İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1350 Esas KARAR NO: 2026/207 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 17/04/2024 NUMARASI: 2022/916 Esas, 2024/292 Karar DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 11/02/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğinc…
İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1350 Esas KARAR NO: 2026/207 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 17/04/2024 NUMARASI: 2022/916 Esas, 2024/292 Karar DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 11/02/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinden ...'in davaya konu ... ve ... seri numaralı ve her biri 50.000,00-TL bedelli iki adet çeki diğer müvekkili ... adına kestiği iki adet çekin müvekkili ...'in yetkilisinin elinde iken kaybedildiğini, bunun üzerine zayi davası açıldığını fakat söz konusu çekler nedeniyle müvekkilleri aleyhine icra takibi başlatıldığını, söz konusu çeklerin arkasında davalıların cirolarının bulunduğunu fakat müvekkillerinin bu kişiler ile hiçbir ticari ilişkisinin bulunmadığını, müvekkillerinin davalılara herhangi bir borcunun bulunmadığını, çekte lehtar cirosunun sahte olduğunu, davacı ... şirket yetkilisine ait olmadığını belirterek davanın kabulü ile İstanbul ..... İcra Dairesinin ... E. sayılı icra dosyasındaki takibe ilişkin borcun bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ...ın dava konusu çekteki imzasına bir itirazda bulunmadığını, çekin keşide edildikten sonra çekin lehtarı olan diğer davacı ... şirketine verildiğini, çekin lehtar elindeyken kaybolmuş olmasının davaya taraf olmayan müvekkilini bağlamadığını ve davacıyı borçtan kurtaran bir sebep olmadığını, çekin müvekkiline ciro yoluyla geçtiğini ve davacı ile müvekkili arasında başka cirantalar bulunduğunu, müvekkilinin çeki davacıdan almadığını, çekteki imzanın davacıya ait olup olmadığını bilmediğini, çekten doğan alacağının tahsili amacıyla takip başlattığını savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacı lehtar ...'in imza inkarı yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, ../10/2023 tarihli raporda davaya konu çeklerdeki imzaların ... şirketi yetkililerine ait olmadığının tespit edildiği, davalı ... şirket yetkililerinin tespiti bakımından sicil kayıtlarının celp edildiği, ayrıca davalıların UYAP sistemi üzerinden ceza soruşturma ve kovuşturma sorgulamalarının yapıldığı, ilgili dosyaların celbedilerek incelendiği, davalı alacaklı ve diğer davalılar ... ve ... hakkında resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık vb suçlardan dolayı birçok ceza soruşturması ve kovuşturmasınıun bulunduğunun anlaşıldığı, davalı alacaklı ve diğer davalıların çeki iktisapta ve tedavülde kötü niyetli olup olmadıklarının tespiti bakımından yapılan incelemede, dosya özetleri, soruşturma aşamasındaki ifade beyanları birlikte değerlendirildiğinde, özellikle dava konusu çeke ilişkin davalı alacaklının işbu dosyadaki savunmaları ile diğer davalıların ifadelerinin çeliştiği, davalıların birbirlerini tanıdıkları, davalı alacaklının bir hakkı olmadığı halde kötü niyetle çeki ele geçirdiği ve tahsile çalıştığı, açılan benzer nitelikli davalarda aynı kişiler tarafından aynı eylem birliği içerisinde ciroların, tahsil ve takip işlemlerinin yapıldığı, çekte lehtar cirosunun lehtar şirket yetkilisine ait olmadığı hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davalıların çeki iktisapta kötü niyetli oldukları sabit görülmekle davanın kabulüne, davacıların davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde, cevap dilekçesindeki savunmalarını tekrar ederek; davacı ...