İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 30/04/2026 YAZIM TARİHİ : 30/04/2026 .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda; İDDİALARIN ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesi ile; Mü…
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/651 KARAR NO : 2026/1073 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I Başkan : Üye : Üye : Katip : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : ... NUMARASI : ... Esas ... Karar DAVACILAR : 1-... 2-... 3-... VEKİLLERİ : Av. ... Av. .... Av. ... Av. ... DAVALILAR : 1-... 2-... VEKİLLERİ : Av. ...- ... Av. .... DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit ve Tazminat İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 30/04/2026 YAZIM TARİHİ : 30/04/2026 .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda; İDDİALARIN ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesi ile; Müvekkilleri ... ve ...'nın evli olduğunu, ...'nın, davacı ....'nin hisse sahibi, ortağı ve temsilcisi olduğunu, davalılar ... ile ...'nın da evli olduklarını, ... ile ...'nın geçmiş dönemlerde ticari işler ve mal alım satımları yaptıklarını ve samimi arkadaş olduklarını, müvekkilleri ... ve ...'nın bazı kişilere borçlandığını, davalı ... 'nın, gelecek hacizlerden korumak için anlaşmalı olarak bir senet düzenlenmesini ve senedin kendisi tarafından icra takibine konularak ...'nın ve şirketin mallarının haczedilmesini, 3. şahıslardan gelecek haciz baskıları bitince icra dosyasını kapatarak senedin iade edilmesini çözüm olarak söylediğini, müvekkilinin bunu kabul etmediğini, bu kez davalı ...'nın teklifi üzerine, ...'ne ait ... Bankası ... Şubesi hesabından alınmış çek yaprağının, ön kısmına imza atılmadan, çekin miktar ve tarih kısımları boş olarak lehdar kısmına ... ismi yazılıp çekin arka yüzü ... tarafından imzalanarak ...'ya verildiğini, ...'nın, çeki aldıktan sonra mal birliği rejimi gereğince eşlerin birlikte imza atmasının gerektiğini söyleyerek çeki ...'ya imzalattırdığını, imzanın ...'ya ait cironun hemen yanına atıldığını, geçerli bir ciro olmadığını, diğer taraftan davalı ...'nın telkini ile, hacizlerden korunmak amacıyla ...'ya ait, ... Merkez ... Mahallesi ... pafta, ... ada ... parselde kayıtlı taşınmazın davalı ...'ya devredildiğini, davalı ...'nın bir kaç gün sonra evin tapusunu ... isimli birisine devrettiğini, davalı ... tarafından, boş olan çekin miktar kısmına 600.000 lira yazıldığını ve tanzim tarihine de bankaya ibraz edebileceği ... tarihin yazarak... günü çeki bankaya ibraz ederek karşılıksız şerhi yazdırdığını, bir gün sonra çeki... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasında icra takibine koyduğunu, icra takibinin kesinleşmesinden sonra müvekkili ...'nın çalıştığı işyerinde maaşına haciz konulduğunu, icra takibinin formaliteden konulduğunu düşündükleri için müvekkilleri tarafından icra takibine karşı herhangi bir işlem yapmadıklarını, müvekkili ...'nın, davalı ...'dan icra dosyasını kapatmasını ve tapuyu devretmesini söylediğini, ancak davalı ..., ....nden daha önceki yaptıkları alışverişten zarar ettiğini, bu nedenle icra dosyasını kapatmayacağını ve tapuyu devretmeyeceğini söylediğini, icra takibine konulan çekin keşideci imzasının ...'ya ait olmadığını, şirket temsilcisinin kendi adına çek keşide etme yetkisinin olmadığını, müvekkili ...'nın çekte 600.000 lira alacaklı göründüğünü, ...'nın şirkete 600.000 lira bedelli mal teslimi ya da hizmet satışının olmadığını, ...'nın, ... Şirketine veya ...'ya mal ya da hizmet vermediğini, müvekkili ...'nın çeki ciro etmediğini, borçlu olmadığını, davalı ...'nın evin tapusunu iyi niyetli 3. kişiye geçmiş gibi görünmesi düşüncesi ile ... isimli birine devrettiğini, bu kişinin evin zilyetliğini teslim almadığını, evi davacıların kullanmaya devam ettiğini, evi ...'ya emanet olarak verdiklerini, satış tarihi itibariyle rayiç değerinin 400.000 TL civarında olduğunu, satış işleminde 29.300 lira olarak düşük bir bedel gösterildiğini, bu taşınmazın muvazaalı olarak satıldığının karinesi olduğunu belirterek davacılar ..., ... ve ...'nın ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında icra takibine konulan 600.000,00.TL bedelli çekten dolayı borçlu olmadıklarının tespitine, takibin iptaline, davacıların her birisi için alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere tazminatın davalı ...'dan tahsiline, ... tarafından, ...'ya devri yapılan ... Merkez ... Mahallesi ... pafta, ... ada ... parselde kayıtlı taşınmazın bedeline karşılık olarak şimdilik 50.000,00.TL nin, ... tapu devir tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacı ...'ya ödenmesine, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davanın İİK.nun 72.maddesine göre icra takibinin açıldığı veya davalının ikametgahı mahkemesinde açılmasının gerektiğini, icra takibinin ... İcra Müdürlüğü'nde açıldığını ve aynı zamanda müvekkillerinin ikametgahının da ...'da olduğundan bahisle davanın yetki yönünden reddine karar verilmesini, icra takibinin açılmasının üzerinden 2 yıla yakın süre geçtiğini, davacılar tarafından 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde dava açılmadığından davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili ...'nın davacılardan alacaklı olduğu icra takibine konu çek ile sabit olduğunu, davacıların imza konusundaki iddialarının haksız ve kötü niyetli olduğunu, müvekkili ...'ya gayrimenkul satışının hukuka uygun bir şekilde gerçekleştiğini, müvekkilinin gayrimenkulden dolayı davacılara herhangi bir borcunun olmadığının resmi kayıtlarla sabit olduğunu, davacıların iddia ettiği hususların tamamının gerçek dışı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararı ile; dava konusu çekin, davacının alacaklılarından korunmak maksadıyla ve ön yüzü imzalanmadan, davacı ... tarafından ciro edilerek davalı ...'ya verildiğini, çekin bedelsiz olduğunu, ...'nın cirosunun geçersiz olduğu, ayrıca ... tarafından maliki olduğu taşınmazın, aralarındaki inançlı sözleşme gereğince davalı ...'ya devredildiğinden bahisle menfi tespit ve alacak davası açılmış ise de, çekte keşideci imzasının ...'ya ait olduğunun bilirkişi incelemesi ile sabit olduğu, çekin onun tarafından tedavüle çıkarıldığı, bu hususun davacının da kabulünde olduğu, ispat yükünün davacılarda olduğu, davacıların gerek çek, gerekse taşınmaz konusundaki iddialarının yazılı delille kanıtlanması gerektiği, yazılı bir delil ibraz etmedikleri, tanık dinlenmesini gerektiren istisnai bir durumun bulunmadığı, taşınmazın devri konusunda ...'ya yemin teklif edildiği ve davalının duruşmaya katılarak yemin ettiği anlaşıldığından ispatlanamayan davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. DAVACILAR VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf talebi ile; çekteki keşideci imzasının şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığını, şirket temsilcisinin kendi adına çek keşide etme yetkisi olmadığını, ... ile ... arasında düzenlendiğini ve şirketin ...’ya borçlu olduğunu ve bu borçtan dolayı çek keşide edilmesi gerektiğini düzenleyen yazılı bir sözleşme olmadığını, bu nedenle TTK düzenlemeleri gereğince ...’nın şirketi temsilen kendi adına düzenlediği çekin geçersiz olduğunu, yasaya aykırı düzenlenen ve geçersizliği yasa ile sabit olan çekin borç doğurmayacağını, ...'nın çeki ciro etmediğini, davacıların davalıya borcu olmadığını, ...'nın muhasebecilik yapmakta olduğunu, yıllardır birikimleri ile 2000 yılında ... Merkez ... Mahallesi ... Ada ... Parselde bulunan taşınmazı satın aldığını, devamında bu taşınmazın üzerine ev yaptırdığını, 2016 yılında davalı ..., davacı ...'ya gelecek hacizleri engellemek için danışıklı olarak çek alıp bunu icraya koyarak ...’nın mallarını haciz ettirerek satış bedelinin başkaların gitmesini engellemek için çek düzenlemeye ikna ederken, evlilikte mal birliği rejiminden dolayı ...’nın borçlarından dolayı eşi ...’nın mallarının da haciz edileceğini beyanla, evin tapusunun devrinin yapılması konusunda defalarca yapılan görüşmeler sonucunda ... adına kayıtlı evin tapusunun eşi ... adına devir edilmesi için ...’yı ikna ettiğini, ... ile ..., ...’nın çalıştığı işyerine gelerek, evi ipotek vererek kredi alacaklarını, evi ipotek göstereceklerini, bu ipotek borcundan dolayı ...’nın borçlu olmaması için evin başka birisinin üzerine geçmesi gerektiğini söyleyerek ...’yı ikna ettiklerini, ... tarihinde 29.300,00.TL satış bedeli ile evin tapusu ...’dan davalı ...’ya devir edildiğini, tapuda evin satışı yapılmasına rağmen evi ... ve ... kullanmaya devam ettiğini, gerçek bir satış akdi olmadığı için evin zilyetliği teslim edilmediğini, delillerin toplanmadığını, bu nedenlerle; istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının davacılar ...., ... ve ... yararına kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı, HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, bedelsizlik ve inançlı işlem nedenine dayanan menfi tespit ve tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere göre, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, çekte keşideci imzasının ...'ya ait olduğunun bilirkişi incelemesi ile sabit olduğu, çekin davacı ... tarafından tedavüle çıkarıldığı, bu hususun davacının da kabulünde olduğu, TTK'nun 683 ve TTK'nun 648. Maddelerine göre davacıların cirolarının yan yana olmasının kanun maddesine aykırı olmadığı, çekin bedelsiz olduğunun ispat yükünün davacılarda olduğu, davacıların gerek çek, gerekse taşınmaz konusundaki iddialarının yazılı delille kanıtlanması gerektiği, yazılı bir delil ibraz etmedikleri, iddiaların ileri sürülüş biçimine göre tanıkla ispatın mümkün bulunmadığı, taşınmazın devri konusunda ...'ya yemin teklif edildiği ve davalının duruşmaya katılarak yemin ettiği anlaşıldığından ilk derece mahkemesince davanın reddine dair verilen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, davacılar vekilinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin ise yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle; İlk derece mahkemesi kararının usul, yasa ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşıldığından, 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1)-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararına karşı davacılar vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2)- 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00.TL karar ve ilam harcından peşin alınan 179,90.TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 552,10.TL harcın davacılardan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 3)-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacılar üzerinde BIRAKILMASINA, 4)-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5)-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İADESİNE, 6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemizce YAPILMASINA, Dair, dairemizce dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda oy birliğiyle, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b-1 bendi gereğince aynı kanunun 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 30/04/2026 tarihinde karar verildi. Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır