TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ GENEL KURUL KARAR EMİNE GÖKSEL BA ŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2016/10454) Karar Tarihi: 12/12/2019 R.G. Tarih ve Say ı: 8/4/2020-31093 Başvuru Numaras ı: 2016/10454 Karar Tarihi : 12/12/2019 2GENEL KURUL KARAR Başkan : Zühtü ARSLAN Başkanvekili : Hasan Tahsin GÖKCAN Başkanvekili : Recep KÖMÜRCÜ Üyeler : Serdar ÖZGÜLDÜR Burhan ÜSTÜN Engin YILDIRIM Hicabi DURSUN Celal Mümtaz AKINCI Muammer TOPAL M. Emin KUZ Kadir ÖZKAYA R ıdvan GÜLEÇ Yusuf Şevki HAKYEMEZ Yıl
TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ GENEL KURUL KARAR EMİNE GÖKSEL BA ŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2016/10454) Karar Tarihi: 12/12/2019 R.G. Tarih ve Say ı: 8/4/2020-31093 Başvuru Numaras ı: 2016/10454 Karar Tarihi : 12/12/2019 2GENEL KURUL KARAR Başkan : Zühtü ARSLAN Başkanvekili : Hasan Tahsin GÖKCAN Başkanvekili : Recep KÖMÜRCÜ Üyeler : Serdar ÖZGÜLDÜR Burhan ÜSTÜN Engin YILDIRIM Hicabi DURSUN Celal Mümtaz AKINCI Muammer TOPAL M. Emin KUZ Kadir ÖZKAYA R ıdvan GÜLEÇ Yusuf Şevki HAKYEMEZ Yıldız SEFERİNOĞLU Selahaddin MENTE Ş Raportör : Ali KOZAN Başvurucu : Emine GÖKSEL Vekili : Av. Mehmet KIRLI I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, e şlerden birinin borcundan dolay ı aile konutunun haczedilemeyece ğine ilişkin olarak di ğer eş taraf ından yap ılan itiraz ın aktif dava ehliyeti olmad ığı gerekçesiyle reddedilmesi nedeniyle aile hayat ına sayg ı hakk ının ihlal edildi ği iddias ına ilişkindir. II. BAŞVURU SÜREC İ 2. Başvuru 26/5/2016 tarihinde yap ılm ış tır. 3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yap ılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmu ştur. 4. Komisyonca ba şvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm taraf ından yap ılmas ına karar verilmi ştir. Başvuru Numaras ı: 2016/10454 Karar Tarihi : 12/12/2019 35. Bölüm Ba şkan ı taraf ından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yap ılmas ına karar verilmi ştir. 6. Başvuru belgelerinin bir örne ği bilgi için Adalet Bakanl ığına (Bakanl ık) gönderilmi ştir. Bakanl ık görüş bildirmemi ştir. 7. Birinci Bölüm taraf ından 7/11/2019 tarihinde yap ılan toplant ıda, niteli ği itibar ıyla başvurunun Genel Kurul taraf ından karara ba ğlanmas ı gerekli görüldü ğünde n Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün (İçtüzük) 28. maddesinin (3) numaral ı fıkras ı uyar ınca Genel Kurula sevkine karar verilmi ştir. III. OLAY VE OLGULAR 8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildi ği şekliyle olaylar özetle şöyledir: 9. Ödenmedi ği iddia edilen iki çekten dolay ı İzmir 1. İcra Müdürlü ğü nezdinde 9/4/2008 tarihinde ba şvurucunun e şi aleyhine icra takibi ba şlatılm ıştır. An ılan takip nedeniyle, İzmir'in Buca ilçesinde bulunan ve ba şvurucunun e şi ad ına kay ıtlı olan taşınmaz ın tapu sicili üzerine 30/5/2012 tarihinde haciz konulmu ştur. Başvurucunun ayn ı taşınmaz ın siciline aile konutu şerhi konulmas ı talebiyle 20/2/2013 tarihinde açt ığı dava İzmir 10. Aile Mahkemesinin 19/7/2013 tarihli karar ıyla kabul edilmi ştir. An ılan karar taraflarca temyi z edilmemi ş ve 21/6/2014 tarihinde kesinle şmiştir. 10. Başvurucu, an ılan haciz i şlemine kar şı 24/7/2014 tarihinde İzmir 11. İcra Hukuk Mahkemesinde meskeniyet iddias ına dayanmak suretiyle şikâyet yoluna ba şvurmuş ve haczin kald ırılmas ını talep etmi ştir. Şikâyet dilekçesinde ta şınmaz üzerinde lehine aile konutu şerhi oldu ğunu vurgulayan ba şvurucu, e şinin borcu nedeniyle tapu siciline haciz konulan ta şınmaz ın ailesinin ekonomik ve sosyal durumuna uygun mesken vasf ında olduğundan haczedilemeyece ğini, aile konutu olan ta şınmaz ın sat ılmas ının ailesini n parçalanmas ına yol açaca ğını, şikâyetinin Anayasa'n ın aileyi koruyan hükümleri ile mevzuat gözetildiğinde kabul edilmesi gerekti ğini belirtmi ştir. 11.İzmir 11. İcra Hukuk Mahkemesi (Mahkeme) mahallinde ke şif yap ılmas ına ve bilirkişi raporu al ınmas ına karar vermi ştir. Yap ılan keşif sonras ı haz ırlanan raporda dav a konusu meskenin 3 oda, 1 salondan olu şan ve lüks olmayan, bulundu ğu mevki ile mevcut durumu gözetildi ğinde piyasa de ğeri 140.000 TL olan ve ba şvurucunun hâline münasip aile konutu vasf ında bir ev oldu ğu sonucuna ula şılm ıştır. 12. Mahkeme 28/4/2015 tarihinde aktif dava ehliyetsizli ği nedeniyle şikâyetin reddine karar vermi ştir. Karar ın gerekçesinde; 22/11/2001 tarihli ve 4721 say ılı Türk Medeni Kanunu'nun 194. maddesi ile 19/6/1932 tarihli 2004 say ılı İcra ve İflas Kanunu'nun 82. maddesinin birinci f ıkras ının (12) numaral ı bendine dayan ılarak malik olan e şin borcunda n dolay ı aile konutunun icra yoluyla sat ışının yap ılabileceği, başvurucu lehine ta şınmaz üzerine aile konutu şerhi konulmu ş olmas ının icra takibinde taraf olmayan başvurucuy a haczedilmezlik şikâyetinde bulunma imkân ı tan ımad ığı belirtilmi ştir. 13. An ılan karar Yarg ıtay 12. Hukuk Dairesinin 12/1/2016 tarihli ilam ıyla onanm ıştır. Başvurucunun karar düzeltme talebi ise ayn ı Dairenin 5/4/2016 tarihli karar ıyla reddedilmi ştir. Başvuru Numaras ı: 2016/10454 Karar Tarihi : 12/12/2019 414. Nihai karar ba şvurucuya 26/4/2016 tarihinde tebli ğ edilmiştir. 15. Başvurucu 26/5/2016 tarihinde bireysel ba şvuru yapm ıştır. IV. İLGİLİ HUKUK A. Ulusal Hukuk1.İlgili Mevzuat 16. 22/11/2001 tarihli ve 4721 say ılı Türk Medeni Kanunu'nun Aile konutu kenar başlıklı 194. maddesi şöyledir: "Eşlerden biri, di ğer eşin aç ık r ızas ı bulunmad ıkça, aile konutu ile ilgili kir a sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki haklar ı sınırlayamaz. Rızay ı sağlayamayan veya hakl ı bir sebep olmadan kendisine r ıza verilmeyen e ş, hâkimin müdahalesini isteyebilir. Aile konutu olarak özgülenen ta şınmaz mal ın maliki olmayan e ş, tapu kütü ğüne konutla ilgili gerekli şerhin verilmesini tapu müdürlü ğünden isteyebilir. Aile konutu e şlerden biri taraf ından kira ile sa ğlanm ışsa, sözleşmenin taraf ı olmayan eş, kiralayana yapaca ğı bildirimle sözle şmenin taraf ı hâline gelir ve bildirimde bulunan e ş diğeri ile müteselsilen sorumlu olur." 17. 2004 say ılı Kanun'un "Haczi caiz olmayan mallar ve haklar" kenar ba şlıklı 82. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: "Aşağıdaki şeyler haczolunamaz: ... 12. Borçlunun haline münasip evi, ... Medeni Kanunun 807 nci maddesi hükmü sakl ıdır. 2, 3, 4, 5, 7 ve 12 numaral ı bendlerdeki istisna, borcun bu e şya bedelinden do ğmamas ı haline münhas ırdır. Birinci f ıkran ın (2), (4), (7) ve (12) numaral ı bentlerinde say ılan mallar ın k ıymetini n fazla olmas ı durumunda, bedelinden haline münasip bir k ısm ı, ihtiyac ını karşılayabilmes i amac ıyla borçluya b ırak ılmak üzere haczedilerek sat ılır. ..." 18. 2004 say ılı Kanun'un "Şikâyet ve şartlar" kenar başlıklı 16. maddesi şöyledir: "Kanunun hallini mahkemeye b ırakt ığı hususlar müstesna olmak üzere İcra ve İflas dairelerinin yapt ığı muameleler hakk ında kanuna muhalif olmas ından veya hadiseye uygu n bulunmamas ından dolay ı icra mahkemesine şikayet olunabilir. Şikayet bu muamelelerin öğrenildiği tarihten yedi gün içinde yap ılır. Başvuru Numaras ı: 2016/10454 Karar Tarihi : 12/12/2019 5 Bir hakk ın yerine getirilmemesinden veya sebepsiz sürüncemede b ırak ılmas ından dolay ı her zaman şikayet olunabilir." 19. 2004 say ılı Kanun'un "Şikâyet üzerine yap ılacak muameleler" kenar başlıklı 17. maddesi şöyledir: "Şikayet icra mahkemesince, kabul edilirse şikayet olunan muamele ya bozulur, yahu t düzeltilir. Memurun sebepsiz yapmad ığı veya geciktirdi ği işlerin icras ı emrolunur." 20. 4/2/2011 tarihli ve 6100 say ılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun " Dava şartlar ı" kenar başlıklı 114. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: "Dava şartlar ı şunlard ır: ... d) Taraflar ın, taraf ve dava ehliyetine sahip olmalar ı..." 21. 6100 say ılı Kanun'un "Dava şartlar ının incelenmesi" kenar ba şlıklı 115. maddesi şöyledir: "(1) Mahkeme, dava şartlar ının mevcut olup olmad ığını, davan ın her aşamas ında kendiliğinden ara ştırır. Taraflar da dava şart ı noksanl ığını her zaman ileri sürebilirler. (2) Mahkeme, dava şart ı noksanl ığını tespit ederse davan ın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şart ı noksanl ığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanmas ı için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şart ı noksanl ığı giderilmemi şse davay ı dava şart ı yokluğu sebebiyle usulden reddeder. (3) Dava şart ı noksanl ığı, mahkemece, davan ın esas ına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemi ş ve fakat hüküm an ında bu noksanl ık giderilmişse, başlang ıçtaki dava şart ı noksanl ığından ötürü, dava usulden reddedilemez." 2. Yarg ıtay İçtihad ı 22. Yarg ıtay 12. Hukuk Dairesinin 17/12/2012 tarihli ve E.2019/4497, K.2019/7050 say ılı karar ının ilgili k ısm ı şöyledir: "...2004 say ılı Kanun'un 82. maddesinin 1. f ıkras ının 12. bendi gere ğince, borçlunun 'haline münasip' evi haczedilemez. Bir meskenin borçlunun haline uygun olup olmad ığı ad ı geçenin haciz an ındaki sosyal durumuna ve borçlu ile ailesinin ihtiyaçlar ına göre belirlenir. Buradaki 'aile' terimi, geni ş anlamda olup, borçlu ile birlikte ayn ı çat ı alt ında yaşayan, bakmakla yükümlü oldu ğu kişileri kapsar. İcra mahkemesince, borçlunun sözü edilenlerle birlikte bar ınabileceği haline münasip meskeni temin etmesi için gerekli bedel bilirkişilere tespit ettirildikten sonra, haczedilen yerin k ıymeti bundan fazla ise sat ılmas ına karar verilmeli ve sat ış bedelinden yukar ıda nitelikleri belirlenen mesken için gerekli ola n miktar borçluya b ırak ılmal ı, kalan ı hak sahiplerine ödenmelidir. .." 23. Yarg ıtay 12. Hukuk Dairesinin 8/4/2006 tarihli ve E.2006/5585, K.2006/8228 say ılı karar ının ilgili k ısm ı şöyledir: Başvuru Numaras ı: 2016/10454 Karar Tarihi : 12/12/2019 6"Alacakl ının [B.A.] hakk ında başlatt ığı takibin kesinle şmesi üzerine borçlu taşınmaz ına haciz konulmu ştur. An ılan taşınmaz ın tapu sicilinde aile konutu şerhini n bulunmas ı, haczedilmesine engel te şkil etmez. Bu nedenle de borçlu e şi müşteki [N.A.n ın] mahcuzun aile konutu oldu ğundan bahisle meskeniyet şikayetinde bulunmas ına yasal imkan yoktur. Mahkemece takibin taraf ı olmayan borçlu e şi müşteki [N.A.n ın] meskeniye t şikayetinin husumet nedeniyle reddine karar vermek gerekirken i şin esas ının incelenmesi ile şikayetin kabulü isabetsizdir." 24. Yarg ıtay 12. Hukuk Dairesinin 9/5/2016 tarihli ve E.2016/7766, K.2016/13560 say ılı karar ının ilgili k ısm ı şöyledir: "...2004 say ılı Kanun'un 82. maddesinin 1. f ıkras ının 12. bendi gere ğince borçlunun 'haline münasip' evi haczedilemez. Bu maddeye dayal ı haczedilmezlik şikâyetinde bulunma hakk ı sadece borçluya aittir..." B. Uluslararas ı Hukuk 25. Aile ya şam ına sayg ı hakk ı kapsam ında devlet için söz konusu olan yükümlülük sadece belirtilen hakka keyfî surette müdahaleden kaç ınmakla s ınırlı olmay ıp öncelikli olan bu negatif yükümlülü ğe ek olarak aile ya şam ına etkili bir biçimde sayg ının sağlanmas ı bağlam ında pozitif yükümlülükleri de içermektedir. Söz konusu pozitif yükümlülükler bireyler aras ı ilişkiler alan ında olsa da aile ya şam ına sayg ıyı sağlamaya yönelik tedbirlerin alınmas ını zorunlu k ılar ( Marcus Frank Cerny [GK], B. No: 2013/5126, 2/7/2015, 40; benzer yöndeki A İHM kararlar ı için bkz. X ve Y/Hollanda , B. No: 8978/80, 26/3/1985, 23; Hokkanen/Finlandiya , B. No: 19823/92, 23/9/1994, 55). 26. Aile hayat ına sayg ı hakk ı bak ımından devletin negatif ve poziti f yükümlülüklerinin birbirinden kesin çizgilerle ayr ılmas ı mümkün olmad ığından her iki durum yönünden de ayn ı ilkeler geçerlidir. Buna göre aile hayat ına sayg ının gereklerinin devletin negatif veya pozitif yükümlülükleri çerçevesinde incelenmesinde en önemli nokta, bireyin hukuki menfaati ile kamu menfaati aras ında adil bir denge kurulup kurulmad ığının belirlenmesidir ( Powell ve Rayner/Birle şik Krall ık, B. No: 9310/81, 21/2/1990, 41; Lopez Ostra/İspanya, B. No: 16798/90, 9/12/1994, 51; Evans/Birle şik Krall ık [BD], B. No: 6339/05, 10/4/2007, 75; Hristozov ve di ğerleri/Bulgaristan , B. No: 47039/11, 358/12, 13/11/2012, 117). 27. Bu dengenin mevcut olup olmad ığının tespitinde söz konusu menfaatleri kar şı karşıya getiren me şru amac ın irdelenmesi gerekebilir. Bu me şru amac ın belirlenmesinde ise konuyla ilgili mevzuat yol gösterici olacakt ır (Rees/Birle şik Krall ık, B. No: 9532/81, 17/10/1986, 37; Evans/Birle şik Krall ık, 75, 76). V.İNCELEME VE GEREKÇE 28. Mahkemenin 12/12/2019 tarihinde yapm ış olduğu toplant ıda başvuru incelenip gereği düşünüldü: A. Başvurucunun İddialar ı 29. Başvurucu; ilgili mevzuatta borçlunun hâline münasip evinin haczedilemece ğinin düzenlendi ğini, hükümde yer alan hâline münasip kavram ının borçlunun aile ilişkilerini ve ailenin devaml ılığını da kapsad ığını, meskeniyet iddias ı olan davalard a borçlunun ekonomik ve sosyal durumunun aile fertlerini de katarak ara ştırılmas ının bu Başvuru Numaras ı: 2016/10454 Karar Tarihi : 12/12/2019 7durumun kan ıtı olduğunu ifade etmi ştir. Mesken üzerine konulan hacizden ve icra marifetiyle aile konutunun sat ılmas ından aile fertlerinin etkilenmeyece ğini söylemenin mümkün olmad ığını ve devletin aileyi koruma yönünde pozitif yükümlülü ğü bulundu ğunu belirten başvurucu, aile fertlerinin de aile konutuyla ilgili i şlemlere kar şı dava açabilme hakk ının mevcut oldu ğunu vurgulayarak adil yarg ılanma hakk ı ile aile hayat ına sayg ı hakk ının ihlal edildiğini ileri sürmü ştür. B. Değerlendirme 30. Anayasa n ın "Özel hayat ın gizliliği" kenar başlıklı 20. maddesinin birinci f ıkras ı şöyledir: Herkes, özel hayat ına ve aile hayat ına sayg ı gösterilmesini isteme hakk ına sahiptir . Özel hayat ın ve aile hayat ının gizliliğine dokunulamaz. 31. Anayasa n ın "Ailenin korunmas ı ve çocuk haklar ı" kenar ba şlıklı 41. maddesinin birinci ve ikinci f ıkralar ı şöyledir: Aile, Türk toplumunun temelidir ve e şler aras ında eşitliğe dayan ır. Devlet, ailenin huzur ve refah ı ile özellikle anan ın ve çocuklar ın korunmas ı ve aile planlamas ının öğretimi ile uygulanmas ını sağlamak için gerekli tedbirleri al ır, teşkilat ı kurar. 32. Anayasa Mahkemesi, olaylar ın başvurucu taraf ından yap ılan hukuki nitelendirmesi ile ba ğlı olmay ıp olay ve olgular ın hukuki tavsifini kendisi takdir eder ( Tahir Canan , B. No: 2012/969, 18/9/2013, 16). Ba şvurucunun ileri sürdü ğü adil yarg ılanma hakk ının ihlali iddias ı ayn ı zamanda aile hayat ına sayg ı hakk ı kapsam ında ele al ınacak usule ilişkin güvencelerden yararlan ılıp yararlan ılmad ığı hususuna da ili şkin oldu ğunda n başvurunun Anayasa'n ın 20. ve 41. maddelerinde düzenlenen aile hayat ına sayg ı hakk ı bağlam ında ele al ınmas ı gerekir. 1. Kabul Edilebilirlik Yönünden 33. Aç ıkça dayanaktan yoksun olmad ığı ve kabul edilemezli ğine karar verilmesini gerektirecek ba şka bir neden de bulunmad ığı anlaşılan aile hayat ına sayg ı hakk ının ihlal edildiğine ilişkin iddian ın kabul edilebilir oldu ğuna karar verilmesi gerekir. 2. Esas Yönündena. Genel İlkeler 34. Aile ya şam ına sayg ı hakk ı kapsam ında devlet için söz konusu olan yükümlülük, sadece belirtilen hakka keyfî surette müdahaleden kaç ınmakla s ınırlı olmay ıp öncelikli olan bu negatif yükümlülü ğe ek olarak aile ya şam ına etkili bir biçimde sayg ının sağlanmas ı bağlam ında pozitif yükümlülükleri de içermektedir. Söz konusu pozitif yükümlülükler, bireyler aras ı ilişkiler alan ında olsa da aile ya şam ına sayg ıyı sağlamaya yönelik tedbirlerin alınmas ını zorunlu k ılar (Murat At ılgan, B. No: 2013/9047, 7/5/2015, 26). 35. Sadece e şlerden birinin mülkiyetinde olsa bile aile konutu tüm aile bireylerince kullan ılmakta, yani tüm aile bireylerinin aile konutu üzerinde birlikte zilyetlikleri söz konus u olmaktad ır. Ailenin sosyal ve ekonomik ya şam ı aç ısından son derece önemli bir yere sahip olan aile konutu, e şlerin mutlulu ğu ve çocuklar ın gelece ği için bir güvence, evlilik Başvuru Numaras ı: 2016/10454 Karar Tarihi : 12/12/2019 8kurumunun ve aile hayat ının bir arada sürmesini sa ğlayan ve aileyi bir çat ı alt ında toplayan en önemli unsurlardan biri olarak görülmektedir ( Melahat Karkin [GK] , B. No: 2014/17751, 13/10/2016, 52). 36. Bu ba ğlamda 4721 say ılı Kanun'un 194. maddesinde yer verilen hükümlerle ailenin ya şam merkezi hâline getirilen ve kayb ı hâlinde aile bireylerinin bar ınma haklar ı ile aile ilişkilerinin sürdürülebilirli ğinin tehlikeye girece ği konut ba ğlam ında birtak ım koruyucu düzenlemeler öngörülerek bu düzenlemeler vas ıtas ıyla aile ya şam ının korunmas ının amaçland ığı anlaşılmaktad ır. Aile hayat ına sayg ı hakk ının etkin şekilde kullan ımı ve korunmas ı hususundaki pozitif yükümlülükler çerçevesinde getirilen söz konusu düzenleme ile aile hayat ına sayg ı hakk ının etkin şekilde korunmas ı ve bu kapsamda aile ili şkilerinin sürdürülebilirli ğinin sağlanmas ı hususunda gerekli yasal altyap ının oluşturulduğu görülmektedir ( Melahat Karkin [GK] , 59). 37. Bunun yan ında özellikle özel hukuk ki şileri aras ındaki uyu şmazl ıklar aç ısından temel haklar ın an ılan ilişkilerin yorumlanmas ında da gözönünde bulundurulmas ı, gerekli usule ilişkin güvenceleri de haiz olan bir yarg ılama yap ılmas ı, ayr ıca yarg ı makamlar ı taraf ından Anayasa hükümlerinde ifade edilen de ğerlerin özel hukukun hüküm ve kavramlar ının yorumlanmas ında dikkate al ınmas ı gerekmektedir ( Melahat Karkin, 60). 38. Devletin söz konusu pozitif yükümlülü ğü, etkili mekanizmalar kurma, bu kapsamda gerekli usule ili şkin güvenceleri sunan yarg ısal prosedürleri sa ğlama ve bu suretle yarg ısal ve idari makamlar ın bireylerin, idare ve özel ki şilerle olan uyu şmazl ıklar ında etkili ve adil bir karar vermelerini temin etme sorumlulu ğunu da içermektedir ( Marcus Fran k Cerny [GK], B. No: 2013/5126, 2/7/2015, 36, 40; Semra Özel Üner , B. No: 2014/12009, 26/10/2016, 36; Ö.T., 29). Bu ba ğlamda aile hayat ına sayg ı hakk ının etkin şekilde kullan ımı ve korunmas ı hususundaki pozitif yükümlülükler çerçevesinde haklar ı doğrudan etkilenen aile bireylerine yarg ısal yollara ba şvurma hakk ı tan ınmas ı gereklidir. 39. Öte yandan mevzuat ın yorumlanmas ıyla ilgili sorunlar ı çözmek öncelikle derece mahkemelerinin yetki ve sorumluluk alan ındad ır. Olay ın tüm taraflar ı ile doğrudan temas hâlinde bulunan derece mahkemelerinin olay ın koşullar ını değerlendirmek aç ısından daha avantajl ı konumda bulundu ğu da tart ışmas ızdır. Anayasa Mahkemesinin rolü ise bu kurallar ın yorumunun temel hak ve özgürlüklere etkilerini de ğerlendirmekle s ınırlıdır. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi, derece mahkemeleri taraf ından izlenen usulü denetleme ve özellikle mahkemelerin ilgili mevzuat hükümlerini yorumlay ıp uygularken Anayasa n ın 20. ve 41. maddelerindeki güvenceleri gözetip gözetmedi ğini belirleme yetkisine sahiptir. Bu kapsamda Anayasa Mahkemesinin görevi, aile konutu ile onun korunmas ına ilişkin hükümlerin yorumlanmas ı ve uygulanmas ı hususunda derece mahkemelerinin yerini almak değil, kamusal makamlar ın takdir yetkileri kapsam ında ald ıklar ı kararlar ı aile hayat ına sayg ı hakk ı bağlam ında söz konusu olan güvenceler aç ısından değerlendirmektir ( Melahat Karkin , 61). 40. Derece mahkemelerinin aile hayat ı kapsam ındaki ilişkilerin sürdürülebilir ve etkili olmas ını temin edecek şekilde hareket etmesi zaruridir. Derece mahkemelerinin takdir yetkilerini makul ve sa ğduyulu bir şekilde kullan ıp kullanmad ıklar ı hususunu özellikle değerlendirmek durumunda olan Anayasa Mahkemesi, takdiri hakl ı göstermek için öne sürülen gerekçelerin ilgili ve yeterli olup olmad ığını incelemektedir ( Murat At ılgan, 44; N.Ö., B. No: 2014/19725, 19/11/2015, 55). Başvuru Numaras ı: 2016/10454 Karar Tarihi : 12/12/2019 9b. İlkelerin Olaya Uygulanmas ı 41. 2004 say ılı Kanun'un 82. maddesinin birinci f ıkras ının (12) numaral ı bendinde öngörülen borçlunun hâline münasip ev inin haczedilemeyece ği kural ıyla borçlunun kullan ımında olan evin haczedilmesinin bar ınma hakk ı üzerindeki etkisi ile alacakl ının mülkiyet hakk ı aras ında bir dengelenme yap ıldığı, sonuç olarak da borçlunun sosyal ve ekonomik durumuna uygun oldu ğu tespit edilen mesken ile ilgili bir koruma sa ğlanarak bar ınma hakk ına üstünlük tan ındığı anlaşılmaktad ır. Kanun koyucu an ılan dengelemede borçlunun bar ınma hakk ına üstünlük tan ırken bar ınman ın bireyin en temel ihtiyaçlar ından biri olduğunu gözetmi ş ve bar ınma imkân ından yoksun kalman ın borçlunun maddi ve manevi varl ığı üzerinde olu şturacağı ciddi etkiyi dikkate alm ıştır. 42. Öte yandan 4721 say ılı Kanun'un 194. maddesinde yer alan aile konutuna ili şkin düzenlemelerin aile hayat ına sayg ı hakk ının öngördü ğü pozitif yükümlülüklerin bir görünümü oldu ğu aç ıktır. 2004 say ılı Kanun'un 82. maddesinde öngörülen haciz yasa ğının temel gayesi borçlunun hâline münasip evi nin haczedilmesini önlemek suretiyle borçlunun bar ınma hakk ını korumak ise de hacze konu meskenin ayn ı zamanda aile konutu niteliğinde olmas ı hâlinde borçlu ile alacakl ının farkl ı menfaatlerinin dengelenmesinde art ık Anayasa'n ın 20. ve 41. maddelerinde öngürülen aile hayat ına sayg ı hakk ına yönelik güvenceler de devrey e girmektedir. Bu durumda hacze konu olan evin borçlunun hâline münasip olup olmad ığı değerlendirilirken bunun ayn ı zamanda bir aile konutu oldu ğu hususu da gözönünde bulundurulmal ıdır. Borçlunun hâline münasip evinin haczedilmesi ve icra yoluyla sat ılmas ı durumunda, o evde kalan aile bireylerinin de ma ğdur olaca ğı ve an ılan haciz ile icra yoluyla sat ış işlemlerinden do ğrudan etkilenecekleri a şikârd ır. Şu halde haczedilen evin aile konutu olduğu hâllerde hâline münasip ev kavram ı sadece borçlunun de ğil borçlunun ve ailesinin sosyal ve ekonomik durumuna uygun olan konut biçiminde anla şılmal ıdır. 43. Anayasa'n ın 20. ve 41. maddelerinin aile konutuyla ilgili olarak devlete yüklediği pozitif yükümlülüklerin mülkiyet hakk ından bağıms ız olduğunun alt ı çizilmelidir. Dolay ısıyla aile konutundan kaynaklanan anayasal güvencelerin ihlalinin tespiti, durdurulmas ı ve giderilmesi amac ıyla oluşturulacak mekanizmalara ba şvuru imkân ının sadece konuta malik olan e ş taraf ından değil baz ı durumlarda malik olmayan e ş taraf ından da kullan ılabilmesi gerekir. Aile konutunun maliki olmayan e şin koruyucu yetkileri kullanmas ının engellenmesi devletin pozitif yükümlülüklerinin ihlali sonucunu do ğurabilir. 44. Bu ba ğlamda aile konutunun haczedilmesine kar şı borçlunun e şinin de yarg ı yoluna gitmekte hukuki yarar ının olduğu; aile konutu güvencesinden kaynaklanan haklar ını ileri sürebilme ve bunlar ı yarg ı mercilerinde tart ıştırabilme imkân ına sahip olmas ı gerektiği açıktır. Aksi takdirde ailenin ya şam ını sürdürdü ğü konutun aile konutu güvencesinden yararlanmas ının hiçbir anlam ı kalmaz (benzer yöndeki de ğerlendirmeler için bkz. Yıldız Eke r [GK] , B. No: 2015/18872, 22/11/2018, 39). 45. Somut olayda ba şvurucunun e şine ait olan ve aile konutu güvencesinden yararlanan ta şınmaz ın tapu sicil kayd ına, başvurucunun e şi hakk ındaki icra takibine ba ğlı olarak haciz şerhi işlenmiştir. Yarg ılama sürecinde al ınan bilirki şi raporunda üzerine haciz konulan ta şınmaz ın lüks olmayan, normal bir mesken oldu ğu; başvurucunun e şi ve öğrenci olan k ızı ile birlikte bu evde ya şadığı, başvurucunun hâline münasip bir ev oldu ğu tespitlerine yer verilmi ştir. Başvurucunun meskeniyet iddias ına dayal ı haczedilemezlik şikâyeti ise Mahkeme taraf ından dava ehliyeti yoklu ğundan reddedilmi ştir. Mahkemenin anılan karar ında haczedilemezlik şikâyetini ileri sürebilme ehliyetini icra takibine tara f Başvuru Numaras ı: 2016/10454 Karar Tarihi : 12/12/2019 10olanlarla s ınırlayan yorumu nedeniyle ba şvurucunun, aile konutuna ili şkin olarak Anayasa n ın 20. ve 41. maddelerindeki güvencelerin gözetilmedi ği iddialar ını öne sürme ve bunlara sayg ı gösterilip gösterilmedi ğini tart ıştırma imkân ı ortadan kald ırılm ıştır. 46. Yarg ılama bir bütün hâlinde de ğerlendirildi ğinde, borçlunun ve ailesinin hâline münasip aile konutu vasf ında olduğu tespit edilen ta şınmaz ın (bkz. 11) üzerine konulan hacizden do ğrudan etkilenecek ba şvurucunun aile konutuna ili şkin güvencelerden yararlanarak meskeniyet iddias ıyla dava açabilece ği, dolay ısıyla mahkemenin dava ehliyetine ilişkin daralt ıcı yorumunun Anayasa n ın 20. ve 41. maddelerindeki güvencelere uygun olmad ığı anlaşılmaktad ır. 47. Aç ıklanan gerekçelerle aile hayat ına sayg ı hakk ının öngördü ğü poziti f yükümlülükler yerine getirilmedi ği anlaşılmakla Anayasa'n ın 20. maddesinde güvence alt ına alınan aile hayat ına sayg ı hakk ının ihlal edildi ğine karar verilmesi gerekir. Burhan ÜSTÜN, Hicabi DURSUN, Kadir ÖZKAYA, Y ıldız SEFER İNOĞLU ve Selahaddin MENTE Ş bu görüşe kat ılmam ışlard ır. 3. 6216 Say ılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden 48. 