ın dava konusu çekteki imzasına bir itirazda Bulunmadığı-nı, keşidecinin, TTK 677 maddesinde belirtilen imzaların istiklali prensibi gereği lehtar imzasının sahteliğine dayanarak sorumluktan kurtulabilmesinin mümkün olmadığını, mahkemenin davalılardan ... ile ... hakkında başlatılan birçok soruşturma dosyası bulunması nedeniyle davalıların çeki iktisapta kötüniyetli olduklarını belirtmiş ise de çekin yetkili hamili ... veya ... değil, müvekkil ... olup, müvekkilinin hangi nedenle çeki iktisapta kötüniyetli kabul edildiğinin belli olmadığı gibi, dosyada müvekkile ait UYAP entegrasyon sorgusu da bulunmadığını, bu nedenle, davalıların benzer davalarda taraf oldukları ve eylem birliği içerisinde hareket ettikleri yönündeki gerekçenin yerinde olmadığını, bilirkişi raporunda çekteki lehtar imzasının davacılardan ... şirketi yetkilisine ait olmadığı yönünde görüş bildirilmiş ise de, dava konusu çeklerin 2022 yılında keşide edilmiş olmasına rağmen, mukayese belgelerin neredeyse tamamına yakınının 1990, 1991, 1999, 2002, 2005 ve 2010 yıllarına ait olduğunu, bu nedenle bilirkişi raporuna itirazlarının mahkemece dikkate alınmadığını, eksik incelemeye dayalı bir karar verildiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, menfi tespit talebine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davaya konu çeklerin keşide tarihinin 28/10/2022 olduğu, imza incelemesinde esas alınan mukayese belgeler arasında çeklerin keşide tarihinden önce çok sayıda mukayese belgenin yanısıra, çeklerin keşide tarihine yakın, ... ....Şti. yetkilisi ...’ye ait ... Bankasına ait 06.04.2020 tarihli dekont aslı ile diğer şirket yetkilisi ......’ye ait ... Bankasına ait 05.09.2022 tarihli dekont aslının da bulunduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin imza incelemesine ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.Hükmün kapsamını düzenleyen HMK’nın 297/1-c maddesine göre, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin kararda gösterilmesi gerekir. İlk derece mahkemesi gerekçeli kararında; "UYAP sistemi üzerinden ceza soruşturma ve kovuşturma sorgulamalarının yapılmış olduğu, ilgili dosyaların celbedilerek incelendiği, davalı alacaklı ve diğer davalılar ... ve ... hakkında resmi belgede sahtecili , dolandırıcılık vb suçlardan dolayı birçok ceza soruşturması ve kovuşturması bulunduğu" belirtildikten sonra "...davalı alacaklı ve diğer davalıların çeki iktisapta ve tedavülde kötü niyetli olup olmadıklarının tespiti bakımından yapılan incelemede, yukarıda ayrıntılarına yer verilen dosya özetleri, soruşturma aşamasındaki ifade beyanları birlikte değerlendirildiğinde, özellikle dava konusu çeke ilişkin davalı alacaklının işbu dosyadaki savunmaları ile diğer davalıların ifadelerinin çeliştiği, davalıların birbirlerini tanıdıkları, davalı alacaklının bir hakkı olmadığı halde kötü niyetle çeki ele geçirdiği ve tahsile çalıştığı, açılan benzer nitelikli davalarda aynı kişiler tarafından aynı eylem birliği içerisinde ciroların, tahsil ve takip işlemlerinin yapıldığı, çekte lehtar cirosunun lehtar şirket yetkilisine ait olmadığı hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davalıların çeki iktisapta kötü niyetli oldukları" sonucuna varılarak davacı keşideci yönünden de davanın kabulüne karar verilmişse de, davalı alacaklı ile diğer davalıların hangi ifadelerinin çeliştiği, davalıların birbirini ne şekilde tanıdığı, aynı kişiler tarafından aynı eylem birliği içerisinde ciroların, tahsil ve takip işlemlerinin yapıldığı davaların neler olduğu açıklanmamış, bu nedenle hangi delil ile hangi sonuca ulaşıldığı somutlaştırılmadan, davalının çekleri iktisabında kötü niyetli olduğuna ilişkin değerlendirme HMK’nın 297/1-c maddesine aykırı görülmüştür. Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı ... vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulüne, 2-İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin .../04/2024 gün ve 2022/.. Esas, 2024.. Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Yukarıda gerekçede belirtildiği şekilde araştırma ve inceleme yapılarak tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf peşin harcının talebi halinde davalı ...'a iadesine, 5- İstinaf aşamasında davalı ... tarafından yapılan yargılama gideri olan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 568,00 TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 1.737,40 TL'nin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.11/02/2026