakıcı gideri için 1.000,00 TL, ulaşım gideri için 1.000,00 TL, sürekli iş göremezlik tazminatı için 1.000,00 TL, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar için 1.000,00 TL olmak üzere, toplamda 6.000,00 TL maddi tazminat ve 2.000.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini ve maddi-manevi tazminat talepleri için davalı sigorta şirketi hariç, diğer davalıların malvarlıkları, banka hesapları, taşınır ve taşınmaz malları ile 3. kişilerden olan hak ve alacakları üzerinde, taşkın hacze de sebebiyet vermeyecek şekilde, tensiben teminatsız olarak ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece verilen 20.10.2025 tarihli ara karar ile; manevi tazminat kişinin kişilik haklarının ihlali, bu kapsamda huzur, güvenlik, sağlık ve benzeri haklarının saldırıya uğraması halinde miktarının, kapsamının ve koşullarının hakimin takdirine bağlı olarak belirlendiği bir tazminat türü olup, tazminat yükümlüsünün tutum ve davranışları olayın özelliği, kusurun varlığı, niteliği, ekonomik, sosyal çevre ve benzeri pek çok subjektif etkene göre belirlenen bir tazminat türü olup, maddi tazminat gibi miktarı objektif koşullara göre belirlenecek bir tazminat türü olmadığı, buna göre alacağın muaccel olması yanında, ihtiyati hacze esas belirli bir miktar olması koşulu sağlanamadığı, yine maddi tazminat miktarı yönünden ise davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı, varsa alacağın miktarının taraf delilleri toplanmak suretiyle tespit edileceği gerekçesi ile; davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati haciz talep eden davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde; haksız fiil sorumluluğunda tazminat borcunun haksız eylemin gerçekleştiği tarih itibariyle muaccel hale geldiğini, dava konusu kazada, davalıya ait araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, alacağın muaccel olması ve yaklaşık ispat koşulunun sağlandığını, emsal kararlar bulunduğunu, davalıların mal kaçırma veya alacakların tahsilini engelleme yönünde girişimlerde bulunabileceğini, davalılara ulaşılamadığını, arabulucuk görüşmelerine dahi katılmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılmasını ve taleplerinin kabulü yönünde yeniden karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda; İhtiyati haciz talep eden davacı vekili, 05.06.2025 tarihinde davalıların işleteni, sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın davacının idaresinde bulunan araca çarpması sonucu davacının yaralandığını belirterek HMK'nın 107. Maddesine göre tedavi giderleri için 1.000,00 TL, SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri için 1.000,00 TL, bakıcı gideri için 1.000,00 TL, ulaşım gideri için 1.000,00 TL, sürekli iş göremezlik tazminatı için 1.000,00 TL, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar için 1.000,00 TL olmak üzere, toplamda 6.000,00 TL maddi tazminat ve 2.000.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline ve davalı işleten ve sürücünün malvarlıkları, banka hesapları, taşınır ve taşınmaz malları ile 3. kişilerden olan hak ve alacakları üzerinde ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiş, mahkemece koşulların oluşmadığı gerekçesi ile ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. İİK’nın 257.maddesi hükmüne göre:"Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder. İİK'nın 258.maddesinde ise; "İhtiyati hacze 50'nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur. Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. İhtiyatî haciz talebinin reddi halinde alacaklı istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir. 2004 sayılı İİK'nın 258/1. madde metninden de anlaşıldığı üzere ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' gereklidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değil, diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmaz. Ancak ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklının alacağın varlığı ve haciz sebepleri hakkında yaklaşık ispat kuralları çerçevesinde kanaat getirecek deliller sunulması gerekir. Somut olayda,davanın trafik kazasında yaralanmadan kaynaklanan geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri, tedavi gideri, ulaşım gideri ve manevi tazminat talebine ilişkin olduğu, davacının maluliyetinin ve iş göremezlik süresinin belirlenmemiş olması, talep edilen tazminat miktarı dikkate alındığında alacak muaccel ise de talep edilen tazminat miktarı ve ölçülülük ilkesi gözetildiğinde, alacak miktarının belirlenmesinin yargılamayı gerektirmesi, olayda davacı vekilinin talep ettiği maddi tazminat miktarının hayatın olağan akışı içerisinde herkes tarafından ödenebilecek bir rakam olması, manevi tazminatın miktarının, kapsamının ve koşullarının hakimin takdirine bağlı olarak belirlenen bir tazminat türü olması, tazminat yükümlüsünün tutum ve davranışları olayın özelliği, kusurun varlığı, maluliyetin bulunup bulunmaması ve oranı, niteliği, tarafların sosyal ve ekonomik durumları gibi benzeri pek çok subjektif etkene göre belirlenen bir tazminat türü olup, maddi tazminat gibi miktarı objektif koşullara göre belirlenecek bir tazminat türü olmaması bu nedenlerle alacağın muaccel olması yanında, ihtiyati hacze esas belirli bir miktar olması gerekmesi, bu aşamada tarafların kusur oranı ile manevi tazminat alacağının miktarının toplanacak deliller, maluliyet oranı gibi hususların belirlenmesi için yargılama yapılmasını gerektirmesi, koşullar değiştiğinde yeniden ihtiyati haczin talep edilebilmesinin mümkün olması nedeniyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin ara karar yönelik istinaf başvurusunun HMK.nın 353/1.b.1.maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle, 1-İhtiyati haciz talep eden davacı vekilinin 22.10.2025 tarihli ara karara yönelik istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1.b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı adli yardımdan yararlanmış olması nedeniyle istinaf başvurusunda alınmayan 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı ile 615,40 TL maktu karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 362/1(f) maddesi gereğince KESİN olmak üzere 16.12.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.