T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/481 - 2026/439 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/481 KARAR NO : 2026/439 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12.07.2023 NUMARASI : 2022/462 Esas 2023/567 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 12.03.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/481 - 2026/439 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/481 KARAR NO : 2026/439 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12.07.2023 NUMARASI : 2022/462 Esas 2023/567 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 12.03.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 30.03.2026 İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 28.12.2015 tarihinde, ... adlı inşaat şantiyesinde arızalanan bir kepçenin kamyona yüklenmesi talimatı verilince kepçe operatörü davacı ...'ın, sürücü ... idaresindeki, davalı şirkete zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı kamyona, kepçeyi çıkardığını, kepçenin taşınması esnasında davacının kamyonun üzerinden düşerek yaralandığını ve malul kaldığını, kazanın meydana gelmesinde davacının kusursuz olduğunu belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik sürekli iş göremezlik tazminatı olarak 500,00 TL ve yaşam boyu bakım ve bakıcı gideri olarak 500,00 TL olmak üzere toplamda 1.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte müşterek ve müteselsil sorumluluk çerçevesinde tahsilde tekerrüre neden olmamak kaydıyla davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 20.11.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini, sürekli iş göremezlik tazminatı için 290.000,00 TL'ye, bakıcı gideri için 290.000,00 TL'ye yükseltmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın davalı sigorta şirketine 26.01.2015 / 2016 tarihleri arasında 95069348 numaralı sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında 290.000,00 TL poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, meydana gelen kazanın trafik kazası olmadığını, zira kazaya karışan aracın iş makinası olduğunu, davalı sigorta şirketinin sorumlu tutulabilmesi için kazasının trafik kazası olması gerektiğini, kazanın inşaat alanı içerisinde mi yoksa karayolları içerisinde mi meydana geldiğinin tespit edilmesi gerektiğini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararından sonra yapılan yargılama sonunda; dosyadaki bilgi ve belgelere, hükme esas alınan İTÜ raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde davacının %30, davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün %50, davacı idaresindeki kepçenin maliki olan şirketin sorumlusu Hüseyin ...’ın %20 oranında kusurlu olduğunun anlaşıldığı, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Bölümünden alınan raporda, davacının kazadan kaynaklanan daimi maluliyetinin %100 oranında olduğunun ve yaşam boyu bakıcı ihtiyacının bulunduğunun belirlendiği, davacının sürekli işgöremezlik zararı ve bakıcı giderinin hesaplanması yönünden aktüer bilirkişiden rapor alındığı ve davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 2020/1094 Esas 2022/1536 Karar sayılı kararı ile, SGK tarafından yapılan ödemeye ilişkin belgeler ve tahkikat raporu getirtilerek, rücu davası açılıp açılmadığı, zararın karşılanıp karşılanmadığı da araştırılarak rücu edilebilecek miktar belirlendikten sonra garameten paylaştırma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenerek hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu gerekçesi ile kararın HMK’nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verildiği; kaldırma kararı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapıldığı, Ankara 21. İş Mahkemesi'nin 2019/463 E. Sayılı dosyasında davacı tarafından ... İnşaaat ve ... İnşaat şirketleri aleyhine dava konusu trafik kazası nedeni ile maddi tazminat talebiyle açılan davada yapılan yargılama sonucunda, davacı lehine 2.049.704,19 TL maddi tazminata ve 1.626.078,05-TL bakıcı gideri tazminatına hükmedildiği, yine Ankara 27. İş Mahkemesi'nin 2020/260 Esas sayılı dosyasında SGK tarafından davacıya ödenen geçici iş göremezlik ödemesi, tedavi gideri ve davacıya bağlanan sürekli iş göremezlik gelirinin peşin sermaye değerinin (PSD), davacının işverenleri olan davalılar ... İnşaat ve ...'dan rücuen tahsili için açılan davanın yapılan yargılama sonucunda, SGK tarafından bağlanan sürekli iş göremezlik gelirinin toplam PSD değeri olan 266.298,70-TL’nin davalılardan tahsiline karar verildiği, dava konusu trafik kazasının aynı zamanda iş kazası olduğu, SGK tarafından davacıya rücuya tâbi olarak bağlanan gelirin ilk PSD değerinin davalının işvereninden tahsil edildiği, işbu davanın davalısı ... sigorta şirketi tarafından SGK'ya rücüya tabi ödeme yapılmadığının anlaşıldığı, celp edilen Ankara 24.İcra Dairesi'nin 2022/10599E. sayılı takip dosyasında takip alacaklısı SGK tarafından Ankara 27.İş Mahkemesi'nin 2020/260E. sayılı dosyasındaki ilama konu rücu alacağına istinaden ilamda davalı taraf konumundaki davalı işverenler aleyhine takip başlatıldığı, takip dosyasında SGK tarafından başlatılan takipte ve takip dayanağı ilamda davalı sigorta şirketinin taraf konumunda olmadığı, dava dışı SGK tarafından dava konusu trafik kazası kapsamında yapılan PSD ödemesinin rücuen davalı sigorta şirketinden talep edilmediği, aktüer bilirkişi raporunda olayın trafik-iş kazası olması nedeniyle SGK'ca ödenen geçici iş görmezlik ücretinin %70'nin tenzil edilmesi gerektiğini, SGK tarafından bağlanan sürekli iş görmezlik gelirinin peşin sermaye değerinin 5510 sayılı kanunun 21.maddesine göre %70'nin rücuye tabi olması nedeniyle tenzil edilmesi gerektiği, davacının talep edebileceği sürekli işgöremezlik zararının 341.855,21 TL, bakıcı giderinin 895.352,10 TL olduğu, davalı sigorta şirketinin sakatlık için 290.000,00 TL, bakıcı gideri yönünden 290.000,00 TL poliçe limiti ile sorumlu olduğu gerekçesi ile; davanın kabulüne, 290.000,00-TL sürekli iş görmezlik tazminatı, 290.000,00-TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 580.000,00-TL maddi tazminatın dava tarihi olan 15.04.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kazanın karayolunda meydana gelmemesi nedeniyle sigorta poliçesi teminatı dışında olduğunu, bakıcı giderinden SGK’nın sorumlu olduğunu, bakıcı giderinden %50 hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini, iş kazası olması nedeniyle SGK tarafından bağlanan aylığın peşin sermaye değerinin poliçe limitinden düşülmesi gerektiğini, garame yapılmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, davalının tek limit üzerinden sorumlu tutulması gerekirken iki ayrı teminat limitinden sorumlu tutulmasının doğru olmadığını, kaza tarihi itibariyle yapılan ödemelere göre zararının karşılanıp karşılanmadığının belirlenmesi gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. Davacı vekili, ... adlı inşaat şirketinin şantiyesinde arızalanan kepçenin kamyona yüklenmesi için kepçe operatörü davacı ...'ın, sürücü ... idaresindeki, davalı şirkete zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı kamyona, kepçeyi çıkardığını, kepçenin taşınması esnasında davacının kamyonun üzerinden düşerek yaralandığını belirterek sürekli işgöremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talep etmiş, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. 1-2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 2. maddesinde bu Kanunun, karayollarında uygulanacağı belirtildikten sonra, bu kural biraz daha genişletilerek aynı maddenin (a) ve (b) fıkralarındaki durumlarda da uygulanabileceği öngörülmüş; karayolu tanımına girmediği halde genel trafiğin kullanımına açık olan yerler “karayolu gibi” kabul edilmiştir. Bu bağlamda, karayolu dışındaki alanlardan kamuya açık olanlar ile park, bahçe, park yeri, garaj, yolcu ve eşya terminali, servis ve akaryakıt istasyonlarında karayolu taşıt trafiği için faydalanılan yerler ile erişme kontrollü karayolunda ve para ödenerek yararlanılan karayollarının kamuya açık kesimlerinde ve belirli bir karayolunun bağlantısını sağlayan deniz, göl ve akarsular üzerinde kamu hizmeti gören araçların, karayolu araçlarına ayrılan kısımlarında da, bu Kanun hükümlerinin uygulanacağı; bu haliyle, toplu trafiğin bulunduğu yerler ile karayoluyla bağlantısı olan yerlerin de bu kapsama alındığı belirtilmiştir. Somut olayda, şantiyenin karayolu ile bağlantısının bulunduğu, davaya konu trafik kazasının meydana geldiği şantiyenin 2918 sayılı KTK'nun 2. maddesi gereğince karayolu bağlantısı olmakla, kazanın meydana geldiği yerin karayolu sayılan yerlerden olduğu anlaşılmıştır. 2- Davalı vekili, bakıcı giderinden, tedavi gideri kapsamında Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumlu olduğu yönünde istinaf itirazında bulunmuşsa da; bakıcı gideri, yaralanma halinde sürekli veya iyileşinceye kadar başkasının yardımına ihtiyaç duyulmasından kaynaklanan zarar olup 2918 sayılı KTK'nın 98. Maddesinde belirtilen sağlık hizmet bedeli sayılamayacağı gibi iyileşme süresince meydana gelen ve TBK'nın 54. Maddesinde de sayılan bu zararlardan zarar sorumluları KTK'nın 85. Maddesi ve 91. Maddesi gereğince araç işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortası sorumlu olduğundan ve KTK'nın 98. Maddesinde belirtilen SGK'nın sorumlu olduğu sağlık hizmet bedeli kapsamında bakıcı gideri bulunmadığından ve yasa ile düzenlenmeyen hususun zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ile düzenlenmesi mümkün olmadığı gibi, kanun maddesine aykırı genel şart hükümleri de getirilemeyeceğinden ve TBK'nın 55. Maddesi gereğince bedensel zararlarda hakkaniyet düşüncesi ile indirime gidilemeyeceğinden davalı sigorta şirketinin bakıcı giderinden sorumlu olacağının kabulü gerekir. Bu itibarla, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. 3-Mahkemece hükme esas alınan aktüerya raporunda, davacının SGK tarafından yapılan ödemelerin mahsubu ve davalı sigorta şirketinin sigortalısının kusur oranına göre talep edebileceği sürekli işgöremezlik zararının 341.855,21 TL, bakıcı giderinin 895.352,10 TL olduğunun hesaplandığı anlaşılmakla, davacının sürekli işgöremezlik zararının poliçedeki sakatlık teminat limiti olan 290.000,00 TL kapsamında karşılanması gerektiği, bakıcı gideri zararının ise tedavi gideri limiti olan 290.000,00 TL kapsamında karşılanması gerektiğinin belirtildiği, SGK tarafından yapılan rücuya tabi ödemelerin tazminat hesabı yapılırken dikkate alınarak bakiye sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri zararının belirlenmiş olması, davacının zararının SGK tarafından yapılan ödemelerden sonra ve sigortalısının kusur oranına isabet eden zararın dahi davalı sigorta şirketinin poliçe teminat limitini aşması nedeniyle davalı sigorta şirketinin poliçe teminat limiti ile sorumlu tutulmuş olması ve davalı sigorta şirketi tarafından SGK tarafından yapılan ödemelerin poliçe teminat limitinden mahsup edilmesi gerektiği ileri sürülmüş ise de SGK tarafından rücuya ilişkin davalı sigorta şirketinden bir talepte bulunulduğuna dair dosyaya bilgi ve belge sunulmadığı gibi bölge adliye mahkemesi kaldırma kararından sonra yapılan araştırmaya göre SGK tarafından yapılan ödemelerin İş mahkemesinde görülen davalar sonunda işverenlerden rücuen tahsil edildiğinin belirlendiği anlaşılmakla davalı sigorta şirketinin poliçe teminat limiti ile sorumlu tutulmasına bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, HMK’nın 355. maddesi gereğince, davalı vekilinin istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılan incelemede; ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden bir hukuka aykırılık görülmediğinden istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b-1.maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle, 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 39.619,80 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 9.904,95 TL'nin mahsubu ile kalan 29.714,85 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir olarak kaydedilmesine, 3-Taraflarca yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi uyarınca ilgilisine iadesine, 5-Kararın taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 12.03.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır. n