T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/2034 - 2025/2252 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/2034 KARAR NO : 2025/2252 KARAR TARİHİ : 03/11/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/06/2022 NUMARASI : 2021/684 ESAS 2022/517 KARAR DAVACI : ... İNŞAAT ELEKTRİK TEMİZLİK NAKLİYE SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ VEKİLLER…
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/2034 - 2025/2252 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/2034 KARAR NO : 2025/2252 KARAR TARİHİ : 03/11/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/06/2022 NUMARASI : 2021/684 ESAS 2022/517 KARAR DAVACI : ... İNŞAAT ELEKTRİK TEMİZLİK NAKLİYE SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ VEKİLLERİ : Av. DAVALI : ... BANKASI ANONİM ŞİRKETİ - VEKİLLERİ : Av. DAVANIN KONUSU : Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı) İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 03/11/2025 YAZIM TARİHİ : 03/11/2025 .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/06/2022 tarih, 2021/684 Esas, 2022/517 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNLARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 198 Ada, 15 Parsel Zemin+Asma Kat 1 Nolu bağımsız bölüm, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 198 Ada, 15 Parsel, 1. Kat 2 Nolu bağımsız bölüm, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 198 Ada, 15 Parsel, 2. Kat 3 Nolu bağımsız bölüm ve ... ili, ... İlçesi, ... Mahallesi, 198 Ada, 15 Parsel, 2. Kat 4 nolu bağımsız bölümler için ... ... İcra Müdürlüğü'nün 2016/14720 Esas sayılı dosyasından yapılan 05/05/2021 tarihli satış sonucu davalı bankaya 1 nolu bağımsız bölümde yer alan taşınmazın 1.920.000,00.TL, 2 nolu bağımsız bölümde yer alan taşınmazın 640.000,00.TL, 3 nolu bağımsız bölümde yer alan taşınmazın 305.000,00.TL ve 4 nolu bağımsız bölümde yer alan taşınmazın 320.000,00.TL olmak üzere toplam 3.185.000,00.TL bedel ile alacağa mahsuben ihale edildiğini, işbu ihale ile ilgili olarak taşınmaz maliki ve davacı şirket yetkilisi ... tarafından .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2021/292 Esas sayılı dosyası üzerinden ihalenin feshi davası açıldığını, bunun üzerine davalı bankanın davacı ile anlaştığını, anlaşmaya göre davacının mezkur taşınmaz hakkında yapılan gayrimenkul satış ihalesinin feshi istemiyle açılan .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2021/292 Esas sayılı davasından 30/05/2021 tarihine kadar kayıtsız ve şartsız olarak feragat etmesi gerektiğini, istinaf ve/veya temyiz yoluna başvurmaksızın kesinleşmiş ve banka adına tescil edilmiş olması karşılığında protokol yapıp işbu protokol uyarınca davalı bankanın da taşınmazın banka adına tescili sonrasında, tescil adına ödenmesi lazım gelen tahsil harcı, cezaevi harcı, tellaliye, tapu masraflarını ödeyerek bu taşınmazı 3.647.000,00.TL bedel ile davacıya satmak yükümlülüğüne gireceğini, davacı şirket ve bankaca protokol imzalandığını, davacı tarafından .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2021/292 Esas sayılı davasından feragat ettiğini, ancak davalı bankanın geçen süreye rağmen davacının parayı yatırıp tapuyu alma isteğini sürekli bahaneler üreterek ve davadan feragat işleri tamamlandıktan ve tapu banka adına geçtikten sonra davacıya yazılı bildirimde bulunulduktan sonra 1 aylık süre içinde taşınmaz bedelini yatırıp taşınmazın tescilini talep etmelerini söyleyerek oyaladığını, davacı şirketin yetkilisinin de işbu nedenle bu güne kadar işlemlerin tamamlanmasını beklediğini, ancak tesadüf eseri davacının davalı bankanın İnternet sitesinde protokol ile anlaşılan taşınmazın ihale usulü 5.000.000,00.TL bedelle açık artırmaya çıkarıldığını gördüğünü, ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılan 2021/219 Değişik İş sayılı dosyada dava