30/3/2011 tarihli ve 6216 say ılı Anayasa Mahkemesinin Kurulu şu ve Yarg ılama Usulleri Hakk ında Kanun'un 50. maddesinin (1) numaral ı fıkras ının ilgili k ısm ı ve (2) numaral ı fıkras ı şöyledir: (1) Esas inceleme sonunda, ba şvurucunun hakk ının ihlal edildi ğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal karar ı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yap ılmas ı gerekenlere hükmedilir (2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme karar ından kaynaklanm ışsa, ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ırmak için yeniden yarg ılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulunmayan hâllerde ba şvurucu lehin e tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava aç ılmas ı yolu gösterilebilir. Yeniden yarg ılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ında açıklad ığı ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir. 49. Başvurucu, ihlalin sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ını talep etmi ştir. 50. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Do ğan ([GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018) karar ında ihlal sonucuna var ıldığında ihlalin nas ıl ortadan kald ırılacağı hususunda genel ilkeler belirlenmi ştir. Mahkeme di ğer bir karar ında ise bu ilkelerle birlikte ihlal karar ının yerine getirilmemesinin sonuçlar ına da de ğinmiş ve bu durumun ihlalin devam ı anlam ına geleceği gibi ilgili hakk ın ikinci kez ihlal edilmesiyle sonuçlanaca ğına da işaret etmi ştir (Aligül Alkaya ve di ğerleri (2) , B. No: 2016/12506, 7/11/2019). 51. Bireysel ba şvuru kapsam ında bir temel hakk ın ihlal edildi ğine karar verildi ği takdirde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırıldığından söz edilebilmesi için temel kural mümkün oldu ğunca eski hâle getirmenin, yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmas ıdır. Bunun için ise öncelikle ihlalin kayna ğı belirlenerek devam eden ihlali n durdurulmas ı, ihlale neden olan karar veya i şlemin ve bunlar ın yol açt ığı sonuçlar ın ortadan Başvuru Numaras ı: 2016/10454 Karar Tarihi : 12/12/2019 11kald ırılmas ı, varsa ihlalin sebep oldu ğu maddi ve manevi zararlar ın giderilmesi, ayr ıca bu bağlamda uygun görülen di ğer tedbirlerin al ınmas ı gerekmektedir ( Mehmet Do ğan, 55, 57). 52.İhlalin mahkeme karar ından kaynakland ığı durumlarda Anayasa Mahkemesi, 6216 say ılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaral ı fıkras ı ile İçtüzük ün 79. maddesinin (1) numaral ı fıkras ının (a) bendi uyar ınca ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmak üzere karar ın bir örne ğinin ilgili mahkemeye gönderilmesine hükmeder. An ılan yasal düzenleme, usul hukukundaki benzer hukuki kurumlardan farkl ı olarak ihlali ortadan kald ırmak amac ıyla yeniden yarg ılama sonucunu do ğuran ve bireysel başvuruya özgülenen bir giderim yolunu öngörmektedir. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi taraf ından ihlal karar ına bağlı olarak yeniden yarg ılama karar ı verildiğinde, usul hukukundaki yarg ılaman ın yenilenmesi kurumundan farkl ı olarak ilgili mahkemenin yeniden yarg ılama sebebinin varl ığını kabul hususunda herhangi bir takdir yetkisi bulunmamaktad ır. Dolay ısıyla böyle bir karar kendisine ula şan mahkemenin yasal yükümlülü ğü, ilgilinin talebini beklemeksizin Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ı nedeniyle yeniden yarg ılama karar ı vererek devam eden ihlalin sonuçlar ını gidermek üzere gereken i şlemleri yerine getirmektir (Mehmet Do ğan, 58-59; Aligül Alkaya ve di ğerleri (2) , 57-59, 66-67). 53. İncelenen ba şvuruda mahkemenin dava ehliyetine ili şkin daralt ıcı yorumu nedeniyle Anayasa'n ın 20. maddesinde güvence alt ına al ınan aile hayat ına sayg ı hakk ının ihlal edildi ği sonucuna ula şılm ıştır. Dolay ısıyla ihlalin Mahkeme karar ından kaynakland ığı anlaşılmaktad ır. 54. Bu durumda aile hayat ına sayg ı hakk ının ihlalinin sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulunmaktad ır. Yap ılacak yeniden yarg ılama ise bireysel ba şvuruya özgü düzenleme içeren 6216 say ılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaral ı fıkras ına göre ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ına yöneliktir. Bu kapsamda yap ılmas ı gereken i ş yeniden yarg ılama karar ı verilerek Anayasa Mahkemesini ihlal sonucuna ula ştıran nedenleri gideren, ihlal karar ında belirtilen ilkelere uygun yeni bir karar verilmesinden ibarettir. Bu sebeple karar ın bir örne ğinin yeniden yarg ılama yap ılmak üzere İzmir 11. İcra Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmektedir. 55. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 239,50 TL harç ve 2.475 TL vekâlet ücretinden olu şan toplam 2.714,50 TL yarg ılama giderinin ba şvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir. VI. HÜKÜM Aç ıklanan gerekçelerle; A. Aile hayat ına sayg ı hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA OYB İRLİĞİYLE, B. Anayasa n ın 20. maddesinde güvence alt ına al ınan aile hayat ına sayg ı hakk ının İHLAL ED İLDİĞİNE, Burhan ÜSTÜN, Hicabi DURSUN, Kadir ÖZKAYA, Y ıldız SEFERİNOĞLU ve Selahaddin MENTE Ş'in karşıoyu ve OYÇOKLU ĞUYLA, Başvuru Numaras ı: 2016/10454 Karar Tarihi : 12/12/2019 12C. Karar ın bir örne ğinin aile hayat ına sayg ı hakk ının ihlalinin sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmak üzere İzmir 11. İcra Hukuk Mahkemesine (E.2014/411, K.2015/363) GÖNDER İLMESİNE, D. 239,50 TL harç ve 2.475 TL vekâlet ücretinden olu şan toplam 2.714,50 TL yarg ılama giderinin BA ŞVURUCUYA ÖDENMES İNE, E. Ödemenin, karar ın tebliğini takiben ba şvurucunun Hazine ve Maliye Bakanl ığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yap ılmas ına, ödemede gecikme olmas ı hâlinde bu sürenin sona erdi ği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FA İZ UYGULANMASINA, F. Karar ın bir örne ğinin Adalet Bakanl ığına GÖNDER İLMESİNE 12/12/2019 tarihinde karar verildi. Başkan Ba şkanvekili Ba şkanvekili Zühtü ARSLAN Hasan Tahsin GÖKCAN Recep KÖMÜRCÜ Üye Üye Üye Serdar ÖZGÜLDÜR Burhan ÜSTÜN Engin YILDIRIM Üye Üye Üye Hicabi DURSUN Celal Mümtaz AKINCI Muammer TOPAL Üye Üye Üye M. Emin KUZ Kadir ÖZKAYA R ıdvan GÜLEÇ Üye Üye Üye Yusuf Şevki HAKYEMEZ Y ıldız SEFERİNOĞLU Selahaddin MENTE Ş Başvuru Numaras ı: 2016/10454 Karar Tarihi : 12/12/2019 13KARŞIOY 1. Eşlerden birinin borcu nedeniyle, tapuda borçlu e ş ad ına kay ıtlı olup üzerinde aile konutu şerhi bulunan ta şınmaz ın haczedilmesine ili şkin işleme karşı diğer eş taraf ından yap ılan itiraz ın aktif dava ehliyeti olmad ığı gerekçesiyle reddedilmesi üzerine yap ılan başvuruda Mahkememiz ço ğunluğunca, başvurucunun Anayasa n ın 20. maddesinde güvence altına al ınan aile hayat ına sayg ı hakk ının ihlal edildi ğine karar verilmi ştir. Aşağıda aç ıklanan nedenlerle bu sonuca kat ılamad ık. 2. Başvurucunun e şinin (ödenmedi ği iddia edilen) borcundan dolay ı icra müdürlüğü nezdinde borçlu e ş aleyhine ba şlatılan icra takibinde tapuda borçlu e ş ad ına kay ıtlı olan taşınmaz ın tapu sicili üzerine haciz konulmu ştur. 3. Olay ın ard ından başvurucu taraf ından ayn ı taşınmaz ın tapu siciline aile konutu şerhi konulmas ı talebiyle dava aç ılm ıştır. Aç ılan davan ın kabul edilmesi ve verilen karar ın kesinleşmesinin ard ından başvurucu taraf ından borçlu e şi aleyhine ba şlatılan haciz i şlemine karşı icra hukuk mahkemesinde meskeniyet iddias ına dayanarak şikâyet yoluna ba şvurulup haczin kald ırılmas ı talep edilmi ştir. 4.İcra Mahkemesince, aktif dava ehliyetsizli ği nedeniyle şikâyetin reddine karar verilmiştir. Karar ın Yarg ıtay aşamas ından geçerek kesinle şmesi üzerine aile hayat ına sayg ı hakk ının ihlal edildi ği iddias ıyla Anayasa Mahkemesine bireysel ba şvuruda bulunulmu ştur. 5. Konuya ili şkin değerlendirmelere geçmeden önce, somut ba şvuru ile benzerlikler gösteren iki ayr ı başvuruda Anayasa Mahkemesince daha önce verilen iki ayr ı karara de ğinmekte yarar bulunmaktad ır. Bunlar, Melahat Karkin (B. No: 2014/17751, 13/10/2016) ve Yıldız Eker (B. No: 2015/18872, 22/11/2018) başvurular ında verilen kararlard ır. 6.Melahat Karkin karar ına konu olayda aile konutu niteli ği taşıyan taşınmaz ın üzerinde tesis edilen ipote ğin kald ırılmas ı talebiyle ba şvurucu taraf ından (borçlu taraf ın eşi) açılan dava, ta şınmaz ın tapu kütü ğünde "aile konutu" oldu ğuna ilişkin bir şerh bulunmad ığı, lehine ipotek tesis edilen daval ı bankan ın kötü niyetli oldu ğunun ise kan ıtlanamad ığı gerekçesiyle reddedilmi ştir. Bunun üzerine ba şvurucu, aile hayat ına sayg ı hakk ının ihlal edildiği iddias ıyla bireysel ba şvuruda bulunmu ştur. Anayasa Mahkemesi, bu ba şvuru hakk ındaki karar ında öncelikle, Devletin Anayasa'n ın 20. ve 41. maddelerinden do ğan aile hayat ına sayg ıyı tesis etme konusundaki pozitif yükümlülü ğünü gerçekle ştirme vas ıtalar ından birinin aile konutuna özel ve ayr ı bir koruma sa ğlayan 4721 say ılı Kanun'un 194. maddesi olduğunu, söz konusu düzenleme ile aile hayat ına sayg ı hakk ının etkin şekilde korunmas ı ve bu kapsamda aile ili şkilerinin sürdürülebilirli ğinin sağlanmas ı hususunda gerekli yasal alt yap ının oluşturulduğunu, bununla birlikte söz konusu düzenlemelerin hayata geçirilebilmesi için yarg ı makamlar ınca uyuşmazl ığın özenli şekilde incelenmesi gerekti ğini belirtmi ş, akabinde ise somut olayda derece mahkemelerince taraflar ın hukuki menfaatleri aras ında bir dengeleme yap ıldığı ve buna ili şkin gerekçelerin ayr ıntılı şekilde ortaya kondu ğunu belirterek aile hayat ına sayg ı hakk ının ihlal edilmedi ğine karar vermi ştir. 7. Anayasa Mahkemesi bu sonuca ula şırken Yarg ıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.4.2015 tarihli karar ına özellikle vurgu yapm ıştır. Yarg ıtay Hukuk Genel Kurulunun an ılan karar ından önce, tapu kayd ına aile konutu şerhi konulmayan bir ta şınmaz üçüncü şahıslarca edinilmiş ise 4721 say ılı Kanun'un iyi niyete dair hükümleri dikkate al ınmakta ve davalar buna göre sonuca ba ğlanmakta iken, Yarg ıtay Hukuk Genel Kurulunun an ılan karar ı ile yeni Başvuru Numaras ı: 2016/10454 Karar Tarihi : 12/12/2019 14bir uygulamaya geçilmi ş ve aile konutunun maliki olan e şin aile konutu üzerinde yapaca ğı tasarruflara di ğer eşin aç ık r ızas ının bulundu ğunun ispatlanmas ının gerekli oldu ğu benimsenmi ştir (Yarg ıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.4.2015 tarihli ve E.2013/2-2056, K.2015/1201 say ılı karar ı). Anayasa Mahkemesi, somut olayda nihai karar ın an ılan içtihat değişikliğinin gerçekle ştiği 15.4.2015 tarihinden önce verilmi ş olduğuna işaret ederek somut olayda aile hayat ına sayg ı hakk ının ihlal edilmedi ğine karar vermi ştir. 8.Yıldız Eker karar ına konu olayda ise aile konutu niteli ği taşıyan taşınmaz haczedilmi ş ve bu haczin kesinle şmesi sonras ında ihale ile üçüncü bir şahsa sat ılm ıştır. Bunun üzerine ba şvurucu (borçlu taraf ın eşi) taraf ından ihalenin feshi davas ı aç ılm ıştır. Başvurucu taraf ından aç ılan ihalenin feshi davas ı, ihalede bir usulsüzlük bulunmad ığı gerekçesiyle reddedilmi ştir. Başvurucu bunun üzerine ta şınmaz ın aile konutu niteli ğinde olduğunun dikkate al ınmamas ının aile hayat ına sayg ı hakk ını ihlal ettiğini belirterek bireysel başvuruda bulunmu ştur. 9. Anayasa Mahkemesi bu ba şvuru hakk ındaki karar ında, öncelikle ba şvurucunun aile konutu güvencesinden kaynaklanan iddialar ına yönelik derece mahkemelerince herhangi bir inceleme yap ılmad ığının alt ını çizmiştir. Daha sonra ba şvurucunun, e şinin veya üçüncü kişilerin gerçekle ştirdiği tasarruflara yönelik aile konutu güvencesinden kaynaklana n haklar ını ileri sürebilme ve bunlar ı yarg ı mercilerinde tart ıştırabilme imkân ını haiz olmas ı gerektiğinin aç ık olduğunu, ancak bunun aile konutu güvencesinden kaynaklanan iddialar ın her davada incelenmesi gerekti ği biçiminde anla şılmamas ı gerektiğini ilke olarak ortaya koymuş; ard ından somut olayda ba şvurucunun aile konutu güvencesine ba ğlı haklar ını ihalenin feshi davas ında ileri sürdü ğünü ancak bu davada borcun esas ına ilişkin iddialar incelenemeyece ğinden ve mahkemeye aile konutu güvencesinden do ğan haklar ı inceleme yetkisi tan ınmad ığından başvurucunun aile konutu güvencesinden kaynaklanan haklar ının bu davada incelenememesinin makul kar şılanmas ı gerektiğini belirtmi ş ve aile hayat ına sayg ı hakk ı yönünden aç ıkça dayanaktan yoksunluk karar ı vermiştir. 10. Aile konutu üzerindeki haczin kald ırılmas ı istemiyle yapt ığı şikâyeti aktif dava ehliyeti bulunmad ığı gerekçesiyle reddedilen ba şvurucunun adil yarg ılanma hakk ı ile aile hayat ına sayg ı hakk ını ihlal etti ğini ileri sürdü ğü somut ba şvuruda ise, Mahkememiz çoğunluğunca, 2004 say ılı Kanun'un 82. maddesinin birinci f ıkras ının (12) numaral ı bendinde öngörülen borçlunun hâline münasip evinin haczedilemeyece ği kural ıyla, borçlunun kullan ımında olan evin haczedilmesinin bar ınma hakk ı üzerindeki etkisi ile alacakl ının mülkiyet hakk ı aras ında bir dengelenme yap ıldığı, sonuç olarak da borçlunun sosyal ve ekonomik durumuna uygun oldu ğu tespit edilen mesken ile ilgili bir koruma sa ğlanarak bar ınma hakk ına üstünlük tan ındığı, böyle yap ılmakla bar ınman ın bireyin en temel ihtiyaçlar ından biri oldu ğunun gözetildi ği ve bar ınma imkân ından yoksun kalman ın borçlunun maddi ve manevi varl ığı üzerinde olu şturacağı ciddi etkinin dikkate al ındığı; hacze konu meskenin ayn ı zamanda aile konutu niteli ğinde olmas ı hâlinde borçlu ile alacakl ının farkl ı menfaatlerinin dengelenmesinde art ık Anayasa'n ın 20. ve 41. maddelerinde öngörüle n aile hayat ına sayg ı hakk ına yönelik güvencelerin de devreye girdi ği, bu durumda da hacze konu olan evin borçlunun hâline münasip olup olmad ığı değerlendirilirken bunun ayn ı zamanda bir aile konutu oldu ğu hususunun da göz önünde bulundurulmas ını zorunlu k ıldığı, dolay ısıyla haczedilen evin aile konutu oldu ğu hâllerde hâle münasip ev kavram ının sadece borçlunun de ğil, borçlunun ve ailesinin sosyal ve ekonomik durumuna uygun olan konut biçiminde anla şılmas ı gerektiği; Anayasa'n ın 20. ve 41. maddelerinin aile konutuyla ilgili olarak devlete yükledi ği pozitif yükümlülüklerin mülkiyet hakk ından bağıms ız olduğu, aile konutundan kaynaklanan anayasal güvencelerin ihlalinin tespiti, durdurulmas ı ve giderilmesi Başvuru Numaras ı: 2016/10454 Karar Tarihi : 12/12/2019 15amac ıyla oluşturulacak mekanizmalara ba şvuru imkân ının sadece konuta malik olan e ş taraf ından değil baz ı durumlarda malik olmayan e ş taraf ından da kullan ılabilmesi gerekti ği, bu bağlamda aile konutunun haczedilmesine kar şı borçlunun e şinin de yarg ı yoluna gitmekte hukuki yarar ının olduğu; aile konutu güvencesinden kaynaklanan haklar ını ileri sürebilme ve bunlar ı yarg ı mercilerinde tart ıştırabilme imkân ına sahip olmas ı icap etti ği, aksi takdirde ailenin ya şam ını sürdürdü ğü konutun aile konutu güvencesinden yararlanmas ının hiçbir anlam ının kalmayaca ğı gerekçeleriyle ba şvurucunun Anayasa n ın 20. maddesinde güvence altına al ınan aile hayat ına sayg ı hakk ının ihlal edildi ğine karar verilmi ştir. 11. Görüldü ğü üzere Mahkememiz ço ğunluğunca, özetle, önce 4721 say ılı Türk Medeni Kanunu nun 194. maddesinde yer alan aile konutu ile 2004 say ılı Kanun un 82. Maddesinin (12) numaral ı fıkras ında yer alan haline münasip ev aras ında özde şlik kurulmuş, ard ından da kurulan bu özde şlikten yararlan ılarak, haczedilemezlik şikâyetlerinin taşınmaza malik olmayan e ş/aile efrad ı taraf ından da ileri sürülebilmesi gerekti ği sonucuna ulaşılm ıştır. 12. Öncelikle belirtilmelidir ki kararda kurulan özde şliğin ilk elden Anayasa Mahkemesince kurulmas ı yerinde de ğildir. Zira bu yöntemle, Anayasa Mahkemesi, Anayasa'y ı değil kanunlar ı yorumlayarak kanunlarda aç ıkça düzenlenmemi ş bir hakk ı kişilere tan ımış olmaktad ır. 13. Öte yandan ayr ıca belirtmek gerekir ki kanun koyucu, 2004 say ılı Kanun'un 82. maddesinde haczedilemeyecek şeyleri sayarken "Borçlunun haline münasip evi" kavram ını kullanmay ı tercih etmi ş, madde kapsam ında "aile konutu" kavram ını kullanmam ıştır. Dolay ısıyla kanun koyucunun bu iki kural aras ında bir özde şlik olduğunu kabul ederek taşınmaza malik olan borçlunun e şinin ya da aile efrad ının da meskeniyet iddias ında bulunabilece ği yönünde aç ık bir kural ı yürürlüğe koymad ığını vurgulamak gerekmektedir. 14. Bununla birlikte, 4721 say ılı Kanun'un 194. maddesinin birinci f ıkras ında Eşlerden biri, di ğer eşin aç ık r ızas ı bulunmad ıkça, aile konutu ile ilgili kira sözle şmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki haklar ı sınırlayamaz. hükmüne emredici bir biçimde yer verilmesine kar şın 2004 say ılı Kanun'un 82. maddesinde borçlunun hâline münasip evinin haczolunamayaca ğı konusunun mutlak bir kural olarak düzenlenmedi ğini de belirmek gerekmektedir. Zira an ılan maddede bu kural ın baz ı istisnalar ına yer verilmi ştir. Maddenin ikinci f ıkras ında borçlunun haline münasip evinin haczedilemeyece ği kural ının, borcun bu ta şınmaz bedelinden do ğmamas ı hâline münhas ır olduğu belirtilmi ştir. Ayn ı maddenin üçüncü f ıkras ında ise ta şınmaz ın k ıymetinin fazla olmas ı durumunda, bedelinden hâline münasip bir k ısm ı ihtiyac ını karşılayabilmesi amac ıyla borçluya b ırak ılmak üzere haczedilerek sat ılabileceği kural ına yer verilmi ştir. 15. Belirtilen kurallar birlikte de ğerlendirildi ğinde, 4721 say ılı Kanun'un 194. maddesinin daha çok e şler aras ındaki aile ili şkilerinin düzenlenmesi ile ilgili oldu ğu ve bu maddedeki yasaklar ın muhatab ının taşınmaz ın maliki olan e ş olduğu; 2004 say ılı Kanun'un 82. maddesinde geçen haline münasip ev kavram ının ise borçlunun ekonomik ve sosyal statüsüne i şaret eden bir yönünün bulundu ğu (Doktrinde meskeniyet iddias ında bulunulabilmesi için borçlunun o evde bizzat oturmas ının şart olmad ığı, evini kiraya vermi ş ve başkaca evi olmayan ki şilerin kiradaki evinin de haczedilemeyece ği belirtilmektedir. Keza eğer borçluya ve ailesine gerekliyle iki evin dahi b ırak ılabileceği yönünde görü şler vard ır. Ayr ıntılı bilgi için bkz. Baki KURU / Ramazan ARSLAN / Ejder YILMAZ, İcra ve İflas Hukuku, Yetkin Yay ınlar ı, 24. Bask ı, Ankara, 2010, s. 272.) ve bu kural ın muhatab ının cebri icra hukuku uygulay ıcılar ı olduğu anlaşılmaktad ır. Başvuru Numaras ı: 2016/10454 Karar Tarihi : 12/12/2019 1616. Belirtilen sebeplerle 4721 say ılı Kanun'un 194. maddesinde geçen aile konutu kavram ı ile 2004 say ılı Kanun'un 82. maddesinde geçen haline münasip ev kavram ı aras ında Anayasa Mahkemesince ilk elden özde şlik kurulmas ına ilişkin görüşe iştirak edilmesi mümkün gözükmemektedir. Dolay ısıyla başvuruya konu olay ın merkezinde 4721 say ılı Kanun'un 194. maddesinin de ğil, 2004 say ılı Kanun'un "Haczi caiz olm ıyan mallar ve haklar" başlıklı 82. maddesinin bulundu ğu sonucuna var ılmaktad ır. 17. 2004 say ılı Kanun'un 82. maddesinde de borçlu ile alacakl ının mülkiyet haklar ı aras ında bir denge kurularak, bir yandan borçlunun haline münasip evinin haczedilemeyece ği öngörülürken, di ğer taraftan bunun istisnalar ına yer verilmektedir. 18. Öte yandan, Türk hukukunda haczedilemezlik şikâyetinde bulunabilecek kişilerin kimler oldu ğu konusunda doktrindeki baz ı görüşler ile Yarg ıtay ın görüşü aras ında fark bulundu ğu gözlemlenmektedir. Doktrinde, icra dairelerinin i şlemlerinden zarar gördü ğü kan ısında olan her ilgilinin şikâyet yoluna ba şvurma hakk ına sahip oldu ğu belirtilmekle birlikte (KURU / ARSLAN / YILMAZ, a.g.e., s. 66-67), Yarg ıtay uygulamas ı somut olaydan da anlaşılacağı üzere aksi yöndedir. 19. Hal böyle olunca somut olaydaki çözümlenmesi gereken kritik mesele, bu yola kimlerin ba şvurabilece ği şeklinde ortaya ç ıkmaktad ır. 20. Anayasa'n ın gerek aile hayat ına sayg ı gösterilmesini isteme hakk ını düzenleyen 20. maddesi, gerekse konut dokunulmazl ığını düzenleyen 21. maddesi ve gerekse ailenin korunmas ı hakk ını düzenleyen 41. maddesi ve ilgili di ğer maddeleri incelendi ğinde, Anayasa dan haczedilemezlik şikâyetinin malik olmayan di ğer eş taraf ından da ileri sürülebilmesi gerekti ği yönünde bir hak ç ıkar ılmas ının mümkün olmad ığı sonucuna var ılmaktad ır. 21. Aile konutu ile haline münasip ev kavramlar ı aras ında bir özde şlik de bulunmad ığından Anayasa Mahkemesinin önceki içtihatlar ında aile konutuna Anayasa'n ın 20. ve 41. maddelerinde güvence alt ına al ınan aile hayat ına sayg ı hakk ına ilişkin devletin pozitif yükümlülükleri kapsam ında verilen anlamdan hareketle de ki şilere böyle bir hak tan ınamayaca ğı değerlendirilmektedir. 22. Aç ıklanan nedenlerle Anayasa'n ın yorumuyla ortaya ç ıkmayan, kanun koyucunun Anayasa'n ın devlete yükledi ği pozitif yükümlülüklerin gere ği olarak aç ıkça düzenlemedi ği, derece mahkemelerinin kanunlar ı yorumlayarak da ç ıkarmad ığı bir hakk ı, kanunlar ı ilk elden ve derece mahkemelerinin içtihatlar ına rağmen yorumlamak suretiyle ortaya ç ıkarman ın Anayasa Mahkemesinin görevi olmad ığı kanaatine ula ştığımdan, somut olayda aile hayat ına sayg ı hakk ının ihlal edilmedi ği görüşüyle çoğunluk görü şüne dayal ı karar kat ılm ıyoruz. Üye Üye Burhan ÜSTÜN Kadir ÖZKAYA Üye Üye Y ıldız SEFERİNOĞLU Selahaddin MENTE Ş Başvuru Numaras ı: 2016/10454 Karar Tarihi : 12/12/2019 17KARŞIOY GEREKÇES İ 1. Başvurucunun; ödenmedi ği iddia edilen iki çekten dolay ı icra müdürlü ğü nezdinde e şi aleyhine ba şlatılan icra takibi nedeniyle e şi ad ına kay ıtlı olan taşınmaz ın tapu sicili üzerine haciz konulmas ı üzerine ayn ı taşınmaz ın siciline aile konutu şerhi konulmas ı talebiyle açt ığı dava kabul edilip bu karar kesinle ştikten sonra söz konusu haciz i şlemine karşı icra hukuk mahkemesinde meskeniyet iddias ına dayanarak şikâyet yoluna ba şvurmas ı ve haczin kald ırılmas ını talep etmesi üzerine mahkemenin, aktif dava ehliyetsizli ği nedeniyle şikâyetin reddine karar vermesi ve bu karar ın Yarg ıtay'dan geçerek kesinle şmesi üzerine aile hayat ına sayg ı hakk ının ihlal edildi ği iddias ıyla Anayasa Mahkemesine bireysel ba şvuruda bulunduğu anlaşılmaktad ır. 2. 4721 say ılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 194. maddesinde; e şlerden birinin, diğer eşin aç ık r ızas ı bulunmad ıkça, aile konutu ile ilgili kira sözle şmesini feshedemeyece ği, aile konutunu devredemeyece ği veya aile konutu üzerindeki haklar ı sınırlayamayaca ğı, aile konutu olarak özgülenen ta şınmaz mal ın maliki olmayan e şin, tapu kütü ğüne konutla ilgili gerekli şerhin verilmesini tapu müdürlü ğünden isteyebilece ği belirtilmi ştir. 3. 2004 say ılı İcra ve İflas Kanunu'nun ( İİK) 82. maddesinde borçlunun haline münasip evi' nin haczedilemeyece ği öngörülürken bu kural ın istisnalar ına da yer verilmi ştir. 4. Yukar ıda belirtilen maddelerde geçen aile konutu ve haline münasip e v kavramlar ının birbirleriyle özde ş kavramlar olup olmad ığı hususunda netlik olmay ıp, kanun koyucunun bu iki kavram aras ında bir özde şlik olduğunu kabul ederek ta şınmaza malik ola n borçlunun e şinin ya da aile efrad ının da meskeniyet iddias ında bulunabilece ği yönünde aç ık bir kural ı uygulamaya koydu ğu söylenemeyecektir. 5. Dolay ısıyla, başvuruya konu olayda yo ğunlaşılmas ı gereken husus TMK'n ın 194. maddesi de ğil, İİK'd ır. 6.İİK'n ın "Şikâyet ve şartlar" kenar başlıklı 16. maddesi şöyledir: "Kanunun hallini mahkemeye b ırakt ığı hususlar müstesna olmak üzere İcra ve İflas dairelerinin yapt ığı muameleler hakk ında kanuna muhalif olmas ından veya hadiseye uygu n bulunmamas ından dolay ı icra mahkemesine şikayet olunabilir. Şikayet bu muamelelerin öğrenildiği tarihten yedi gün içinde yap ılır. Bir hakk ın yerine getirilmemesinden veya sebepsiz sürüncemede b ırak ılmas ından dolay ı her zaman şikayet olunabilir." 7. Yarg ıtay 12. Hukuku Dairesi'nin haczedilemezlik şikâyetinde bulunabilme hakk ının sadece borçluya ait oldu ğu hususunda yerle şik içtihatlar ı olduğu anlaşılmaktad ır. 8. Öte yandan, somut olayda ta şınmaz ın tapu siciline 30/5/2012 tarihinde haciz konulduktan sonra ba şvurucunun aile konutu şerhi konulmas ı talepli davay ı -haciz tarihinde n yaklaşık 9 ay sonra- 20/2/2013 tarihinde açt ığı görülmekte olup, bireysel ba şvuru dilekçesinde ba şvurucunun bu talepte bulunmak için neden bu kadar bekledi ğine dai r herhangi bir aç ıklamaya yer verilmemi ştir. Başvuru Numaras ı: 2016/10454 Karar Tarihi : 12/12/2019 189.Aile konutu ve haline münasip ev kavramlar ının birbirleriyle özde ş kavramla r olup olmad ığı hususunda mevzuat ımızda herhangi bir aç ıklık olmay ışı, Anayasan ın 20., 21. ve 41. maddelerinden, haczedilemezlik şikâyetinin malik olmayan e ş taraf ından da ileri sürülebilmesi gerekti ği yönünde bir hak ç ıkar ılmas ının mümkün olmamas ı, Yarg ıtay12. Hukuk Dairesi'nin bu yöndeki yerle şik içtihatlar ı ve başvurucunun haciz tarihinden çok sonra aile konutu şerhi talebinde bulundu ğu hususlar ı bir arada de ğerlendirildi ğinde; başvuruya konu olayda aile hayat ına sayg ı hakk ının ihlal edilmedi ği ve kabul edilemez oldu ğuna karar verilmesi gerekti ği kanaatine ula şılmaktad ır. Bu gerekçelerle aile hayat ına sayg ı hakk ının ihlal edildi ği yönündeki ço ğunluk görü şüne kat ılmad ım. Üye Hicabi DURSUN