5. Hukuk Dairesi 2026/5525 E. , 2026/5601 K. "" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi SAYISI : 2026/292 Esas, 2026/280 Karar DAVA TARİHİ : 15.10.2025 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Aydın 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/606 Esas, 2026/14 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırıla…
5. Hukuk Dairesi 2026/5525 E. , 2026/5601 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi SAYISI : 2026/292 Esas, 2026/280 Karar DAVA TARİHİ : 15.10.2025 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Aydın 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/606 Esas, 2026/14 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Aydın ili, ... ilçesi, ...Mahallesi 2729 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak tapudan terkinine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; tespit edilen bedele kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz oranının uygulanmasının hatalı olduğunu, kapitalizasyon faiz oranının belirlenmesinde dikkate alınan hususların mükerrer olarak objektif değer artış oranı belirlenirken de dikkate alınması sebebiyle kamulaştırma bedelinin olması gerekenden yüksek hesaplandığını, yapılara ve yıpranma oranlarına ilişkin hesaplamayı kabul etmediklerini, yıpranma oranları tespit edilirken Resmi Gazetede yayımlanan aşınma paylarına ilişkin oranları gösteren cetvelden yararlanılmadığını, tespit edilen bedelin yüksek olduğunu, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için % 40 oranında uygulanan objektif değer artışının düşük olduğunu, taşınmazın konumu, yerleşim alanlarına mesafesi, bulunduğu bölgenin özellikleri, uluslararası değerlendirme standartları göz önünde bulundurularak bu oranın daha yüksek belirlenmesi gerektiğini, üretim masrafının brüt gelirin 1/3'ü oranında alınması gerekirken daha yüksek alınması sonucu net gelirin düşük hesaplandığını, kapitalizasyon faiz oranının yüksek alındığını, en fazla %3 oranında alınması gerektiğini, metrekare birim fiyatının düşük belirlendiğini, İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verileri hali hazırda mevcut iken hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda yan ilçelerden gelen verilerin esas alınmasının doğru olmadığını, İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerine göre çilek ürününün 20 23... yılı verim miktarının 4.000 kg, 2025 yılı verim miktarının ise 6.000 kg olduğunu, verim miktarında orantısız bir artış söz konusu olmadığı halde Sultanhisar ve ...İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verileri kıyas alınmak suretiyle çilek ürününün verim miktarının düşük alınmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, münavebe planının hatalı belirlendiğini, 3 yıllık münavebe uygulanması gerektiğini, kısmi kamulaştırma sebebiyle arta kalan kısımda oluşan değer kaybının dikkate alınmamasının hatalı olduğunu, bedelin düşük tespit edildiğini İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın sulu tarım arazisi olarak kabul edilerek yörede mutad olarak ekilen münavebe ürünleri esas alınıp, kapitalizasyon faiz oranı % 4 uygulanmak ve taşınmazın gelir metoduna göre tespit edilen metrekare birim fiyatına meskun mahale 800 metre mesafesinden % 10, Köşk Dalama asfaltına 500 metre mesafesinden %20, kadastral yolu olmasından dolayı % 10 olmak üzere toplam % 40 oranında objektif değer artırıcı unsur ilave edilmek suretiyle, üzerinde bulunan yapıya ise resmi birim fiyatları esas alınıp, yıpranma payı düşülerek değer biçillmesi ile kısmi kamulaştırma sebebiyle kamulaştırmadan arta kalan kısım için değer azalışı uygulanmamasının doğru olduğunu, her ne kadar davalı tarafça 2025 yılı resmi verisine göre çilek ürününün dekara ortalama verim miktarı 6.000 kg olduğu halde bilirkişi kurulu raporunda 4.000 kg. olarak alınmasına itiraz edilmiş ise de; son üç yılın dekara verim miktarı olan 4.000 kg verim miktarına itibar edilmiş ve davalı tarafın çilek ürününün verim miktarına ilişkin itirazı yerinde bulunmadığı, değerlendirmede esas alınan münavebe ürünlerinin 2025 yılına ait resmi verideki üretim masrafları brüt gelirin %50'sine yakın ve onun üzerinde olması sebebiyle mahkemece hükme esas alınan ek bilirkişi kurulu raporunda Yargıtayın yerleşik içtihatları doğrultusunda münavebe ürünlerinin üretim masraflarının brüt gelirin 1/3'ü oranında alınmasında da bir isabetsizlik görülmediğini, davanın 01.08.2023 tarihinden sonra açıldığı, bu nedenle faizin dava tarihinden başlatılarak karar tarihine kadar işletilmesi ve kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz olarak belirlenin yerinde olduğu gerekçesiyle tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.