Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/1076 E. , 2024/5746 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2024/1076 Karar No:2024/5746 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediyesi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Mülkiyeti Çanakkale Belediye Başkanlığı'na ait olan ve "Çanakkale ili, ... Mahall…
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/1076 E. , 2024/5746 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2024/1076 Karar No:2024/5746 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediyesi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Mülkiyeti Çanakkale Belediye Başkanlığı'na ait olan ve "Çanakkale ili, ... Mahallesi, ... caddesi, ... sokak, No:... ... Sitesi, ... Blok" adresinde bulunan, tapuda ... ada, ... sayılı parselde kayıtlı 3. kat ... no'lu dubleks mesken niteliğindeki taşınmazın, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca açık teklif usulü ile satışına ilişkin 13/10/2021 tarihinde yapılan ihale sonucunda, Çanakkale Belediyesi Encümeni'nin ... tarih ve ... sayılı kararı ile anılan taşınmazın 615.000,00.-TL bedelle tarafına satılmasına karar verilen davacı tarafından, ihalenin 2886 sayılı Kanun'un 31. maddesi gereğince ita amiri tarafından onaylanmamasına dair Çanakkale Belediye Başkanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davada, ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi ve anılan kararın Danıştay Onüçüncü Dairesi'nin 05/04/2022 tarih ve E:2022/985, K:2022/1419 sayılı kararıyla onanması sonrasında yargı kararının uygulanması amacıyla yapılan başvuruların reddedilmesine ilişkin ... tarih ve E-... sayılı ile ... tarih ve E-... sayılı Çanakkale Belediye Başkanlığı Emlak ve İstimlak Müdürlüğü işlemlerinin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen kararda; yargı kararlarının gereklerini gecikmeksizin yerine getirmekle yükümlü olan idareler tarafından mahkeme kararının uygulanması sırasında, kararın gerekçeleri gözetilerek hüküm fıkrası doğrultusunda işlem tesis edilmesinin zorunlu olduğu, mülkiyeti davalı idareye ait taşınmazın 615.000,00-TL bedelle davacıya satılmasına ilişkin Çanakkale Belediyesi Encümeni'nin ... tarih ve ... sayılı kararının ita amirince onaylanmaması şeklinde tezahür eden yetkinin, kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olarak kullanılmadığı sonucuna varılarak işlemin iptaline karar verildiği, anılan gerekçe ile verilen hüküm doğrultusunda ihalenin ita amiri tarafından onaylanarak ihale sürecinin tamamlanması gerektiği, buna rağmen "ekonomik şartların önemli ölçüde değişmiş olduğundan" bahisle ekonomik şartlara uygun yeni teklif verilmesi halinde encümen tarafından yeniden bir karar alınacağına yönelik olarak tesis edilen dava konusu işlemlerde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu ve Taşınma Mal Satış Şartnamesi hükümleri uyarınca ihalede ita amirinin takdir yetkisini kullandığı, idare tarafından mahkeme kararının uygulanmamasının söz konusu olmadığı, ihale bedelinin kamu zararına sebep olacağının belirtildiği, aradan geçen süreçte ekonomik şartların önemli ölçüde değişmiş olduğu dikkate alınarak değişen ekonomik şartlara uygun olarak yeni bir teklif verilmesinin talep edildiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, mevzuata uygun olarak yapılmış bir ihalenin olduğu, ita amirinin onay vermemesine ilişkin işlemin yargı kararıyla iptal edildiği, idarenin mahkeme kararını uygulayarak ihaleye onay vermesi ve süreci sürüncemede bırakmaması gerektiği, idarenin keyfi davrandığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Mülkiyeti Çanakkale Belediye Başkanlığı'na ait olan ve "Çanakkale ili, ... Mahallesi, ... caddesi, ... sokak, No:... ... Evleri Sitesi, ... Blok" adresinde bulunan, tapuda ... ada, ... sayılı parselde kayıtlı ... kat ... no'lu dubleks mesken niteliğindeki taşınmazın, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca açık teklif usulü ile satışına ilişkin 13/10/2021 tarihinde yapılan ihale sonucunda, Çanakkale Belediyesi Encümeni'nin ... tarih ve ... sayılı kararı ile anılan taşınmazın 615.000,00-TL bedelle davacıya satılmasına karar verilmiş, ancak ... tarih ve ... sayılı Çanakkale Belediyesi Başkanlığı işlemi ile ita amiri olan Belediye Başkanı tarafından anılan taşınmazın davacı adına satışına dair ihale onaylanmamış, bu işlemin iptali istemiyle açılan davada; ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş, bu karar Danıştay Onüçüncü Dairesi'nin 05/04/2022 tarih ve E:2022/985, K:2022/1419 sayılı kararıyla onanmış, sonrasında yargı kararının uygulanması amacıyla 18/05/2022 ve 31/05/2022 tarihli iki ayrı başvuruda bulunulmuş, başvuruların ... tarih ve E-... sayılı ile ... tarih ve E-... sayılı Çanakkale Belediye Başkanlığı Emlak ve İstimlak Müdürlüğü işlemleriyle reddedilmesi üzerine her iki işlemin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: Anayasanın 138. maddesinin 4. fıkrasında, "Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez." kuralına yer verilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 28. maddesinde, Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği kurala bağlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Uyuşmazlıkta, dava konusu işlemler ile "ekonomik şartların önemli ölçüde değişmiş olduğundan" bahisle ekonomik şartlara uygun yeni teklif verilmesi halinde encümen tarafından yeniden bir karar alınacağı davacıya bildirilmek suretiyle "ekonomik şartlara uygun yeni teklif miktarının belirlenmesi" davacıdan istenilerek dava konusu işlemler tesis edilmiştir. Başka bir anlatımla, bakılan davada, davalı idarece belirlenmiş bedele ilişkin bir işlemin varlığından bahsedilmesi mümkün değildir. Hukuk güvenliğinin ve hukukun üstünlüğünün sağlanması için devletin işlem ve eylemlerine karşı yargı yolunun açık tutulması yeterli olmayıp yargı mercileri tarafından verilen kararların gecikmeksizin uygulanması da gerekir. Bir işlemin hukuka aykırı olduğu yapılan yargısal denetim neticesinde tespit edilmesine rağmen işlemin iptali yönündeki yargısal kararın uygulanmaması, devletin işlem ve eylemlerine karşı yargı yolunun açık tutulmasını anlamsız hâle getirir. Zira hukuk güvenliği ve hukukun üstünlüğü sadece hukuka aykırılıkların tespit edilmesiyle değil, bunların tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasıyla sağlanabilir. Mahkeme kararlarının bağlayıcılığını ve gecikmeksizin uygulanmasını sağlayacak etkili tedbirlerin alınması hukuk devletinin asgari gereklerindendir. İdare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu dikkate alındığında, iptal kararının doğurduğu hukukî sonucun, taşınmazın ekonomik şartlara uygun güncel rayiç değer belirlenerek bu değer üzerinden devrini zorunlu kıldığı, yargı kararının gereğinin yerine getirilmesi için idarece güncel rayiç değerin tespit edilebilmesi amacıyla bir bedel tespit komisyonunun oluşturulması, komisyonca gerekli piyasa araştırması yapıldıktan sonra belirlenen ekonomik şartlara uygun güncel rayiç değerin itâ âmirince uygun bulunması ve süre verilerek davacının mülkiyetin devrine davet edilmesi gerektiği, belirtilen hukukî süreç tamamlanmadan yargı kararının gereğinin yerine getirildiğinden söz edilemeyeceği açıktır. Bu itibarla, davalı idarenin ihale konusu taşınmazın ekonomik şartlara uygun yeni bedelini belirleyerek ve davacıya süre vererek mülkiyetin devrine davet etmesi gerekirken, davalı idarece bir bedel belirlenmeksizin, "ekonomik şartlara uygun yeni teklif miktarının" davacıdan belirlenmesi istenilerek tesis edilen işlemlerde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varıldığından, dava konusu işlemlerin iptaline ilişkin Mahkeme kararında sonucu itibarıyla hukukî isabetsizlik görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının temyiz isteminin reddine, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının yukarıda belirtilen GEREKÇEYLE ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine, 5. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 6. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 23/12/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte değildir. Bu nedenle temyize konu kararın onanması gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.