konusu taşınmazların satışının engellenmesi için ihtiyati tedbir talep edildiğini, ancak mahkemece bu hususun yargılamayı gerektireceğinden talebin reddedildiğini, protokol aslının da dosyaya sunulduğunu ileri sürerek; öncelikle davaya konu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 198 Ada, 15 Parsel Zemin+Asma Kat 1 Nolu bağımsız bölüm, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 198 Ada, 15 Parsel, 1. Kat 2 Nolu bağımsız bölüm, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 198 Ada, 15 Parsel, 2. Kat 3 Nolu bağımsız bölüm ve ... ili, ... İlçesi, ... Mahallesi, 198 Ada, 15 Parsel, 2. Kat 4 nolu bağımsız bölümlerin davalı tarafından satışlarının engellenmesi amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesini, akabinde davanın kabul edilerek dava konusu taşınmazların tapularının iptaliyle davacı şirket adına tesciline karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretlerinin davalı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından açılan haksız ve hukuka aykırı soyut beyanlardan ibaret davayı kabul etmediklerini, davacının davasını belirsiz alacak davası olarak açtığını, davacı tarafın dayanağı olan protokol hükümlerine göre dava tutarının belirli olduğunu, belirli dava değeri üzerinden eksik harcın kesin süre içerisinde tamamlanması gerektiğini, aksi halde davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın ödeme yapmadan adi yazılı sözleşmeye istinaden tescil talebinde bulunduğunu, hukuken taşınmaz satış sözleşmelerinin resmi şekilde yapılmasının emredici hüküm olduğunu, bu sebeple süresinde ödeme yapılmamış ve şekil eksikliği sebebiyle geçersiz sözleşmeye istinaden tescil talep edilmesinin mümkün olmadığını, davacı tarafın söz konusu protokol hükümlerine aykırı davrandığını, süresinde ödeme yapmadığı gibi gerçek dışı beyanlarla mahkemeden ihtiyati tedbir talep ettiğini, bu sebeple ihtiyati tedbir talebine itiraz ettiklerini, davacı tarafın söz konusu protokol hükümlerinde belirtilen süreler içerisinde taşınmaz bedelini yatırmadığı gibi bu hususta protokolde belirtilen süreden çok sonraki tarih olan 11/08/2021 tarihinde bizzat yazılı beyanlarla tutarı ödeyemediklerini, bu hususta biraz daha süre talep ettiklerini, 100.000,00.TL peşin yatırıp ... ... A.Ş.'den 2.000.000,00.TL kredilerinin hazır olduğunu, ekspertiz işleminden sonra tutarı ödeyeceklerini belirtiklerini, tüm bu yazılı beyanlara rağmen davacı tarafın hiçbir somut delil sunmadan soyut beyanlarla davalı bankayı zarara uğratmak ve bankanın taşınmazının satışına engel olmak kastının kötüniyetli bir şekilde tedbir almaya ve bir dava süreci yaşatarak bankayı anlaşmaya zorlamaya çalıştığını, bunun kabulünün mümkün olmadığını, davacı şirket ile davalı banka arasında 31/05/2021 tarihinde, davalı bankaya ipotekli olan ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 198 Ada, 15 Parsel Zemin+Asma Kat 1 Nolu bağımsız bölüm, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 198 Ada, 15 Parsel, 1. Kat 2 Nolu bağımsız bölüm, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 198 Ada, 15 Parsel, 2. Kat 3 Nolu bağımsız bölüm ve ... ili, ... İlçesi, ... Mahallesi, 198 Ada, 15 Parsel, 2. Kat 4 nolu bağımsız bölümler hakkında başlatılan ... ... İcra Müdürlüğü'nün 2016/14720 Esas sayılı takip dosyasına şamil düzenleme ve ipotekli taşınmazların, davalı banka adına kayıt ve tescili sonrası, davacı tarafa satılması ile ilgili protokol yapıldığını, söz konusu protokolde davacı tarafa yapılacak satışın taşınmazların bankaya tescilinden sonra yapılacağı hususunda anlaşma sağlandığını, 24/06/2021 tarihinde taşınmazların banka adına tescilinin gerçekleştirildiğini, ilgili icra dosyasında yapılan ihalenin ardından bir ihalenin feshi davası açıldığını, bu davanın feragat ile 14/06/2021 tarihinde davanın kesinleşmesinin ardından 24/06/2021 tarihinde davalı banka adına tescilin tamamlanarak davacı tarafa bilgi verildiğini, söz konusu kararın kesinleşmesinin hemen ardından banka adına tescilin gerçekleştirildiğini, davacı tarafın beyanlarının soyut ve gerçek dışı olduğunun ortada olduğunu, davacı tarafın tescil tarihi olan 24/06/2021 tarihinde haberdar olduğunu, bu hususta Whatsapp yazışmalarının mevcut olduğunu, davacı tarafın 1 aylık süresinin 24/06/2021 tarihinden itibaren başladığını, ancak davacı tarafın söz konusu tutarı zamanında ayarlayamadığını, dava dilekçesinde belirtilenin aksine davacının davalı bankayı oyaladığını, sürekli süre talep ettiğini, protokolün 6. ve 7. maddelerinde 3.651.000,00.TL toplam taşınmaz satış bedelinin ödenmesi için tescil tarihinden itibaren 1 aylık süre verildiğini, bu süreye uyulmaması halinde protokolün geçersiz sayılacağı ve taşınmazın ihtar eden davalı banka tarafından dilediği kişilere dilediği bedel ile satılacağı hususunda anlaşma sağlandığını, bu hükmün oldukça açık olduğunu, davacı tarafın süresinde bu tutarı yatırmadığını, davalı banka tarafından ilgili icra dosyasında 11/08/2020 tarihinde tahliyenin de gerçekleştirildiğini, bu durumun dahi davacı tarafın sözleşmede belirtilen süre içerisinde ödeme yapmadığını gösterdiğini, davacı tarafın bu sözleşmedeki edimini süresinde yerine getirmediğinden talep edebileceği bir hakkının da kalmadığını, taşınmazın tescil tarihi olan 24/06/2021 tarihinden itibaren 1 aylık süre içerisinde satış bedeli ödenmediğinden söz konusu protokolün geçersiz olduğunu ve hiçbir hüküm ifade etmediğini, davacı tarafın tedbir talebine itiraz ettiklerini savunarak; davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin reddine, davacı tarafından açılan haksız ve hukuka aykırı davanın usul ve esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ : İlk Derce Mahkemesinin kararında özetle; Davacının tapu devrinden itibaren 30 gün içinde davaya konu 3.647.000,00.TL bedeli davalıya ödediğini gösteren delil mevcut olmadığından, satış bedelinin ödenmesinin mutlak süreye tabi tutulduğundan bu süre içinde edimini yerine getirmeyen davacının tapu devrini isteme ya da sözleşmede kaynaklı zararı olduğunu ileri sürme hakkının mevcut olmadığını bu nedenle davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; İki tarafa borç yükleyen sözleşmelerde taraflardan her biri, diğerinin aynı zamanda hem alacaklısı hem de borçlusu olduğunu, borçlunun temerrüdü için ihtarın şart olduğunu, borçlunun edimini ifa etmemesine alacaklının sessiz kalması durumunda borçlunun temerrüdünden söz edilemeyeceğini, çünkü alacaklının sessiz kalması edimin ifa edilmemesinden ötürü bir zarara uğramadığına, edimin hemen ifa edilmesinde bir çıkarının bulunmadığına ve en önemlisi borçluya zaman tanıdığına karine teşkil ettiğini, müvekkilinin ilk edimi olan ihalenin feshi davasından vazgeçmeyi yaptığını, sözleşmede satış bedelinin ödeneceği tarihin belirtilmediğini, bu nedenle ihtarın şart olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLER İLE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, tapu iptali ve tescil, mümkün olmadığında uğranılan zararın tahsili istemine ilişkindir. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların ... ... İcra Müdürlüğü'nün 2016/14720 Esas sayılı dosyası ile satışa çıkarıldığını, bu taşınmazların alacağa mahsuben davalı bankaya ihale edildiğini, davacı şirket yetkilisi ... tarafından ihalenin feshi davası açıldığını, sonrasında davalı ile davacının anlaştıklarını ve ihalenin feshi davasından davacının kayıtsız şartsız olarak feragat etmesi ve taşınmazların banka adına tescil edilmesi karşılığında, taşınmazların tescili sonrasında davalı bankanın bu taşınmazı 3.647.000,00.TL ile davacıya satma yükümlülüğüne girdiğini, davacının edimini yerine getirmesine rağmen davalının bildirimde bulunmadan bir aylık süreyi geçirdiğini ve taşınmazların tapusunu davacıya vermediğini ileri sürdüğü, davalı taraf ise protokolün satış vaadi yönünden resmi şekle uygun düzenlenmediği için hükümsüz olduğunu, taşınmazların tescillerinin istenemeyeceğini, davacı tarafın bir aylık süresinin 24/06/2021 tarihinde başladığını, davacı tarafın sözleşme konusu tutarı zamanında bankaya vermediğini, bankayı oyalayarak sürekli süre istediğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olup, işbu karara karşı davacı istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi HMK.nun 355.maddesi gereğince istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılmıştır. Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere göre, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, taraflar arasında düzenlenen protokol doğrultusunda tarafların edimlerini yerine getirip getirmediği değerlendirilmiş olup, davacının ihalenin feshi davasından feragat ettiği, ilgili mahkeme kararının 10/06/2021 tarihinde kesinleştiği, 24/06/2021 tarihinde dava konusu taşınmazların davalı adına tescil edildiği, 30/05/2021 tarihli protokolün 5. Maddesine göre "Dava konusu taşınmazların davalı bankaya toplam 3.185.000,00.TL bedel ile alacağa mahsuben ihale edildiği, taşınmaz ile ilgili olarak .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2021/292 Esas sayılı dosyası üzerinden ...'ın açtığı ihalenin feshi davasının derdest olduğu, bu davada 30/05/2021 tarihine kadar feragat edileceği, yerel mahkeme kararının kesinleşmesi halinde bankanın ... ... İcra Müdürlüğü'nün 2016/14720 Esas sayılı dosyasında yer alan taşınmazın kendi adına tescil işlemlerine başlayacağı ve taşınmazı 3.647.000,00.TL bedelle alıcıya satma yükümlülüğüne gireceği, alıcının 3.647.000,00.TL değerli taşınmazın banka adına tescili sonrasında 30 iş günü içerisinde protokole konu taşınmazı bankadan protokolde yazılı şartlar dahilinde geri satın almaz ise hiçbir ihbar ve ihtara lüzum olmaksızın bankanın protokolün hiçbir hükmü ile bağlı kalmayacağı ve dilediği kişiye, dilediği bedel ile satma yetkisine haiz olacağı" şeklinde taraflarca açık şekilde taşınmazının davalı adına tescilinden sonra 3.647.000,00.TL bedelle 30 iş günü içerisinde davalı tarafından satın alınması gerektiği belirtilmiş olup, protokolde tapunun davalıya devri üzerine davacıya herhangi bir bildirim veya tebliğ şartı belirtilmediği, davalının satış bedelini ödeme konusunda herhangi bir işlem yaptığına yönelik delil ibraz etmediği, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1020. maddesine göre tapu sicili aleni olup alâkası olduğunu ispat eden herkes bu kayıtları inceleyebileceğinden, her ilgilinin basit bir araştırma ile dava konusu ettiği taşınmazın güncel tapu bilgilerini öğrenme olanağı olduğu, davacı avukatlarının meslekleri gereği ve Avukatlık Kanununun verdiği yetki dolayısıyla tapu sicilindeki her türlü bilgi ve belgeyi inceleyebileceği açık olduğundan, neticede davanın reddine dair ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince davacı vekilinin ilk derece mahkemesi'nin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2- 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40.TL maktu istinaf karar harcından peşin alınan 80,70.TL'nin mahsubu ile bakiye 534,70.TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan harcamaların kendi üzerine BIRAKILMASINA, 4-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE, 5-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme dosya üzerinden yapıldığından lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemizce taraf vekillerine TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, dava değeri göz önüne alınarak 7036 sayılı Kanun'un 7'nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 03/11/2025 tarihinde oy birliğiyle ile karar verildi. Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır